Ak ve kara
Hiç bilmezdim karanın
yara olduğunu
Hiç de görmezdim,
Akın karaya
bulaştığını.
Asalet, metanet
Karanın rengi
Sefalet ve rezalet
Alnım ak diyenlerin
yüreği.
Sustum yine
Susmadık mı sayısız
kere…
Ne yürek dayanır
Ne de mecali kalır
mazlumun
Suretleri değil mi
yalan
Ya kelimeleri
İnsanım diye ortalıkta
gezinenlerin…
Ağlasam da
Ya duyduklarım
Yansam da
Farkındayım şen
kahkahaların.
İnsanım insan
Yalan mı söyle tüm bu
yaşanan.
Biri ağlarken
Mümkün mü sefa sürmek
Yürek yanarken
Fazla söze ne hacet.
Üç günlük dünya
Bugün bana, yarın sana.
Sanma ki sonsuz ömür
denen
Sanma ki görmüyor
Yaradan.
Belirsiz eşkâller
Silik, kifayetsiz
gölgeler
Vicdan nasıl dayanır
Hıçkırırken mazlum
yetimler.
Ne ana ne bacı
Ne çoluk çocuk ne de
yavuklu
Sus bir kez, nolur
Görmez misin bu
emsalsiz acıyı.
Bitti oyun, kapandı
perde
Ne günahı vardı, söyle
Gitti çoktan giden.
Ne dönüşü var
Ne de kaçışı bu yolun
Ne yalan ne gerçek
Elbet verilecek hüküm.
Öylesine yalnız,
Öylesine bahtsız
Hiç mi olmazsın
rahatsız.
Yazık çok yazık,
Utanıyorum inanılmaz
Sefil benliğim en az
senin kadar.
Günahın da ötesinde
Kötülüğün zirvesinde
Dirayetsiz onca insan
Kömür karası kadar var
mı
Yürek dağlayan.