Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Tebrikler kardeşim, öykü tadında çok güzel bir şiir selamlar sevgiler
Yumruk ucu sevmeleri ve yere serilişin o can revan hali üstadım; mürekkebiniz avazına yine canhıraş kulaklarımız.. Tebriklerimle Selam ve saygılarımla
Eskiden mahallerde küçüktü evlerden en fazla iki katlı üç katlıydı, dolayısıyla herkes birbirini tanır ve de güvenirdi azami derecede... O ufacık çocuk kız ya da erkek artık her neyse o gittiği ev de karnını bile zaman zaman doyururdu... Şimdilerde ise yaşanan olayları yazılı ve görsel basından takip ediyoruz ve mecburuz çocuklarımızı azami derecede takip etmeye, her köşe başı çakallar ve art niyetli insanlarla dolu. Dünya her geçen gün kirleniyor. Komşu dedin mi komşuluk dedin mi bir güzelliği bir ağırlığı vardı. Sevdiğimiz komşu kızlarına bile yan gözle bakmazdık... Kutlarım güzel bir yazı olmuş...
İnsan 100 Metreyi bir saniyede koşamayacağına göre 400 Metreyi dört saniyede yüzemeyeceğine göre yani tüm rekorlar kırılmış olduğuna göre bence koşmak yerine elim sende oynasa, yüzmek yerine deve güreşi yapsa çok da mantıklı olur olimpiyatlar. Selam ve sevgiler.
Beyin, Allah'ın insanlar bahşettiği en büyük nimettir. Onu çöp kovası olarak kullanmamak gerek. Selam ve saygılar.
Muhteşem bir konuya temas etmişsiniz bizimde çocukluğumuz bire bir aynı geçti okuldan gelirdik bazen annemiz evde olmazdı doğruca komşuya gider orada bir güzel karnımızı doyururduk hatta annemiz yaşında belki ondanda büyük ev sahibi anneler bize yer gösterir evin baş köşesinde oturtturur kendi kapı eşiğinde otururdu bize hizmet ederdi Allah mekanlarını cennet eylesin çok güzel zamanlar ve insanlardı şimdi tabiri caizse baba oğluna güvenemiyor nereden nereye geldik gençlik yıllarımızda gurbete çıktık çalıştığımız işyerinde patronun arkadaşı vardı Almanya da yaşarmış biz de o dönemler de bekar arkadaşlarla ev tuttuk orada kalıyoruz o adam bize misafir geldi bizimle birlikte yemek yapar yer güzel sohbetler eder iyi vakit geçirirdik neyse bir gün adam bir anda ortadan kayboldu ertesi gün sabah gazetesinde adamın resmini gördük ve şok olduk üzerinde silah ile yakalanmış resmin altında cephanelik gibi adam yazılıydı kim olduğunu üzerinden 30 sene geçmesine rağmen çözemedik nereden nereye sa...
Müslüman coğrafyalarda, özellikle de Filistin'de yaşanan soykırımın acı sonuçları karşımıza bazen ''Sizi Allah'a şikayet edeceğim '' bazen de bu şiirdeki gibi binlerce, on binlerce Meryem'in dramı olarak çıkıyor. Oldukça yüreklerimizi dağlayan bir şiirdi. Ancak hep uyanık kalmamız için yüreklerin sık sık dağlanması lazım böyle. Selam ve saygılar.
Eylül be ne kadar hazan mevsimi diye anılsa da yine de ilhamlarını eksik etmemiş belli ki... Davete iştirak olmaz mı biz de katılalım bu çağrıya dolu dolu ve de coşkuyla hem de... Kelimler ve cümlelere özenle seçilmiş her zamanki gibi...Kutlarım içtenlikle...
Algı yönetimi, yüzyıllardır kullanılan en kolay baskılamadır. Hele ki şimdilerde gelişen teknoloji ve sosyal medya ile bu daha da kolay hale geldi. Her bireyi uzaktan kontrol etme ve yönlendirme ile istenilen algı yaratılabiliyor.
