bu piramit bizi de aşık edecek bu gidişle :))
eyvallah der kutlarım
.)))
ben değilim daaa
eyvallah can abim güzel bir nazire oldu
siyah beyaz fotoğraflar aktı geçti okurken gözlerimin önünden
çocukça bir masumiyetle el salladım hepsine...
güzel bir deneyişti şiir...kutlarım saygımla
ölüm yakışmaz erken yaşlara...
kutlarım saygımla
güncel isyanları barındıran dizeleri
kutlarım saygımla
kurgusu, duygusuyla kalbini taşımasını bilen kaleme saygımla
kutlarım
bütün aklı başında olanlar deli bu ara...kim ve ne delirtiyor ki bizi
kutlarım dostum
Saygıdeğer Mehmet Fikret Hocam
Duygu durumunuzun dışa vurumunu usulünce dile getirdiğiniz şiirinizi çok beğendim. Bu isyankar çıkış lisanınızca "Delilik" olarak tabir edilse de ben bu ruh durumunu "Algıda Seçicilik" olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Bu durum daha önce dikkatimizden kaçan, görmezden geldiğimiz, hoşgörüyle karşıladığımız durumların artık değerlerimizi zorladığının kabulü ve isyanıdır. Kaldı ki bizi bu duruma zorlayan çevresel şartlar ve uyaranlara günümüzde ziyadesiyle maruz kalıyoruz. Bunlar ekonomik, siyasi toplumsal sorunlar olduğu gibi ikili ilişkilerimizdeki olumsuzluklarda olabiliyor. Bu sıkışmışlık bizi kendimizi ifade etmede isyan derecesine getirebiliyor. Kırıp dökmeden, toplumsal değerleri önemsediğinizin göstergesi olarak üslup artık sertleşmiş olsa da edebi dille dışavurumu gerçekleştirmiş olmanız sizi delilik tanımını dışında bırakıyor. Ne yazık ki şu anda bizler de sizden çok farklı durumda değiliz. Toplumumuzdaki nefret söylemleri, yalan, ...
Farklı bir çalışma olmuş üstadım.
Hep aynı şeyleri yazmaktan şair de usanıp bıkıyor, okuyucu da. Değişiklik her zaman için iyidir. İnsana yeni ufuklar açıyor.
Kaleminiz kavi olsun. Selamlarımla.
Her zaman olduğu gibi yine etkileyici ve güzel bir şiir
gönülden tebrikler değerli hocam değerli kardeşim
selam ve sevgilerimle
Sevgili kardeşim duyarlı yüreğinize teşekkür ederim.
Kavi olsun kaleminiz ..
“Kendi Leyla’mdır Şimdi Aşk” adlı şiir, aşkın ve yalnızlığın iç içe geçtiği, derin imgelerle zenginleştirilmiş etkileyici bir eser. Şair, aşkı bir başkasında aramak yerine, kendi içsel dünyasında bulmanın sancılı ama kaçınılmaz sürecini ne güzel anlatıyor.
şiir aşkın değişen doğasına ve insanın kendi içinde yaptığı kabullenişe dair derin bir yolculuk sunuyor. Demir Mutlugil’i, şiirin güçlü imgeleri ve etkileyici anlatımı için tebrik ediyorum üstadı.
Seslendirmesiyle,görseliyle de harika bir eser yazmışınız. "Madem ki düşünen adamım, ben deliyim!" gibi ifadeler, bireyin düşünsel özgürlüğünü vurgularken, aynı zamanda toplumsal kalıpları sorguluyor.
Bu şiir, içsel bir başkaldırı ve özgünlüğün şiirsel bir manifestosu olarak öne çıkıyor. Mehmet Fikret ÜNALAN’ı, güçlü anlatımı ve cesur ifadeleri için tebrik ediyorum!
Ey Vahşinin mızrağı..!
Haber et söker iken yüreğimi
Yaban kuşlar yem
Şahit edeyim karıncaları...
Bu nasıl c'andır nasıl kelam?
Söktü süruru simamızdan.
Kalemi kavi olsun cancağızım
Daima saygım hürmetim ve muhabbetim ile.
Ayrılığın hüznü var kardeşimin dizelerinde vuslat gecikmese keşke...kutlarım yürekten
Derken bir şair gelir, bütün raconlar altüst olur.
Herkes benzer kostümlerle çıkarken sahneye, o ise sadece kendi kostümüyle çıkar sahneye.
Herkes aynı renkte gömleği giyerken, o bambaşka bir şiir gömleğiyle gelir.
Bir şair düşünün, kelimelere ve dizelere bakışı hep farklı.
Hiç kimseninkine benzemeyen bir şekilde şekillensin şiirleri.
O, şiiri yalnızca bir sanat dalı olarak görmez, bir dilin ve zihnin en özgür haline dönüştüğü bir alan olarak görür. Her satırda, her kelimede, her imgede bir devrim peşindedir o.
Kendisini hiçbir dönemin ya da akımın içerisine sığdırmıyor; o, kendi zamanını yaratıyor, kendi dilini kuruyor, kelimeleri birer silah gibi kuşanıp onları özlemlerinin, hayallerinin ve çelişkilerinin peşinden sürüklüyor. Şiir, onun için sadece sözcükler ve anlamlardan ibaret değil; bir dünya bir kimlik inşa etme sürecidir.
Şiirleri her okunduğunda, okur kendini yeniden keşfeder, bir yanılsamanın içinde bulur.
<b...
Çolak, kırık ve bedenden önce kesik bir ses.bir yara ve derin eksikliğin ifadesi.
Yeniden doğuşun sancısında,kendi küllerinden dirilme arayışı.
Rüzgara yapılan çağrı, yaklaşsan ve değsen gölgeme usulca ey rüzgâr, bir dokunuşun, bir varlığın özlemi. Işıkların ve aşiyanların susması, sessizliğe, bir kabullenişe işaret Öfkeli ve deli deli esmesine amade oluş, yıkıma bile razı bir çaresizliği, bir fırtınayı dindirme arayışında.Zavallı yurduna bir gülmez misin yalvarışı, en derinlerdeki umut kırıntısı.
Ruh alfabesi zengin şiirdaşıma gönülden sevgiyle ve tebessümle 🌙
Ey Sevgili Harun
Seni kara kaplı defterinden silen neden hatırlasın? Adam ya da kadın silmiş defterden. Hatırlarsa ardından hayırlı şeyler söylemeyeceği belli o halde ne diye seni hatırlamasını istersin ki?
Neyse vardır bir hikmeti mutlaka.
Selam ve sevgiler.
Piramit bu sefer tabandan tavana doğru olmuş. Güzel de olmuş. Kutlarım üstad.
Selam ve saygılar.