Hiçliğin çemberinde kim
varsa,
Hadi, teker teker
girsin sıraya.
İnsanlıktan nasibini
almayan
Vurdum uymaz, burnu kaf
dağında.
Yeter ki ilişmeyin
Ve bakın o aksinizi
yansıtan buğulu aynaya.
Önce derin bir nefes
alın
Atın tüm
yanılgılarınızı.
Sus pus, kemale ermiş
Kendini bir tek
O’nun yoluna adamış bir
dervişmişçesine.
Görmezden gelinen
Bir garip kul değil
miyim nihayetinde,
Sizin gözünüzde,
herkesin indinde.
Çok görmeyin mutluluğu
Yetinmeyi bilen bir
gönül benimki;
Ne varsa sunulan
Başım gözüm üstüne.
Ya kaybettiklerim;
Umurumda mı sanki.
Ne isyan eder dilim
Ne de hak bulurum
kendimde.
Günahıyla sevabıyla,
Özlemiyle, sevdasıyla
Yeri geldi mi,
kalabalığın içindeki yalnızlığıyla
Aklım almasa da zaman
zaman
Bilirim ki;
kabullenmektir tek çare.
Vakit dar, görmez
misiniz
Nihayet bir adım ötede.
Bilmez misiniz;
Yol yakınken dönmez
misiniz.
Ya, o taş kalpleriniz
Söylesenize,
Hiç mi sevmediniz…