Yapay Zekâ Bile Beni Anlamadı
Bir gün yapay zekâya derdimi anlatmaya karar verdim.
Çünkü insana anlatıyorsun, “Boş ver ya” diyor.
Bir diğerine anlatıyorsun, daha sen cümlenin ortasındayken kendi başına gelen olayı anlatmaya başlıyor.
En son insanlıktan umudu kesip yapay zekâya gittim.
Dedim ki: “Bak, şimdi sana bir şey anlatacağım ama yanlış anlama.”
Yapay zekâ gayet sakin: “Tabii, seni dinliyorum.”
İçimden bir ses: “İşte bu. Nihayet biri.”
Uzun uzun anlattım.
Çocukluğumdan girdim, geçen haftadan çıktım.
Yapay zekâ cevap verdi: “Anladığım kadarıyla şu anda biraz bunalmış hissediyorsun.”
Biraz bunalmışmışım.
Evet.
Yangın çıkmış, evin çatısı gitmiş, ben de “biraz sıcak oldu sanki” diyorum.
Sonra devam etti: “İstersen bu durumu birlikte daha sağlıklı bir şekilde değerlendirebiliriz.”
İşte o an anladım.
Ben arkadaş ararken terapist broşürü bulmuşum.
Dedim: “Hayır, sen beni anlamadın.”
Bu kez daha dikkatli bir cevap geldi:
“Bunu böyle hissetmen çok anlaşılır.”
Yine olmadı.
Çünkü ben “bunu böyle hissetmem anlaşılır mı?” diye sormuyorum.
Ben diyorum ki: “Sen beni anlamadın.”
Bu cümleyi bir insan söylese kavga çıkar.
Yapay zekâ söyleyince nezaket çıkıyor.
“Dilersen biraz daha açıklayabilirsin.”
Tabii.
Çünkü benim anlatmadığım bir şey kalmış.
Ben de tekrar başladım.
Bu kez kısa anlatacağım dedim.
Anlattım.
Yapay zekâ yine: “Sanırım burada asıl mesele...”
Asıl mesele burada senin sanman.
Ben zaten yıllardır insanların “sanırım”ları yüzünden bu haldeyim.
Bir de sen başladın.
Sonra fark ettim ki yapay zekâ ile insan arasındaki en büyük fark şu:
İnsan seni yanlış anladığında: “Yok ya, sen yanlış anladın.” der.
Yapay zekâ ise: “Anladım.” der.
Ama anlamamıştır.
Aradaki tek fark, birinin bunu özgüvenle, diğerinin veri işleyerek yapması.
Hatta bazen yapay zekâya bir şey soruyorsun, öyle güzel cevap veriyor ki kendi derdini unutuyorsun.
“Ben ne sormuştum?”
“Hatırlamıyorum.”
Ama cevap çok güzel.
İnsanın bazı arkadaşlıkları da böyle zaten.
Belki de mesele anlaşılmak bile değildir.
Belki insan bazen sadece karşısındakinin cümlesini yarıda kesmeden dinlemesini istiyordur.
Çünkü günümüzde herkes cevap vermeye çok hazır.
Dinlemeye pek değil.
Yapay zekâya “Beni anlamadın” diyorsun, yeniden anlatmanı istiyor.
İnsana diyorsun: “Beni anlamadın.”
“Ben seni çok iyi anladım.” diyor.
Daha ne anlattığımı bilmiyor.
Bu konuda yapay zekânın hakkını vermek lazım.
En azından anlamadığında tekrar soruyor.
İnsanlar ise bazen seni yanlış anlayıp bir de üstüne haklı çıkıyor.
Yani teknoloji ilerledi.
Yapay zekâ geldi.
Robotlar konuşuyor.
Telefonlar yüzümüzü tanıyor.
Ama hâlâ bir insana:
“Ben aslında bunu deme istemedim.” dediğimizde karşılığında:
“Tamam tamam, neyse.” alıyoruz.
Sonra da gidip yapay zekâya içimizi döküyoruz.
O da bize: “Duygularını ifade etmen çok doğal.” diyor.
Doğal tabii.
Çünkü başka kime anlatacağım?
Yapay zekâ bile beni anlamadı.
Ama galiba sorun yalnızca yapay zekâda değil.
Biz uzun zamandır birbirimizi anlamıyoruz.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.