İmân dolu ,ihlâs dolu ,
Değerli Şükrü Atay üstadımın kaleminden
Bu çok anlamlı yürek sesini.
Hissederek hazla okuduk.
Üstadımın kaleminden tasavvuf okumanın apayrı bir lezzeti var.
ALLAH razı olsun.
Eline emeğine sağlık muhterem hocam.
Nicelerine dileğimle
Saygılarımla
Selamlarımla
Bütününden ana fikir çıkaramayanlara tavsiyem bu güzel şiirin her
mısraından ders alsınlar. Çünkü her mısra ayrı bir edebi değer ve
ayrı bir mesaj ifadesi.
kutlarım saygımla..
nasıl da güzel öpüyorsun insanın yüreğinden...Tebrik ediyorum dostum
selam ve sevgiler
Demir hocam bu. Şiirlerin kralını yazar. İmgeler öyle güzel oturmuş ki şiire, ruh vermiş can katmış. Okunası güzel bir şiirdi okuduğum. Can-ı gönülden kutluyor, üzerine bir selam ekliyorum. Gecenize gönlünüze esenlikler diliyorum. Saygılar, selamlar
Şiir çok güzel yine ve fonda kullanılan müzik favori müziklerimden
Tebrikler değerli hocam
selamlar sevgiler iyi geceler
dil ola kese savaşı
dil ola kestire başı
ah o dil
kutlarım
Dil yarası
Gönül yarası
Kalp ağrısı..
Hepsi de aynı derdin derttaşıdır.
Hüzün eker sitem eker
Çok acıtır insanı..
Şiir desenine çok çok yatkın konuyu çak da güzel işlemiş kıymetlidir hemşehrim.
Ellerine yüreğine sağlık
Nicelerini inşallah..
Şiir, oldukça lirik ve yumuşak bir dille kaleme alınmış. Masalsı bir atmosfer yaratmaya çalışılmış, gerçeklikten uzak, idealize edilmiş bir dünya tasvir ediyor dizeler... Kutlarım içtenlikle Müjgan Hanım...
Mest eden güzel bir şiir. Yüreğinize sağlık Gülüm hanımcığım.
Yedi sayısını severim. İlkokul numaram 77 idi. Sonrakilerde de hep yedi vardı.
İstanbul yedi tepesinin birinde yaşıyor olmanın mutluluğunu da her daim içimde hissetmişimdir.
Selam ve sevgilerimle.
Hani bir şairin dediği gibi ''dostuna yarasını gösterir gibi''..
şiir ve öyküsü öyle içten ve öyle güzeldi ki anımsattı
yaşantımızdaki o gizli yedileri...
kutlarım saygımla
Şiirin dizeleri, sevgiyle birleşen gözlerin ve ellerin büyüsünü yansıtarak, mutluluğu ve birlikteliği vurguluyor. Sevginin, benlikteki ayrık otlarını temizleyip yerine güller dikmesi ve bu güllerle gülerken mutluluğu paylaşmanın güzelliği, şiirde samimi ve içten bir dille ifade edilmiş.Yüreğinize ve kaleminize sağlık efendim.
Yaşarken kıymet bilmek, sevgiyi ve saygıyı gösterebilmek.
Ne kadar önemli ve güzel bir şey.
Her iki ustayı da tebrik ederim.
Selam ve saygılarımla.
"Serbest Şiir" düzenindeki şiirinizi hazla okudum Muhterem EFİLOĞLU. Bizim ÂŞIK LÜZUMSUZ'un dediği gibi; "yalansız, hilafsız" güzel buldum. Bir çoklarında (maalesef) olduğu gibi kelime kalabalığından ibâret değildi.Anlatım düzeni içinde, duyguları etkileyen unsurlar da başarıyla serpiştirildiği yerlerden şiire uzanarak konuyu destekliyor, şiirin fikir yapısına duygusallık katıyordu."Sophia Sevdası" baştan sona bir sevgi bağlılığının sistematik bir akıcılığı ile finale yöneliyor; "Sen de vazgeçme" umut ve dileği ile son buluyordu.Gönülden tebriklerimi ifade ile selamlarımla gözlerinizden öpüyorum. Sağlık ve huzurla Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
Şiiri doğru okumak, doğru anlamak çok önemli.
Başlığı önce '' Feshane'' olarak okuyunca son mısraya kadar İstanbul- Eyüp'teki Feshane ile ilgili bir dize aradım durdum))))
Sonra bir daha okudum. Baktım ''Fesâne'' imiş.
Yahu iyi de kabahat sende. Efsane desen bunca yorulmayacaktım )))
Bu arada Hâmeran ya da Hâmera kelimesinin manasını bulamadım ama şiirin gidişatından Zümrüd-ü Anka olduğunu tahmin ettim.
Tekerrür konusuna gelince: Ondan ben de bıktım bir Tarihçi olarak...
Selam ve saygılar.
Fıkıh alimlerinin bu konudaki fetvaları şöyle:
Bu tür hastalık sahibi olanlara eğer doktorları “ oruç tutarsanız hastalığınız daha da ağırlaşır, hayati tehlike oluşur. İyileşmek şöyle dursun daha da kötüleşir” derse o zaman orucunu tutmaz. Yerine fidye verir.
Lakin bir şartı var. Öyle her doktorun dediği ile amel edilmez. İnançlı ve orucun bilincinde olan bir doktor olması şart.
Dinden imandan oruçtan ibadetten haberi olmayan oruca gerekli saygıyı duymayan bir doktorun istediği kadar bilgili olsun sözü ile amel edilmez.
