Okuyana huzur veren kuş gibi güzel bir şiirdi yüreğinize sağlık.
Nice şairler bilirim demlediğini yüreğine sığdıramamış, taşırmış... Ve nice şiir bilirim aş'tan öte aşı olmuş hayatlar değil belki ama zihinler , nesiller kurtarmış...Eserinizi alkışlıyor şair duruşunuzu terik ediyoruz...
Merhaba Derya Deniz öğretmenim, yazınızı ikinci kez okuyunca meslektaş olduğumuzu anladım.
Ayrıca özgeçmişinizi de okudum. Köşe yazarı olmanız yazın dünyasının duayenlerinden olduğunuz sizin adınıza ne güzel bir aşama.
Ustalığınız "bir hiçlik müdafaası" adlı yazınızda ayan beyan.
Ben isterim ki yazınız toplumun her kesimince özellikle ebeveynler ve öğretmenlerce okunup pay alınmalı.
Köydeki evimizin yakınında şırıl şırıl müziğiyle akan dereciğimiz gibi duru ve sade denemeniz. Sizi takip edeceğim.
Kutlarım.
Esenle
İnsan he halukarda bu dünyadan giderken üç beş arşın bezden başka bir şey götüremeyeceğinin bilincinde olmalıdır. Yani başkalarının omuzuna basarak ya da tamamen kendi gayretleriyle yükselmiş olsun yükseldiği yerden diğer insanlara bakarken dizlerini kırıp onlarla eşit seviyeden bakmalıdır.
Musalla taşında general için bile ''Er kişi niyetine'' deniyor.
Evet, sitemize güçlü bir kalem olarak bir meslektaşımın gelmesinden duyduğum mutlulukla ve daha nice yazılarınızda buluşmak dileklerimle selam ve saygılar.
''Kur'an Bize yeter '' diyenleri kafirlikle, münafıklıkla ve sair suçlarla suçlamadan direkt kendi görüşümü ortaya koyuyorum:
''Kur'an bize yeter'' demek '' Anayasa bize yeter. Bunun dışındaki hiç bir kanun kitabına gerek yoktur. Meclisin Yasama gibi bir yetkisinin olmasına da gerek yoktur'' demekle eş anlamlıdır bana göre. Peki '' Sadece anayasa yeter, başka kanuna gerek yok'' demek sağlıklı bir beynin mantık dolu bir hükmü olabilir mi? Elbette hayır.
Ancak '' Kur'an'ın hükümlerine tamamen aykırı ama her nasılsa hadis kitaplarına girmiş olan her hükmü '' Bu sünnettir.'' diye alıp dinin hükmü olarak uygulamaya koymak da doğru değildir.
Mesela '' Hz. İbrahim ateşe atıldığında tüm hayvanlar o ateşi söndürmeye çalışırken kertenkele, ateş harlansın diye ona üfledi. O sebeple nerede bir kertenkele görürseniz öldürün '' şeklindeki bir hadisi esas alara...
Şiir sadece şairler için değil bazen komple bir millet için aştan da hayati oluyor. Örneğin İstiklal Marşı... Neticede bir şiirdir. Ama alt tarafı hepi topu 41 dize olan bir şiir değildir.
Selam ve sevgiler.
Mükemmel olmuş… Dizelerin arasında kalbinin sesi duyuluyor. Her kelime bir damla ışık gibi parlıyor, okuyanın ruhuna dokunuyor. Şiir sadece okunmuyor, yaşanıyor. Tebrik ederim, gerçekten çok etkileyici bir eser ortaya çıkmış.Selamlarımla.
Ne güzel her sabah kuş gibi hafif hissetmek...kutlarım yürekten
Kardeşim Bu şiir de, bir sevdanın gelişiyle hayatın nasıl bir renge, neşeye ve umuda büründüğünü öylesine güzel anlatıyor ki; okudukça yüreğiniz hafifliyor ve içinizdeki çocuk coşkuyla gülüyor. Her mısra, sevgili varlığının dünyayı ve kalbi nasıl yeniden canlandırdığını adeta bir bahar sabahı gibi hissettiriyor.TEBRİKLER SELAMLAR.
Kãleminiz kãvi olsun muhterem hocam,
Yüreğiniz, gönlünüz incinmesin inşallah. Gününüze esenlikler diliyorum. SELÃM DUA VE MUHABBETLE..!🖊🤲
Mazlumun ahını, duyan mı kaldı,
Zalim her köşede, tahtını aldı,
Adalet yollarda, rüyaya daldı,
Bu devir insanı, adam etmiyor,
Ne yapsam da gücüm, buna yetmiyor.
