Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Muhayyal


Bu alem-i devrâni de kılındı her zât'a bi - ahvâl , 
Hayat bir o kadar hakikat ki , kimisince muhayyâl . 

Kıldı derd-u çeşm-i nazârımdan bir buse , 
Kıldım o akvâma karşı bin türlü hisse . 

Fırkalar , pervâlar , dolana kalmış sirette , 
Nazar-ı müstehâk olacak , kim bilir yarın ahirette . 

Ne den ilâ tutulan kibir ki , siret-i fenâhi , 
Gelmeyecek mi  ya Râb ! Bunca derde bi - devâhi .

Kılındı iki menzil ebvâsından kutluca bir bâb , 
Kaçtı her tanındık bilinen zât-ı ahbâb . 

Sirayetler , çeşm-i nazarından artık hil'âk eyledi ,
Bilinmez suretlere , nice siretler firâk eyledi . 

İnsan , akl-ı küfür ilâ dâim sebâ edecek mi , 
Aşk , bu muhitte kaçan bir mâtem olmaktan feragât eyleyecek mi ? 

Ey çeşm-i sevr ilâ kutlu cihanı lebriz eden , 
Sen nûr-i makbere , bedenini temyiz eden . 

Ki , vuska oldu her cerihamdan bir ukte , 
Kıldı kelimelerimin arasına hüzünlü bir nükte . 

Kaldım , o iki çift nazârın altında , ben ki bir enkâz , 
Yâr elinden özlediğimiz , muhibbi dilinden nâz . 

Etme beni bu bâbın arasında kapalı kutu gibi şirâz , 
Senin eteğini öpmek kadar bir kutsiyyet , o nasıl bir hâz ? 

Ey bâb-ı sükûnetin o meç'ul pervâsı ,
Dinmeyecek mi bu derdim'in zerre hevâsı .

Ben o şehâmetten ırâk kalmış , nâciz bir kul , 
Ahlakiyyette medeniyyet , artık mâkul ! 

Zirâ , medeniyyeti canavar olarak gören o sefih topluluk , 
Berisinde , aşk-ı medeniyyet ilâ isteyen o refih ululuk ! 

Şân-ı âli'nde muzaffer kılınmış o gürûh , 
Allah süfûh edip de yaraddı , zirâ azizdir bu rûh ! 

Ki , duyguları hebâ eden o zelil cinâyet , 
Allahın katledin dediği hangi âyet ? 

Bir münâdi seslendi , kürs'ü başından heyhât , 
Ve toplanıldı mebûsa , edildi küll-ü hüm rikkât . 

Denildi , bu nasıl bir elzem vakaya temâhül eden şerâit , 
O dur kıssahât ilâ bahseden mu'ciz-i ferâit . 

Âh eyledim ki , onca ye'sime kahr-ı mâtem indi , 
İlâhi , bunca mâtem ne zaman dinmek bilecekti ? 

Kaldım , iki kubbe arasında ki , önümde koskoca mâvera , 
Rasulündür , âleme kılınmış nefh-u pû - ziyâ . 

Alemlere rahmet müteeccil oldu , lâkin bugün gövdeyi kan götürüyor , 
Kaç şühedâ âh etti de , arşı bu den ilâ titretiyor . 

Ve kamer menzil oldu o mü'tedin ervâhtan , 
Kıldı her zevk-i pehâmi den , ırâk kaldı hazret şâhtan ! 

Ey kütûb-i mükettipler , bu nasıl bir sadâ ? 
Bugün ayın menzili , kan tutuyor hâla ? 

Artık vehm-i hissiyâtımdan bir nûrani , şeb - eyledi , 
Baktım gül'i zâr'ına , nice nazâr hûbbiyâd belledi . 

Kılma artık aşk'ın sefâsından , bu cefâya alıştım ilâhi , 
Anladım ki , yoktur bu cefây-ı derd'e inecek zerre devâhi . 

Çâre , bu mâkus ırziyyeti bil-û dilâl etmekmiş , 
Gâye , İslâm-ı Aşk bilip , hakikatte dinletmekmiş . 

Bugün , nazâr-ı müteâhiden mevkibetler muzayyâl olmuş , 
Bugün , yevm-i İslâm'ın pek çok kolu fesih olmuş . 

Anladım ki , bu leylây-ı leb eden o müelleb virâni , 
Lebriz etsem de indirsem şu 7 kandilli süreyyân'ın o muhitte kalmış dilini . 

Nazım , nasıl bir naz ki ilâhiden nâmeler , 
Ben bir müvessil'im , bâb-ın önünde sücûda kapılmış envâreler . 

Hâsılı , selâlar yükseldi her köşe başında hâneler ,
Duya kaldı insanlar , boşa verdi cahiller ! 

Ey cühelâ-i gürûh , artık uyan şu sefih uykudan ,
Bu nasıl bir gecen'in doğmayan sabâh-ı , gaflet mi kılındı aşktan ? 

Ben divân-î mezâlimden sana nasihat kıldım tabibem , 
Aşk dergâhında dudakların , daha parlakmış yâkut ahenginde inciden . 

O sûret-i hâk inmiş , sanırsın ki çehresi kameri ,  
Öyle bir nûra gark olmuş , herhâl nûrunu indirmiş ilâhi . 

Benim şu naciz gönlümde , bilsen ne âlemler vardır , 
Mütedeyyin olan anlar , âlem nisbet-i adedince kâr dır .

Lâkin bilsen , aşık gönlünde kanayan hançer vurulmuş vicdandır , 
Anlatılmaya beyân-ı mümkün olmayan , işte bu refih imândır ! 

Kulak kıl , sem-i semâhiden bana iyâl , 
Bu aşık hâlim , nasıl da mazlum bir hâl .

Ey rûh-i vücûdumdan inen o refik mukayyid , 
Lâkin her yaradılan'ın sonu elbet ibret-i meyyid ! 

Hâsılı , selâm olsun bunca kelâmın ardından ,
Sabrını selâmet kılsın , selâmımla yaradan ! 

Selâmet o es - selâmın adıyla sabr-ı vuku kılan vuslattır , 
Ya Râb ! Bu ne den ilâ yükselen o garib vicdândır . 

Ki garibin nesminden , selâmet hak tır , 
Hakkı hakikât kılan , zâtıyla muhakkak tır . 

Kelâm-ı derd-i mâna dan olsun es - selâm , 
Bunca kelâm benden kâfi , hâsıl-ı vesselâm ! 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Muhayyal

DervişBaba* DervişBaba*