Onbeş senedir şeker hastasıyım. İnançlı doktorlar “ Her hasta kendisini bilir amca. Eğer zarar görüyorsan tutmayabilirsin ama dayanabiliyorsan tut. Yalnız ilaçlarını iftar ve sahur zamanına göre ayarla “Diyorlar Ama inançsız doktorlar illa yiyeceksin diyorlar.
Allah’a şükür hiç bir sene yemedim. Hatta ramazanlarda daha da rahat oldum.
Selamlarımla.
Sultan 2. Mahmut döneminde saldırılar da karışıklıklar da sona ermiyordu.
Sultan; “Bana öyle bir söz bulun ki, bu dertlerin, bu acıların, bu sancıların arasında onu okuduğumda umutsuzluğum gitsin, tasam bitsin, acım dinsin. Sonra mutlu olduğumda yine onu okuyayım, rehavete kapılmayayım, dünya nimetlerine tamah etmeyeyim, saltanat makamının, tahtımın gücüyle aslımı, insanlığımı unutmayayım. İşte bu sözü, bir yüzüğe yazdırayım, her gördüğümde, neşemde ve hüznümde bana aynı etkiyi yapsın.” diye emir buyurur.
İlk başvurulan durak, elbette yüzük ustaları oldu. Yüzük ustaları; padişahın emrini duyunca, “Bu iş, bizim haddimize değil. Sözü bulmak, bilgelerin âlimlerin işidir.” der.
Bir sonraki durak âlimler olur. Ancak âlimler “Biz tek sözle hem umutsuzluğu, hem mutluluğun rehavetini giderecek, hem de yüzüğe yazılacak kadar kısa bir sözü bulamayız. Bu şairlerin, ediplerin işidir.” der.
Sonrasında nice şairler, edipler, işi kitap-kalem olanlar… Kim ne yazarsa yazın Sultan 2. M...
Bilgisayar ve iletişimdeki hızlı gelişmeler neticesinde dünya küreselleşti ve global bir köy haline geldi.
Zaman ve mekâna ilişkin kısıtlamalar azaldı, toplumsal ve kültürel benzeşmeler arttı, duygudaşlık ve tepkiler ortak dil kullanmaya başladı.
Dünyanın bir yerinde yaşanan acı veya mutluluk, çok uzak yerlerdeki insanlara ulaşabiliyor artık.
Alınan kararlar, uygulamaya sokulan kurallar, ekonomik hareketlenmeler, biyolojik değişkenlikler, psikolojik baskılar, teknolojik gelişmeler, kısıtlı bir çevre veya ülke çerçevesinde kalmıyor, ilk bakışta hiç alâkasız gibi gördüğümüz yerlerdeki insanların hayatlarını da etkiliyor.
Süreci hızlandıran sinema, televizyon, internet, cep telefonu gibi teknolojik vasıtalar, fikir ve düşünce dünyamıza çeşitli imkanlar ve fırsatlar sunuyor.
Sophia Batı dünyasında sık kullanılan bir isim. Bu ismi seçerek yer aldığımız Orta dünyanın his ve düşüncelerini Küresel dünyaya ulaştırmak istemişsiniz. Müslüman ve Türk dünyasının uğradığı ga...
o gün sanki hayatının en güzel günü olacakmış gibi hissediyor şair.
içinde bir kelebek kanat çırpıyor durmadan,
sanki güzel bir haberin müjdesi gibi.
güneş içine doğuyor, sanki tüm karanlıklarını aydınlatacak gibi
ve o gün, sanki hayatının en güzel günü olacakmış gibi hissediyor.
yüzünde sebepsiz bir gülümseme, kalbinde tarifsiz bir huzur.
sanki tüm evren ona fısıldıyor, --bugün senin günün-- diye.
eyvallah Müjgan hanım.
en içten tebrikle
iyi dileklerimle.
derin yalnızlık ve zamanın o soğuk, o sert yanlarıyla yüzleşmenin verdiği hisler.
beklenen cemrenin düşmesiyle birlikte baharın geleceği bilindiği halde
bir bekleyiş ve belirsizlik duygusu var.
ve sürekli değişen anlar üzerine derin düşünceler..
ama güneş her gün yeniden doğar, umutlar da öyle.
yağmur diner, gökkuşağının şöleni başlar; zorluklar geçer, güzellikler kalır.
yapraklar dökülür, ağaçlar uykuya dalar; sonra yeniden yeşerirler. sonra yeniden bir temaşa.
nehirler akar, denizlere kavuşur; hayat da yolunu bulur böylece.
insan, zemheride en çok yalnızlıktan üşür,
bir de sıcacık bir kalbin yanından uzakta kalmasından.
eyvallah sevgili üstadım,
yüreğiniz üşümesin hiç.
sevgiyle güzellikle kalasın hep.
yakın bir arkadaşa olan derin sevgi, saygı ve dostluğunun güzelliklerini anlatan
güzel bir atıf.
şair, dostunun kalbine dokunabilmek için yazdığı her dizede onu öyle bir yüceltmiş ki,
ona mutluluk dilemesi ve başarılı olmasını temenni etmesi sevgi ve bağlılığın en güzel örneğini sergilemiş şiirinde.
bir insanın gerçekten dost olabilmesi için, sadakat, empati, anlayış ve karşılıklı güven gibi değerlerin hep ön planda tutulması ne kadar da önemli.
dostluğunu baki olsun hep.
en içten tebriklerimle
saygı ve selam olsun.