Çelimsiz çiçekler ezilesi ve darağacı
kırılası.
Lakayt insan eşiğinde ömrün
Kıvılcım zanları bahtiyar kırlangıç
Realite ve hayal ve durağan mevsim
Kimi zaman çentik atan güne devridaim
yapan gezgin
Ne küskün ne sıradan ne de sıra dışı
Yerin göğün tek Muhatabı
Sıvazlarken sakalını ihtiyar
Sözcükler nasıl da bonkör
Ne de olsa gaipten gelen ilham ve
şiir
Elbet uyruğu elbet ulağı
Belki de olmayanların uydusu
Uyduruk düşler sokağı
Mahareti şairin hayli gizemli
Yorgunluğu ellerin kalem tutan
yazmakla ilintili
Bazen içinden bir dilek tutan
Ömrün gazeli
Artık her kimse gazel okuyan yetinmek
ne kelime?
Aklının ermediği
Ve işte aklını devşiren yeni sene
yeni güne ve ömre
Beyitler sunan sonsuzluğun hicreti
Ne çekimser ne lakayt
Ne yalan ne de keyfe keder
Püskülü saçağı dünün
Üfüren göğün
İşte geldik konduk bile en tepeye
Uçuşan yapraklar nazire yapmakta
Uçuşan saçlarına şairin kelebekler
konmakta
Sanma ki kelebek ömürlüdür şiir
Sanma ki duymazdan gelmemekte şair
İsyanı bastıran Kadı
Adı batasıca yalanı kurda kuşa yem
eden
Anıldıkça ömrün beyanı
Ve soruyorum sana:
Gök gözlü kadın şimdi nerede?
Ve sana söz anne:
İtibar etmediğim kadar da gaflete ve
ihanete
İhbar ettiğimdir yalanı, hâkime…