Ne güzel temenniler bunlar, insanın içini ferahlatıyor; yeni hicri yıl hepimize hayırlı, bereketli ve huzurlu günler getirsin.Dileklerin kabul olsun, Allah mazlumun yanında olsun, gönüller de iman ve umutla dolsun. 🤲Allah'a emanet ol hayırlı heceler..
Kalemine sağlık, üstat; yağmuru, rengi ve kokuyu öyle bir harmanlamışsın ki insan okurken sanki şiiri değil de bir baharın içine düşüyor.Duygu da imge de taşmış ama yerli yerinde, en çok da o “kalp kavanoz” benzetmesi insanın içine işliyor. 🌧️🌹Çok güzeldi selamlar hocam hayırlı geceler..
İlyas hocam gardaşım Ne güzel demişsin üstat; çevreyi korumak aslında kendi evladımıza, torunumuza bırakacağımız en değerli mirastır.Temiz bir çevre, temiz bir vicdanla başlar; herkes kapısının önünü süpürse dünya mis gibi olur. 🌿👏Selamlar hayırlı geceler.
Hocam can gardaşım Kalemine sağlık üstat; sözün hem nasihat olmuş hem de gönülden gönüle uzanan güzel bir muhabbet köprüsü kurmuş.Bazen bir dostun sorduğu samimi bir soru, sayfalarca övgüden daha kıymetli olur; bu şiir de tam öyle olmuş helal olsun kalemine yüreğine sağlık hocam hayırlı geceler..
Gardaşım Memleketi öyle bir anlatmışsın ki, sanki insan kendi çocukluğunun sokaklarında geziniyor gibi oluyor.Hem hasret var hem sızı var, ama en çok da içten gelen tertemiz bir sevda var bu sözlerde tebrikler hayırlı geceler..
İçin dolu dolu yanmış belli, kelimelerle derdini göğe, buluta taşımışsın.Okurken insanın içi burkuluyor, ama bir yandan da bu acıyı bu kadar güçlü anlatabilmen etkiliyor.Kullandığın imgeler ağır ama yerli yerinde, özellikle bazı dizeler insanın aklında takılı kalıyor.Çok güzeldi selamlar..
La galibe illallah
Allah bu yahudi zalimlerini ve onların şakşakcılarının oyunlarını başlarına geçirsin
Bu dedemin defteri anlatır neler neler
Dinler miyiz dersiniz açılsın mı perdeler
Zaman denilen sahne ne zamandır toz duman
Unutulunca vefa seçilmiyor çehreler
Seçilmiyor çehreler çok mu uzak kaldı dün
Yarınlar kararmasın güneş madem var bugün
Seferi tamamlasın maksudunu bilenler
Vuslata erince can gönülde başlar düğün
....
Diye eşlik etmeye çalışmışmışım ben de şiir doğarken.
Şiir büyüdü biz yaşlandık🥹
Şiir varsa biz de olabiliriz galiba.
Nice şiire beraber sefer eyleyebilmek ümidiyle 💞
Hiç yabancısı olmadığım sokaklar. Afyon'un gitmediğim, görmediğim ilçesi kalmadı. Sandıklı ise malum: Sekiz sene.. Oralı oldum adeta
Yahu benim sana kanımın fazla kaynaması biraz da ondan sanırım. Ben de Afyonlu sayılırım ne de olsa.
Selam ve sevgiler.
Allah Siyonu da onun kıçını yalayan ABD köpeğini de kahr-ü perişan eylesin. Çok çok daha beter olsunlar inşallah.
Selam ve saygılar.
Oldukça güzel bir ithaf şiiri olmuş
Şiir her ne kadar Faryadîye ithaf olsa da herkesin nasibini alacağı sorular var.
Candan tebrikler.
Selam ve saygılar.
Siz yeter ki pelerininizi giyip şapkanızı koyun masaya. Okuz pokus deyip tavşan çıkarsanız da seyreder alkışlarız, şiir çıkarsanız da. Ama şiiri daha tercih ederiz elbette.
