Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Hayat Sarkacı

 


Tefekküründe tüm imgelerin hele ki yoldaş bilmişken yalnızlığı, güdümlü ve yitik bir öngörünün rehavetine kapılmak kadar asılsız ve anlamsız bir sanrı bir o kadar görmezden gelirken gök kubbede saklı o niyazı.

 

Bir edime sığdırdığımız bir ihtilal belki de rahvan göstergesi allak bullak olmuş o kırık sarkacın, hoşnutluğun tezahüründe yığılı bir muhteviyat mı yoksa da kepenklerini çoktan çekmişken belleğin ve sığınaklı bir hoş görüde rehavete kapılmak kadar da sancılı bir yok oluş bir bakıma.

 

Varlığın hibeli sakıncalarında kundaklanmış nefret ve yansıması tüm menfi ve buhran yüklü imgeler…

 

Yalıtılmışlığın kıskacında, asılı kalmak kadar olası hele ki zihnin kancalarına iliştirdiğimiz o gömüt. Evet, görünenin çok ötesinde asılsız bir söylencede sırıtan gölgeleri maruz görmek kadar da akıl dışı ve sıra dışı yetisizliğinde konuşlanmışken; biraz da varsıl bir hakkaniyete musallat olan o ihanet tortusu her ne kadar fazlasıyla asılsız olsa da ve bir o kadar mecbur kılınmış olmanın getirdiği sıkıntılı bir süreç.

 

İzini sürmek her nasılsa imkânsız bir seyirde yol alan söz öbeklerinin maruzatında yüklü anlamsız bir tını kadar kulak tırmalayıcı: bu, belki de olmazın oluruna saplanıp bir gölgeyi galip kılmak kadar korkutucu olan. Ve yeri geldi mi adlandıramadığınız o kaygıların tezahürat yüklü öfkesine yenik düşüp, ıskaladığımız her bir izlek.

 

Ve derken istimlâk edilmiş benliklerin yitmelerine yüz sürüp de görmezden geldiğimiz hatta gelindiğimiz: İki ucu keskin o bıçağın sırtına dayalı bir muafiyete esir düşüp de binlerce parçaya bölünmenin getirdiği o sancıda kerelerce ölmenin vahameti kadar can yakıcı bir o kadar asılsız.

 

Gün fazlasıyla küskün en az yorgun benlik kadar da asılsız; bir bulutun tepesinde süzülen kuş sürülerine nispet edercesine, kotardığımız her yeni görev ne de olsa sorumluyuz ve bir o kadar sorunlu. Gerçi inkâr etmekte üstümüze yok ama… Ve muhatap olduğumuz o devingen ruhu, sayısız soru işaretinin. Bir nebze de olsa alamadığımız yanıtlara yana yakıla ağlarken, tehir ettiğimiz geçici mutluluklar kadar muğlâk bir tını aslında biz dokundukça kanayan o gönül sesi bir nebze de olsa duyumsanmanın getirdiği memnuniyete teslim olup, sığınak bildiğimiz tüm ihtimaller her ne kadar kayıt dışı tutulurken verdiğimiz her bir beyanatta üstelik.

 

Yükümlü tutulmak kadar zorlayıcı ve hükümlü kılınmak kadar da hak etmediğimiz bir mağlubiyet iken esir düştüğümüz, o esrikli zihniyetin ruhani gölgesinde konuşlanmak kadar da ferahlık veren.

 

Süzgün ve ölgün o bakışı ruh bulutunun üstelik telaffuz etmekten yorulduğumuz o hayat katsayısı, bin bir telaşa yenik düşüp de saplandığımız uçurumun boyutsuz ve ölümcül çırpınışlarına yenik düşmekten geri duramadığımız.

 

Dünün buğusu konuşlanmışken göğüs çeperinde ve gölgelenmişken o boyutsuz mecra ve soluklanmışken tüm patavatsızlığını görmezden gelip de, kıvrıldığımız bir köşesinde, esaretini aşkın görmezden gelip, yine de yeniden başlamak adına iken tüm gayretimiz, yalıtıldığımız bir dünyada yol almak belki de kıbleyi yön ve sırdaş bilmenin azmiyle sevmeye kurduğumuz o sarkaç: Ansız bir yok oluşun gündönümünü müjdeleyen bağrına sığınmak kadar payidar kılındığında umutlarımız ve derin bir tefekkürü sır bilip sarıldığımız maneviyat.

 

Issız bir serzenişin perde arkasına gizlenmek kadar sıra dışı da olsa sadece umut etmenin bile bir hayat sarkacı olmanın verdiği huşu bile yadsıyamayacağımız bir denge unsuru hayatta kalmak adına, üstelik geçen her saniyenin bilincine varıp, bizler sadece rotamıza odaklanmışken, geri dönmemek adına ve sevgini kutsadığı gönlün bakir ovalarındaki o rahvan ve tedirgin çırpınış kadar yeknesak olsa tümlendiğimiz hayat ibriği.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hayat Sarkacı

GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK...