Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Allah eksikliğini yaşatmasın. Selam ve saygılar.
Başkasını bilmem ama ben bayılırım yumurtalı ıspanağa. Selam ve saygılar.
40 yıl önce bugün 10 Eylül 1984'te, "Voltran: Evrenin Koruyucusu"(Voltron: Defender of the Universe) adlı çizgi dizi ekranlara merhaba dedi.
Tüm bu dörtlüklerde yazan misralar birer nasihat niteliğindeydi. Doğru söylemin şiircesiydi... Tebrik ederim Adem bey. Siteden hayli zaman uzak kalınca biraz yabancılık çekmekteyim şuan. Sanirim güncelleme oldu sitede..Zamanla alışırım umarım. Her dem şiirle... Selam ve Saygılarımla...
Serzenişli şiirinizi okurken kara gözlerle ilgili şu dizeler aklıma geldi: Kara kara gözler kara gözler yelkenim kara gözler gemim deryada kaldı dümenim kara gözler
Çok güzel bir şiirdi üstadım Sebepsizce sevmektir aşkların en güzeli. Herşey gönlünüzce olsun Selam ve saygılarımla
davası "hak" yolundaydı inancı hak yolunda olup olmadığını bilmesek de üzülmesi gereken bence biz'leriz niye mi? biz hak yolundayız diyen kaç kişi gördük Filistin'de sokaklarda Filistin li olmayan kaç kişi var dı ki Ayşenur'un kendisi eğer hak yolundaysa ne mutlu ki şehir olmuştur yok değilse, Müslümanız diyenler gerçekten hak yolunda mı diye sorasım gelir... canımızdan, ailemizden vazgeçecek kadar bu Filistin davasında Filistin'e gidecek kadar...
Üstadım; mürekkep lekeli parmaklarınız dert görmesin.. Yazımı pekiştiren kelamlarınız ve kurgunuzdaki masumiyetin toz mavi rengi yüreklerimize o kadar iyi geldi ki..Duru, bir kalple, anlamları katmerli mesajlarınız içimizi ısıttı. Sanki oradaydık biz de festivalde "Serçeleri vurmasınlar artik" diye bağırıyorduk.. Kutluyorum.. Selam ve saygılarımla..
Yaşananlar çok hüzünlü gerçekten Tüm Türkiye'nin ciğerini yaktı...
Halit hocam yine çok güzel bir yazı kaleme almışsın. Benim burada "Rahman'ın bana bahşettiği" kendi aklımla Din ve inanç konularında bir iki kelam edesim var. Din dediğim olgu ve kavram, kesin bir dil'dir bence. din'de bildirilenler ile, yapılmasını istenen şeyleri yapmak, yapılmamasını istenilen şeylerden sakınmak olarak algılarım. En basit ifadeyle de böyle algılanır. Konularda bahsi geçen ve muallakta kalmış gibi görünen konular ise, tamamen inanç eseridir. Herkes kendisine göre bir anlam ve mana verebilir. Melekler bana göre gerçektir. Cin, şeytan ve kader de gerçektir. Cennet ve cehennem bile gerçektir. Ama şuan kafamızın içinde bulunan ve beyin dediğimiz organ ile, inandığımız konuların gerçek olup olmadığını bilimsel olarak kanıtlayabilmemiz mümkün değildir. Örneğin, iki boyutlu bir dünyada yaşayan bir kişi, üçüncü boyutun varlığını hiçbir zaman bilemez. Aynı şekilde üç boyutlu bir dünyada yaşayan biri de dört boyutlu bir dünyanın varlığından haberdar de...
Bir isyanın hazin öyküsüydü okuduklarım. Değerli şairimi yürekten kutluyorum. Daha ne denilebilir ki? Selam ve saygılar.
Adem hocama selam olsun. İnsanlığa davet niteliği taşıyan bu güzel şiir, insanı insan yapan en değerli özellikleri içeriyor. Şiirinizi "ah keşke", "nerede o günler", "hak gitti, batıl geldi" diyerek okudum. İnsanlığa davet niteliğindeki bu güzel dizelerinizden dolayı sizi yürekten kutluyorum. Selam ve dua ile...
Rahman'ın rızası ve merhameti olmazsa eğer, ne verdiği ciğerin, ne aldığımız nefesin ne de verdiğimiz nefesini hesabını veremeyiz. yaptığımız ibadetler bile bunun vebalinden kurtulmaya yeter sanırsak, yeise düşeriz. umut ile ümitsizlik arasında kalır, isyana giden yol açılır. iyi ve ahlaklı bir kul olamadıktan sonra, bir'lerimizi bin'lere saymazsa Rabbil-Alemin hesap zamanı mizanda kantar nere çeker bellidir.
