Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Pi Sayısının Asaleti

Sözcüklerin doğumunu yadırgamak zaman zaman biraz da esnetmek adına duyguları bir at gibi süzülen bir de rahvan nidaların uzantısında ses etmemek adına yine yaralardan ziyade yarınlara olan düşkünlüğü biz fanilerin ve ani bir rutin bellediğimizden uzaklaşıp olağan dışı bir sıralama yapmak adına içimizin alfabesinde üreyen duygu alfabesi.

 

Titrinde belli ki zamanın öyle ya; ufuk çizgisinde bir çizelge iken ölen günün ardından geceyi doğuran evren.

 

Ondalıklı hangi sayı taşıyabilir ki o asaleti, pi sayısından dem vurup nice özürlü denklemde bir teyakkuza giderken zamansız üstelik arsız bir gölge babında dokunaklı imgeleri tedirginlikle yana ittiğimiz.

 

Kaygıları yükledikçe sırıtan bir surat misali tüm pişkinliği ile sevgi tarhında birdirbir oynayan çocuk aklımızın yetişkin istemleri. Zorunlu kalmadıkça büyümek istemediğimizden belli biraz da ötelemek adına tedirgin bir yetişkin olmaktansa yaramaz bir çocuk olmakla övündüğümüz dün özürlü an’ımız ve hatırladıklarımızı dahi sunmak istemezken ebeveynlerimizden gizlediğimiz ne çok suç/günah kadar masumiyetin çağrısına da toz kondurmadığımız.

 

Yüklendikçe yüksündüğümüz; yüksündükçe küçüldüğümüz; küçük adımların pervazında nice sekme arasında zıpladığımız düş balyalarımızda yine durağan bir su birikintisinde boğulmaktan imtina ettiğimiz mi yoksa tüm çekincemiz ve aklın çakıl taşlarında boyutsuzluğun izdüşümü tüm hezeyan yüklü varlıklarımız.

 

Köreldikçe sivrildiğimiz hatta yok saydıkça daha da varlığın kıymete bindiği.

 

Ve huzurun eşiğinde sırtlan kadar derin bir gözlem gücüyle sinsice yadırgadığımız mı yadırgamaktan da öte yargıladığımız bir boyut mu kaybolmuşluğun coğrafyasında pervasız nidaları pelesenk yapmışken ve derken bam teline bastığımız bir nota zafiyetinde bir rota belirleyip düşmüşken yine mutluluğun peşine.

 

Zansız, ithamsız, meskensiz, suretsiz aslında tüm sessizliği mizaca yükleyip ses bellediğimiz bir dökümü sunmak yüce Yaratıcıya ve kurduğumuz o gönül muhabbetinde ne kadar açık versek de rastlaştığımız bir gönül müridi ile anmak ve anılmak defalarca hele ki olumsuz bir realite olsa da içine düştüğümüz batak asla güneşin balçıkla sıvanmasına izin vermeden rest çekmek çirkine ve siyaha üstelik insan olmanın bonkörlüğü ve nankörlüğü ile yâd etmek atalarımızı, örflerimizi de korumak adına yine varlığın sunumunda kim ise esin kaynağı olan o gönül peyzajı.

 

En sırıtan imgeden sızan bir arya kadar kadavrası tüm hükümlerin; en berduş tehdit iken yalnızlığın nirengi noktası yine yansıtabildiğimiz kadarıyla boyamak evreni gönül damlalarında saklı o gök kuşağı renklerin fıtratı iken nakşeden onca duygu bir de sürrealist bir ressam kıvraklığında hicvetmek hatta ikram edilen düşleri zamana yaymak; zamanı dilimlere bölmek ve tedirgin bir rutini genele yayıp ekstrem bir vasıfta bariz bir gölge kadar da kayıtsız kalmak olana belki de olmaya muktedir yarın odaklı hayallerin açılımında hangi kare ise üçgenlerin daire; yuvarlakların düz; aşkların da hırpani bir tebessüm mahiyetinde yine yüklendiğimiz en hazin kaygı.

 

Boş vermişliğin hüznünde hatta boşa düşmüş bir vatandaşın gıyabında, mırıldanmak en sessiz şarkıyı sadece Tanrı’nın ve meleklerin duyduğu üstelik hazan odaklı bir terennümü mutlulukla pekiştirmek iken tek niyazımız.

 

Biçimlenmeyi bekleyen hayat hele ki çekiştirmekten bitap düşüp bir yerlerimizden çekiştirildiğimizin de farkında olmadığımız…

 

Issız bir liman mı yalnızlık yoksa onca kalabalığın içimizde devindiği en sessiz çığlık mı?

 

 

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Pi Sayısının Asaleti

GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK...