Allah tüm Seyit Ali Onbaşılara rahmet eylesin. Makamları cennet olsun.
Evet, her 18 Martta Seyit Onbaşıyı anarız, her 30 Ağustosta Kara Fatma'yı yâd ederiz lakin Seyit Onbaşının, savaştan sonra hayatını nasıl bir yoksulluk içinde tamamladığını, Kara Fatma'nın bir çöp evde öldüğünü maalesef bilen yoktur.
Selam ve saygılar.
sevmek işte böyledir kor eder
kutlarım güzel şiirinizi
Güne gelmeyi ziyadesiyle hakkeden bir yazı. Ve bu güzel yazıyı yazanı tebrik eder saygılarımı sunarım.
Selam ve dua ile
teşekkürler sevgili arkadaşım
gün güzelliğini tüm kalbimle kutluyorum
okumak adına çok mutluyum
kocaman sevgimle
“Madalya, maaş için dövüşmedik" diyordu
Odun toplamak için dağlara gidiyordu
Odun kömürlerini satıp şükrediyordu
Aziz ruhun şâd olsun Seyit Ali Onbaşı
1929’da Mustafa Kemal Atatürk, bir açılış için Havran'a gelir. Açılıştan sonra Havran Nahiye Müdürü’ne der ki; “Burada bir Seyit Onbaşı olacaktı onu görmem lazım." jandarma köye salınır. Koca Seyit, dağa kömüre gitmiştir. Jandarmalar evinin önünde akşama dek bekler. Akşam geç saatte evine gelen Seyit, onları görünce, kaçak odun kömürü yaptığı için geldiklerini sanır. Askerlere; “Suçum ne ki?” diye sorar. “Hayır, suçun yok. Seni Paşa çağırıyor.” deyip götürürler Seyit Onbaşıyı.
Gece yarısı vardıklarında nahiye müdürü, Seyit’i perişan vaziyette görünce, önce onu bir güzel yıkatır, berberde saç sakal traşı yaptırır. Sabah da elbisesini verir. Atatürk’ün yanına çıktığında, biraz sohbetten sonra Paşa; “Ne istersen iste, sen büyük kahramanlık yaptın.” der. Maaş bağlatılmasını teklif eder. Seyit Ali, “Hayır paşam, biz ...
Geçmişimizi çok iyi okumak ve anlamak çocuklarımızada anlatmak lazım. Vatan nedir bayrak nedir bunların uğruna neden can verilir. Atalarımız Çanakkale de neler için savaştılar can verdiler bilip anlatmamız lazım. Çanakkale Zaferi kıyamete kadar anlatılacak evlatlarımıza... Kutlarım yürekten anlamlı bir yazı olmuş
Hastane odaları: çaresizliğin, acıların, kabullenemeyişlerin, neden "ben"lerle geçen süreçlerin en güçlü tanıklarından...
Rabbim kimseye yaşatmasın; zorlu süreçlerden geçmiş biri olarak söylemeliyim ki her günümüz bize bahsedilmiş bir nimetken şükretmeyi bilmek gerek diye düşünüyorum...
Çok anlamlı, değerli bir eser okudum yine...
Kaleminiz, ilhamınız bol olsun hocam.
Selamlar ve Saygılarımla.
Veee evet..:) bi seri olmalı bu böyle kalmamalı diyordum -ki Adem hocam yeni bi seriyle geliyor ne mutlu çok sevindim..;) Hemen ll. Seriye gidiyorum bakalım bizleri orada neler bekliyor..Yürekten tebriklerimle Adem hocam kelamlarınız hep varolsun emiiii..
O soğuk betonlar, beyaz yataklar, yorulan adımlar, üşüyen yürekler ve o tanıdık mayhoş koku..
Hastaneler beni hep korkutmuştur nedensiz..
Geceniz esenlikle dolsun...
İnsanları sevmemin temel koşulunun kendini sevmesiyle ve kendisine saygı duymasıyla mümkün olacağına dikkat çeken harika bir şiir dinledim Adem üstadımın gönül sesinden. Gecenize gönlünüze esenlikler dileğimle, saygılar selamlar
Tam olarak ihtisas alanımdır diyebilirim Müseylemet'ül Kezzab için. Daha önceleri bunu geniş yazmıştım.
Bu herif Peygamberimiz zamanında ortaya çıkan yalancı peygamberlerden biri .
Müseyleme= Müslümancık
Kezzab= Yalancı:
Ancak Müseyleme peygamberliğini ilan ettiği günlerde bir de kadın Peygamber (!) Ortaya çıkıyor: Secah Binti Haris.
Secah, Müseyleme'ye elçi gönderip der ki '' Madem peygambersin, bana vahiyle sana gelen ayetler gönder.''
Müseyleme'de ayetten bol ne var )))))))) Gönderir hemen.
Evet, Kurbağa Suresinin (!) ayetlerini gönderir.
O ayetlerde Rabbimiz hâşâ demektedir ki:
"ey kurbağa kızı kurbağa!
ne diye ’nak nak, vak vak’ edip duruyorsun?
yukarın suda, g.tün balçıkta.
sen ne suyu bulandırırsın, ne de içene engel olabilirsin.
yarasa sana ölüm haberini getirinceye kadar yerde bekle!"
toprağın yarısı bizim yarısı Kureyş’in
ama Kureyş saldırgan bir toplum.”
25 Yaşlarındaki Se...
Derya hocam günün en güzel şiirlerinden
birini okudum çokta zevk aldım kalemin
daim ilhamın bol oldu Derya hocam inşallah
daha nice güzel şiirlere.
SELAMLAR............
Rabbim seni annene, anneni sana bağışlasın arkadaşım.
Selam ve saygılar.
Ben bir zikredirim ismini sen milyon eyle
Bırakma nefsime laine
Dönmüş yüzümü göğüne
Şeytan ve nefsime inan uymadım...
Tebrik ederim gönlü yumuşattı
Kavi olsun gönlünüz ve kaleminiz.
Saygım ile.
Anne insanın gerçekten de tek serveti.
Dediğiniz gibi.
Kıymetini bilenlere selam olsun.
Selam olsun yine bu vefalı duygu dolu yüreğe
Saygılarımla
Şerbet-i yalan damağa değdikçe ne subye, ne ayva ne de hindiba çeşnilenir, yuttuğun zehr olur pervasız oldukça..
Selam ve sevgilerimle..
Halit hocam baharın kokusunu
almaya başladım hocam çok
güzel bir bahar şiiri aynen şarkı
gibi namelerle dolu tebrikler
-----------------------------
HOCAM :
ÜZÜLME Gönül;
Gecenin Siyahından SEHER,
Kışın Ardından
BAHAR, Muhakkaktır...
UNUTMA Gönül.
GECE'nin de, KIŞ'ın da,
Sahibi HAKK'tır...
Halit hocam bu güzel
şiirinizi can-ı gönülden
TEBRİKLER GARDAŞIM.
içinde yeller esmiş bekleyişlerin narına düşmüş mısralar
kutlarım
Şiirin kendine has bambaşka bi özelliği vardı..Yorumlarken de hissetmiştim bunu..İç dünyamızın kapısını açtık sanki bu şiirle..Farklı ve güzel bi yolculuktu..
Okurken sadece dedim ki keşke biraccık daha uzun olsaydı tadı damağımızda kaldı..:)
Yürekten tebrik ediyorum Adem hocam..Kelamlarınız hep varolsun emi..
:) Bu yaşımda bende öğrenmiş oldum
ve şiir yine ben şiirim okuyun diyor
okumayan kaybeder ne yapalım
Tebrikler gönülden selam ve sevgilerimle hocam