Saygıdeğer Şair, Kaleminizden dökülen bu derinlikli mısralar, yürekte iz bırakan bir maneviyat yolculuğunu gözler önüne seriyor. Her kelimenizle, çöl sıcağında bir kum tanesinin susuzluğu, ilahi aşkla buluşan bir gönlün heyecanı, dünyaya ve insana dair şikayetlerin yüce bir sığınışla yer değiştirmesi o kadar dokunaklı ki, okuyanı derin bir vecde davet ediyor. Aşkın, arayışın ve teslimiyetin en güzel ifadesini bulduğunuz bu anlam yüklü dizeleriniz, gönüllere şifa, ruhlara ilham oluyor. Kaleminize, gönlünüze sağlık. Sevgi ve saygılarımla
Tefekkürle, Rabbimizin kudretini, birliğini, sonsuz nimetlerini derin derin düşünerek yaşamak gerçekten de ömrü anlamlı kılar. Rabbimize teslim olmak, Kuran'ın ve Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) rehberliğinde yol almak, hayatı ve dünyayı Rabbimizin güzellikleriyle, kokularıyla doldurmaktır. İnsan bu bilinçle yaşarsa hem dünya hayatını hem de ahireti güzelleştirir, huzur ve mutluluğa kavuşur. Rabbimiz bize bu yolu göstermiş, peygamberler ve Salih kulları örnek olmuştur. Bize düşen, bu yolda sebatla yürümek, Rabbimizin rızasını kazanmaya çalışmaktır. Sözleriniz çok anlamlı ve düşündürücü. Allah sizden razı olsun, böylesine güzel bir perspektif sunduğunuz için. Rabbim hepimizi Kur'an ve Peygamber'in izinden gitmeye muvaffak etsin, âmin sevgi ve selamlarımla kardeşim.
Saygıdeğer Şair, Sonbaharın hüznünü ve güzelliğini böylesine derin ve etkileyici bir dille anlatmanız, iç dünyanızın zenginliğini gözler önüne seriyor. Göçmen kuşların sessiz vedasından, kasımpatılarının inatla açan umutlarına kadar her bir dize, hayatın geçiciliğini ve aynı zamanda yeniden doğuşun zarif umutlarını yansıtıyor. Bu şiirinizde hem yaşanmışlıkların ağır yükünü hem de umut ışığının sönmeyen sıcaklığını buldum. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Sevgi ve saygılarımla.
2 Eğer ölüm diye bir kavram olmasaydı, yani ölüm gerçeği olmasa, o zaman ölümü daha rahat ve özgürce irdeleye bilir miydik? Gerçek olmayan bakın etrafımıza: Ne var, mal mülk, kazanç, vefasızlık, kandırmak, yalan dolan, üçkâğıtçılık kalıyor mu insanın yanına? Önce imana, Âlemlerin Rabbine teslimiyete, gül kokulu Resul'e (S.A.V. bağlılıkla anlar, araştırabilir ve anlayabiliriz. Ancak ölümün gerçek olması, ölümün kaçınılmaz olması, bizi ölümü tam olarak kavramaktan alıkoymaz. Alıkoyan dünya, elimizdeki bırakamadığımız telefon, karşımızdakini mutlu etmek yerine kendimizin mutlu olmasına çalışmak, say da say bitmez, işte alıkoyanlar bunlar. Ölümün varlığı, ölümü anlama ve üzerinde düşünme özgürlüğümüzü kısıtlamıyor, bunlar kısıtlıyor. Özetle, bu cümle, ölümün varlığının, ölümü daha derin ve ayrıntılı bir şekilde incelememizi engellemediğini ifade ediyor bana göre. Ölüm olmasa, ölümsüzlükle (bu dünya mahsus değil, lakin mahsus olsaydı) hayatı da anlayamazdık, insanların zulmünü ...
1 “Ölümü irdeleyebilirdim eğer ki ölüm olmasa” "Ölümü irdeleyebilirdim eğer ki ölüm olmasa..."Muhteşem bir kelime kardeşim bu bayıldım… Bu cümle, ölümün varlığının bizi onu anlamamayı engelleyen bir faktör olduğunu ifade ediyor, bana göre. Bu faktörde, dünyadaki bağlılık, eşyaya, maddeye bağlılık öylesine gözümüzü kör etmiş ki gerisini anlayamıyoruz. Başka bir deyişle, ölümün olmadığı bir durumda, ölümü daha iyi anlayabilir miydik ve irdeleyebilir miydik? Ancak ölüm gerçek olduğu için, ölümü anlayıp kavramak daha zor hale geliyor. Kalbimizi daraltan kelimelerin anlattığı dünyadaki bağlılık, vefasızlık, o kelimelerle kalbimize bir yangına sebep olurken hâlâ farkında değiliz ki ölümü anlayalım, irdeleyelim, kavrayalım. Ölümü anlamak için ölmeden ölmek gerekir, yoksa ölümün gerçek nedenini, sonsuz hayata bir köprü olduğunu anlayamayız. Gizli dünyamızda gizli olanı anlamak için o gizemi çözmek için önce herkesi sevmek gerekir, lakin insan hayatına müdahale edenler, özgürlüğü ...
Üstadım ne ettin böyle yüreğimizi vurdun zincirlere Her mısrası ayrı bir güzel ancak sen yazabilirdin bu şiiri. Gönlüme nakşettim Kalemin kavi olsun ..