Düşler çürür mü söyle,
İhya edilesi o
varlıksız ve süregelen
Büyünün izinde.
Mıhlanmış ezelden
Rayici süslü imgelerle.
Hangi güftenin
nakaratında gizli kim bilir
Müjdelerken o ahenkli
telaşı
Düşmüşsen bir kez
bilinmeze ey yürek,
Sakın öne eğme başını.
Yürüdü, adı insan
O serili kırmızı halıda
Cehennem sıcaklığında
iken evren
Ve o yakıcı ateşin
rengi.
Kadın erkek, ihtiras ve
nefret,
Riya idi biçilmiş tek
kaftan.
Tahakküm altında bir o kadar
Eserekli aklı.
Sandı ki; hak ve
imtiyazdır tek vasfı.
Ortalığı verirken velveleye
Kazdı kuyusunu dostunun
Devretti hibeli aşkını
bir pula.
Zulmü hak gördü bir
diğer kula.
Karanlık bir
coğrafyanın
Günyüzü görmemiş
ahalisi
Kâfir düşler cebinde
Yılgın yenilgilerin bir
adım ötesi
Alaca rengiyle döşenmiş
tabiatın görkemi.
Yaratının öngörüsünde
mimlenmiş nice mizaç
Eksiltili günlerin nazarında
olsa da eldeki son şans.
Edilgen bir varsayım
Son kuşağı o familyanın
Satır arasında kaldı
aşk ve sevgi
Kanıksanmanın çok ötesi
Riya dolu bir çağın son
mihrabı
Eremezken nihayete.