Selam ve saygılar.
Gönülden '' Nasılsın '' diyen iyiliğini isteyendir. İyileşmiş olmanı bir müsde olarak karşılamak için sorar.
Gönülden sormayan kötülüğünü isteyendir. İyiliğinle ilgili kötü haberler alıp keyiflenmek için sorar.
Selam ve sevgiler.
Maraz bazen de merhametten doğar.
O sebeple fazla ya da gereksiz merhamet iyi değildir.
Selam ve saygılar.
Allah kabrini pür nur, makamını cennet eylesin. Evet, Muhsinler ölmez. Onlar hep gönüllerde yaşar.
Vefalı yüreğin solmasın sevgili üstadım. Oldukça güzel ve anlamlı bir şiir olmuş.
Selam ve sevgiler.
İsarille birlikte çöküşünü göstermeyi nasip etsin Rabbim..
Tebrikler üstad
Selam ve saygılar
Kelimelerin ardındaki o derin acıyı ve hayal kırıklığını hissetmemek elde değil. İmgelerle örülü, hüzünlü ama bir o kadar da güçlü, sitem dolu bir şiir olmuş. Kaleminize sağlık.
Sorunuza nacizane şöyle bir cevap versem;
Her şey olmayarak adam olunur bence.
Zira her şeye talip olmak, hiçlikten habersiz bir benliğe müptelâ olmaktır.
Aslında en güzeli sadece "hiç" olabilmektir.
Muhakkak bilirsiniz, meşhur bir Nasrettin Hoca fıkrasıdır hani...
Nasrettin Hoca'ya sormuşlar: "Kimsin?" "Hiç." demiş Hoca, "Hiç kimseyim."
Dudak büküp önemsemediklerini görünce sormuş: "Sen kimsin?"
"Mutasarrıf." demiş adam kabara kabara.
"Sonra ne olacaksın?" "Herhalde vali olurum."
"Daha sonra?" "Vezir."
"Daha daha sonra?" "Bir ihtimal sadrazam olabilirim."
"Peki, ondan sonra?"
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp: "Hiç..." demiş.
Hoca gülümsemiş: "Daha niye kabarıyorsun be adam? Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: Hiçlik makamında."
İşte o makamda, "Oku" emrinin ışığında Hakk'ın dediği kul olmak sadece.
Yoksa kullar, insanı kulluktan bile çıkarır.
Çok derinlikli bir şiirdi; sorgulatan cinsten...
Keyfe göre değil, muhakemeye göre; şeklen değil, ...
Gardaşım Sözün serti de olur ama insanın asıl değeri dilinden çok yüreğinde belli olur. Doğruyu söylemek güzeldir, yeter ki kırmadan ve edebi elden bırakmadan söylenmiş olsun.Selamlar..
Kadın ya da erkek, bedeninin alkış toplayan bir vitrin değil de haysiyet taşıyan bir emanet olduğunu idrak etseydi, kendisini böylesi konuların malzemesi hâline getirmezdi.
Zira insan, ölçülerinden önce şahsiyetiyle değerlidir.
Ne acıdır ki kendini nesneleştirenlerle, o nesneye paye biçen aklıevveller çoğu zaman aynı kefede buluşur da farketmezler.
Halbuki talep alkışlamasa arz bu kadar cesaret bulamaz. Bu yüzden günah keçisi yalnızca bir taraf değildir.
Fiziği yanlış kullananlarla yanlış anlayanlar aynı çarpık zihniyetin gafilleridir aslında.
Neyse çok derin bir konu burada hak verdiğim tarafları olmakla birlikte,
eleştirdiğim kısımlar da var
Ama son sözüm şu
İnsan haysiyetini ölçülere indirgeyen ve onu müşteri gibi görüp sunan zihniyet yere batsın.
Selamlar