Zor Zanaat İnsanlık
İhbar etmeliyim içimin ebabil
kuşlarını,
Takındığım melankoliyi
Bir zarfa koyup postalamalıyım
kendime:
Bihaber mevzuattan ikram etmeliyim
âleme
Akıl tutulmalarımı.
Nefse şirret bir tokat,
Alı al moru mor bakışların cevherine
Nüktedan bir de gölge sunarken Tanrı,
Sileceklerini içimin fırtınalarının
Boca ederken fikir yürütmelerini,
Kelamı bol bir sofraya buyur
etmeliyim dostlarımı.
Kim ise nifak sokan
Mecburen,
Donatmalıyım göç geçişlerimi:
İzzeti ikram madem muhabbeti bol bir
gönül,
Tarifsiz sancılarla evrildikçe benlik
Bir de sükûtu geçirgen bir cümleyi de
sırdaş belleyip.
Zor zanaat insanlık,
Kılık kıyafet ne mecburiyet ne de
tasavvur
Yine iklimlerin çatısında kanıksanası
bir mağduriyet
Mademki sıfatların özründe kabul
görmüşlüğüm
Sadece Hakkın nezdinde
En ulvi metanet yine
Gölgeler vururken aklımın
merdanesinde.
Deli fişek bir tahakküm,
Yoldan çıkanlara rağbet olsaydı
Devran daim eder miydi rahmetini?
Demek bile bir kinaye
Yine insan pazarında yol yordam
bilmenin erdemi
Bir de yürek rükû ederken
Aşkın da mabedi
En iç burkan o nazenin surede
Dokunaklı bir terane,
Soldan sağa çıkarken yüreğin bir bir
kefareti.
Adsız kaldırımlar yürürken içimin
kasvetinde,
Gönül koyduğum kayıtsız bir imge
kadar
Serkeşim.
Sefil mabedimin kirli duvarlarında,
El-aman diyen o Roman kadının
sızısıyım sair hecede
Uyutulduğum gün gibi aşikâr.
Aklın ipek yorganında
Bir ölü tadında şu sefil şiir,
Kelamım bol olsa ne çare
Ya derdime meram eylerken ayak sesini
sessizliğin,
Bir de boca ettiğim nice kifayetsiz
kip,
Şiddeti meftun depremlerin
Bilmem kaç ölçeğinde
Defolu yalnızlığımın da bam teli
Henüz basmadığım o notanın
En yorgun demi yine yalnızlığın,
suretimde saklı.
Dünsüz bir yalan olmaksa
Ne ala!
Hele ki sirayet eden bilinmeze
sığınıp da
Varsın olmasın gerisi adını koymadığım
Üstelik külfeti ağırca,
Zaman aşımına uğramadığım bir çağa
yakalansaydım
Demek kadar basiretsiz bir kelam
Yine gölgenin ferinde takılı aczi
yetin en kırık notası.
Olmak kadar gereksiz varlığımın da
solgun farında
Görme özürlü kim ise
Gelsin benden avuç avuç
Savrulsam da bucak bucak,
Meramı yitik bir mealden ne farkım
varsa
Seher yeli kıvamında
Söylemlerin nazarında
En aşüfte şiir kadar kayıpların
haznesine
Sunduğum bir ışıkta kısık gözlerimin
de.
En ucube tanığı işte
Makamı yoksunluk,
İfşa ettiği boydan boya kayıp bir
eksen
Dolduruşa gelmek kadar nefaset arz
eden
İkbalinde takılı en yanık kelam
Yine nazenin Tanrıçalar kaçmışken
Tarihin tozlu sayfalarından.
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.