Allah Sevgisi
İksirli düşler
biriktirdim önceki hayatımda
Ama içmedim hiç
birini sadece biçtim yüreği
Ezilen çimen
misali
Acımadan ezdim
sadece kendimi
Düşlerimin
muhatabı aşk idi öncemde
Aşkların efkârı
sarmamışken yüreğimi
Aşkın imkânsızlık
olduğunu söylememişti hem kimse bana
İki yakası bir
araya gelmeyen aşkların başmisafiri
Edimlerimde
saklıydı mutluluk
Bilemediğim mutluluğun
kıymetini
Ellerim dolu
idi bir zamanlar
Bilemedim
bilinmezin kıymetini
Gerçi…
Prangalarım
vardı eşlik eden
Hem de kırılmaz
demirden
Ki
Kalbim
kırılmışken binlerce kere
Ne fark ederdi
demirlerin imkânsızlığa lehimi?
Meczup idi
Tanrı
Mağdur belki de
Çocuk aklı
işte:
Kuytularda
saklandığını sanırdım Tanrının
Oysaki ayan
beyan meydanda hatta ve hatta içimde
Bir elimde iken
annemin nemi
Diğer elim de
boş kalmadığı kadar
Nasıl da
doluydu içim büyüyen Allah sevgisi ile:
Zaten sadece
budur, değişmeyen hayatımda ve öncemde
Rabbin varlığı
Beni yakalarken
tam da düşecekken ölüme
Defalarca ayağa
kaldıran
Hizaya getiren
ve de
Hele ki:
Meczup
insanları fark eden
Kötülüğünü
mesken ve makam edinen
Laneti ise
sevgime inat üstüne geçiren
Dillerini
b/ağlayan yine Mevla
İlkem ve ilkim
ve sonumda saklı olsa da olası veda
O eda ki:
Rabbin kudreti
Benim anlık
vedalarımı dahi
Görmezden gelen
İlahi Aşkın her huzmesi
Sadık kaldığım
sadece İlahi Ateşe öyle ki:
Tek kıvılcıma
tekabül eden sefil benliğim ve her bir zerrem
Sonsuzluğu
yakalamakla iştigal
Arayışımın
sonlanmadığı ruhumu sızlatan o hilal
Öncemdeki kovuk
Ruhumdaki oyuk
Biliyorum ki
artık:
Ben, eski ben
değilim.
Yediğim o koruk
üzüm dahi yakmazken dilimi
Acımın
getirdiği tekbiri
Dile getirmek
mümkün değil elbet ki
Rengim hep
pembe
Bazen kararan
iç dünyam ve bir koşu kucakladığım Huda’m
Nasıl ki
sonsuzluğa zimmetli bir çiçeği
Ah, yüce Rabbim
Sen ki:
Dalımdan asla
ayrı düşmeme razı gelmediğin
Varsa yoksa
hikmetin ta kendisi
Düşlerim yok
artık.
Düştüğüm kara
delik
Ve onca isyankâr
münafık
Düşmüşken
peşime
Ne ayrık otuyum
ne batıl bir atık
İnsan kalmaya
çaba gösteren bir varlık altı üstü
Gel gör ki:
Her aş
erdiğimde mutluluğa
Kursağımdan
geçirmedikleri o helal lokma
Elbet hakkım
elbet Hakkın razı geldiği
Mutlak sevinçler
kasidesi
Eş değerde
bunca hüznü kıymete bindiren
Varsa yoksa
kara gölgelerin himayesinde kalmamak adına
Ölümü bile
yeğleyen
Eğlence
mahiyetinde
Savurdukları o
şehvetli nida ve haris ruhlarına da
Asla
okumayacağım El-Fatiha
Bir mermerden
mezar taşı ki başımı dayadığım
Tutmaya
doyamadığım bir garibin yası
Anneye tekabül
eden her gün her hece
Ne hicvi yeter
anlatmaya
Ne de yitik
hurafelerin sol kanadında
Saklı o vaveyla
Elbet duyana
hürmet
Duymayana
nispet
Edercesine
Baş koyduğum
emek ve helal dolu yolda
Başımı da
eğmediğim kadar zalim kullara
Ve ruhuna
El-Fatiha
Tüm gidenlerin
Giderken yarımı
da götürenlerin…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.