Adem hocamız Bu şiir de, şiiri yalnızca bir sanat değil, insanın vicdanını ve hakikat arayışını besleyen manevi bir azık olarak konumlandırıyor. Tekrarlanan nakarat ise duyguyu pekiştirerek şiirin yüreklerde zamanla olgunlaşan bir değer olduğunu güçlü biçimde hissettiriyor.Tebrikler gardaşım SELAMLAR.
Kãleminiz kãvi, yüreğiniz bãki olsun muhterem hocam, Ben her zaman söylerim;
BAZEN BİZLER SUSARIZ ŞİİRLERİMİZ KONUŞUR, BİZİM SÖYLEYEMEDİKLERİMİZİ, DİLE GETİREMEDİKLERİMİZİ ŞİİRLERİM SÖYLER.
yüreğiniz, gönlünüz, kãleminiz incinmesin inşallah. Gününüze esenlikler diliyorum.
SELÃM DUÃ VE MUHABBETLE..!🖊🤲
merhaba Derya Deniz hanımefendi,
yazınızın başlığıyla son cümlesine kadar ustalık eseri olan paylaşımınız çok kıymetli. dilerim böylesi yazıların ebeveynler, öğretmenler tarafından okunup çocuk yetiştirmede, sosyal yaşamda kılavuz olarak yaşamlarına katılması.
adalet olmayan yerde kalmama yaklaşımı çok soylu bir eylem. lakin memlekette adalet adına yaprak kımıldamaz, ortalık buz keserken siyasi rakiplerin neredeyse solunum yapmaları engellenirken adalet sadece eski bir parti olarak hatırlanır bu topraklarda.
Ve sadece ilahî adalete inanırım. O adelet erya da geç tecelli eder. Hz. Ömer'in adaletinden dem burulur İslami literatürde. II. halifenin zorla H. Ali'nin yaşı çok küçük kızını nikahladığı (hikaye uzun) anlatılmaz.
denemeniz çok değerliydi. kutlarım.
esenle
Ne vakit gül ve aşk kelimesi bir dizede yanyana gelse aklıma
Güllerin Efendisi (sav)
gelir. Ve onu okurum şiirde.
Hakiki gülün yağmurları yağsın inşaallah tüm kalplere
Yüreğinize sağlık
Saygılar
Kıymetli Üstadem,
Kaleminiz ve ömrünüzün bereketi daim olsun.
Benim yazım bir ders, hazırlık çalışmaları iken, siz gönül süzgecinden geçirerek son mühür haline getirmişsiniz.
'Gönül sıratından düşmeyen, kimseyi düşürmez' hikmetiniz meselenin özünü net bir şekilde ortaya koymuş. Düşüncelerime ses, derdime nefes oldunuz, kalbi şükranlarımı sunuyorum. Selam ve saygılar.
"Üstünlük savaşı dedikleri o bitmek bilmeyen kavga, aslında insanın kendi içindeki o derin "hiçlik" kuyusunu başkasının toprağıyla doldurma çabasıdır. Kendi değerini, başkasının değersizliği üzerine inşa etmeye çalışan her ruh, aslında içten içe büyük bir manevi açlık çekiyordur. Biz buna psikolojide ya da felsefede ne kadar süslü isimler verirsek verelim, gerçeğin çıplak yüzü şudur: İnsan, içindeki o yaralı, korunmasız ve sadece sevilmeyi bekleyen çocuğu saklamak için dışına devasa, sert ve aşılmaz duvarlar örer. Ama o duvarlar kimseyi korumaz; aksine hayatın sıcaklığından koparıp, yalnızlığın buz gibi soğuğuna hapseder. O yüksek topuklu terliklerin tıkırtısı gibi iddialı adımlarla başkalarını ezmeye çalışanlar, aslında kendi içlerindeki o "yetersizlik" duygusundan kaçmaktadırlar."
Çok güzel bir tespit hayran kaldım kardeşim selamlarımla.
Çok güzel bir durum tahlili gibi akıcı bir üslupla kaleme alınmış denemeniz.
Evet hepimiz insanız, sıfatlar ya da olmaya çalıştıklarımız bizi değiştirmez umarım
Kutlarım aramıza hoş geldiniz
İlyas hocam sızlanan yüreğinize şimdi en yürek dolusu bir selam bırakıyorum. Sizin bu eserinizi okurken Derviş Yunus'un dizeleri aklıma geldi... Ne güzel dizeler dökülmüş kaleminizden. Tebrik ediyorum. Selamlar saygılar
Bu sorulardan bazıları hesap gününde de sorulacak
İnşaallah evet diyebilenlerden oluruz o vakit
Tefekkürlük dizelerdi
Gönlünüze sağlık
Hürmetler
Merhameti, vicdanı, adaleti asırlar boyu taşıyan ecdadın bir ferdi olmaktan onur duyuyorum.
Ve usta isim Nurfani yazarsa okumakta, anlamakta öylesine taktire şayan olduğunu düşünüyorum.
Tebrikler Nurfani Hocam