Zamansız ayrılıklar
zamanın ara duraklarında gelmemek adına ya da varamama ihtimali yoksunluğun
deviniminde yüksek bir ivme yaratırken.
Anlamsız pek çok şey ve
anlamsız pek çok insan. Yetiler hepten yetersiz tahakkümün altına girerken, o
boyutlar arası yolculuğun tüm sıradanlığı ayrı düşürürken ve yenik başlamışken
hepten.
Sıkıcı atmosferler,
anlamı olmayan onca kâbus gözü açık gördüğünüz ve derken yeni bir kâbusa
uyanmak. Zafiyet tek zaruretmişçesine en yüksek ihtimal göz ardı edilmek.
Fazlasıyla sıkıcı ve sıra dışı.
Yersiz söylemler,
tutarsız kayıtlar zihnin derinliklerinde kazılı. Belki de kendi mezarını kazmak
gün bitiminde.
Mütereddit benliğin
dehşetengiz o heyula boşluktaki salınımının her dem süregelen sayısız
tahakkümperver tutumla mercek altına alındığı…
Söylenceler tuzak çoğu
zaman. Korunaklı bir dünyanın girizgâhı iken tek sunum şifresini verdiğiniz bir
bilinmez her daim yordanası.
Sevginin dahi yetersiz
kılındığı belki de göz ardı edildiği hatta örselendiği ve yaftalandığı. Oysaki
tek tutunacak dal yaşamı hatırı sayılır kılan.
İki insanın birbirini
sevmesi yetse keşke. İki yürek eşleşse ve hükmetse evrene üstelik zalimce. Tutarsız
ve hastalıklı bir aşk iken kıymete binen ne varsa. Üstün körü bir selam belki
de gereksinimi ruhun ya da bir dokunuş varsın uzaktan varsın çok yakın
addettiğiniz bir düzlemde kesişmişse yolunuz.
Durağan bir seyir altı
üstü tüm görünen ama iç âlemde kopan fırtınalardan habersiz iken çoğu insan
hatta siz bile belki de eşkâli o eksikliğin ne olduğunu bilmediğiniz bir boşluk
devinip dururken zaman ve mekândan mekâna bir yolculuk: Bir arayış belki de bir
reddediş belki sıra dışı belki çok olağan. Adlandıramadığınız ve tanımlamaktan
aciz iken benlik. Yersiz yurtsuz hatta aidiyet duygusunun hiç olmadığı bir
düzenek kimsesizliğin o vuruculuğu yakarken canınızı.
Mefhumlar irdelenesi.
İradeler hepten kayıp. Kırıklığın yarattığı o kırılgan muafiyet hepten yok olma
telaşı avuturken var oluşun mahiyetini.
Dil sussa da illa ki
konuşmakta haricinde ne varsa belki mimikler belki o tutum fark dahi
edemediğiniz çoğu zaman ama yeri geldi mi basit bir beden dili. Varsa yoksa
basit bir edim izleği derin.
Mizacı mı yoksa yoksunluğu
mu güçlü bir iradenin ki irade ile eşleşmezken hassasiyet. Derinlerde gömülü
kimselerin bulma gayreti dahi gütmeyeceği belki de bulunmamalı ne de olsa en
büyük koz ellerine geçirecekleri. Neyin derdi ya da telaşı demeye fırsat dahi
bulamazken edimsiz bir gölgenin yanı başınızda belirmesi ile vazgeçtiğiniz ne
varsa devam etmek adına yola varsın yarım kalsın o hayaller. Öyle ya yeni bir
dünyanın sunumu iken tüm gölgelenen varsın yalnız devam edin yola tıpkı
doğduğunuz o ilk gün gibi.
Yalnızlığın yarattığı
tahribat belki de yaşama gücü veren görünen bunun tam tersi olsa da.
Tekdüze olsaydı hayat
neye mi yarardı… Kim bilebilir ki.
Vazgeçmenin olası
olduğu her daim serili olsa da seçeneklerin en başında asla işaretlemeyin o
yanıltıcı şıkkı. Ne de olsa yarınlar ümidin tüm getirisi varsın kavuşma ihtimali
çok uzak olsun. Düşünmek dahi eşsiz bir uzantı değil mi yarınlara köprü kuran…