Eylül ayı ile birlikte hüznü , özlemi, sevdayı ve kavuşmayı …pek çok duyguyu içerisinde yaşatabiliyor insan. Yazınızla bu mistik eylül masalının içerisinde yönümüzü bulmak üzere kaybolduk.Yazınızdan alıntı ile bitirmek isterim …“İki kutup yıldızı birbirini gösterdiğinde, kuzey artık neresidir…“
Hem tebrik hem takdir ediyorum çocuklara hitap eden bu güzel eseriniz için
Yine hayat anayasamizin gölgesinde faydali bir sohbet hazirlamissin dostum emegine saglik. Hayatin bütün detaylarini uygulamali olarak bizlere sunan yüce Islam dini,Trafik kurallari gibi nere de durup nerede durmayacagimizi, nerede surat , nerede yavas gidecegimizi,nerede park edecegimizi teferuatiyla bize anlatmis olsa da, kurallari cigneyebiliyoruz maalesef...Müzakere sinirlarini asip kavgaya kargasaya gitmemek sarti ile Hakkin kurallarini savunmak tabiiki her müslümanin vazifesidir.Burdada bir ince cizgi var bircok kez o cizgiyi genelliyoruz. Hakki kimlere karsi savundugumuz Muhatabimiz Müslüman mi? Kafir mi Islam düsmanimi Münafik mi? Ehli kitap mi? Ateist mi Bunlarin hepsine ayni metodla hareket edilemiyecegini,Ayet , hadis ve mezhep alimlerimizin ögretilerinde yer almaktadir. Selam ve dua ile
Beyni gerekli gereksiz her bilgiyle doldurma konusunda üstümüze yok.. Kutlarım kardeşim selamlar
Güzel,anlamlı çalışma olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla
Bakıyorum bizim çocukluğumuz ve şimdiki çocukların çocukluğu çok farklı... Biraz tatminsiz gibi şimdiki çocuklar ekonomik şartlarda gelişti tabi ki geçmişe nazaran... Şimdi çocuklar cep telefonu ve bilgisayar mağduru, sokak oyunu diye bir şey kalmadı zaten... Hayır dendiği zaman çocukların anlaması lazım bu hayırı o nedenle iş de anne ve babalarda bitiyor kanımca... Kutlarım
Türk şiirinin köklerinden bugüne uzanan güçlü bir aidiyet ve gurur duygusuyla okudum bu şiiri, Semanur Hanım. “Her şair biraz ata, her mısra biraz mirastır” dizesi, sözü geçmişten geleceğe taşınan kıymetli bir emanet gibi hissettiriyor. “Kökler toprağın altında görünmese de / Göğe uzanan her dal onların emanetidir” sözleri ise kültürümüzün görünmeyen ama bizi ayakta tutan gücünü çok güzel anlatıyor. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Tabiatı ve canlıları tanıyoruz sayenizde... Kutlarım yürekten...
Son yolculuk Sonsuz bir hayat Dua ile uğurlamak dinimizin istediği Allah rahmet eylesin-Mekanı Cennet Olsun Duaları ne kadar güzel dua Işıklar içinde uyusun sanki tatile gidiyor insan Hesap var Dünya imtihanının sonuçlarını öğrenmeye gidiyor Rabbim hidayet versin diyelim Tebrikler Üstad
Yaşam ve ölüm ikiside anlık olaylar. Kimsede bir gün mutlaka öleceğim diye çok fazla düşünmüyor. Oysa ki ölüm ve hesabı sık sık düşünenler kötülüktende uzak duracaktır. Morg kapısında illaki birileri de bizim için bekleyecek zamanı gelince... Onlar ağlıyorken biz gülenlerden olalım o kefene sarılırken... Kutlarım içtenlikle
Hayatın en güzel yanı belki de ölümün ne Zaman geleceğini bilmemektir onun için hayatta hiç bir şeyi ertelememek gerek en önemlisi yaşadığımız her anın kıymetini bilmek ve emrolundugu gibi yaşamak onu ne kadar yapıyoruz o da ayrı bir konu saygılar selamlar