Sağanak Hasretin
ve yaşam denilen bu harala gürelede
nasıl özlemişsem siluetini
bilmeyen Erciyes’e sanıyor içimde ki ateşi
oysa
anlamıyorlar mı
baktığın yerdir Maşuk'un cenneti
yani diyelim ki
krizine girdim sensizliğin
suya susamış bir filiz penceredeki saksıda
evin sakinleri taşınmış çoktan
unutulmuşsun
aylardan Ağustos
asfaltlar cehennem sıcağı
tek umut gök kubbenin göz yaşları
anlıyor musun
gözlerinden ötesi düşünülmüyor bazen
yaşamak istiyor insan
yedi yerimden saplanan
yedi çuvaldızın gizli olduğu bu şehirde
geçmişi sevimli bir çocuktu bu yosmanın
efkarlanırdı vapur dumanlarını tüttürürken
sitem etmeyin bana
uzaktan hoş gelir İstanbul’un sesi
her birinin içindedir kendi kelepçesi
hasretin gibi düşüyordu yeryüzüne yıldırım
İstanbul’u yalnızca şairler kirletiyordu
yalnızları da bu şehir
sağanak bir yağmur
öfkeli bir bulutun hikayesini anlatırken tabiat anaya
yeşilçama benzemiyordu aşk hikayeleri
ve kadınlar senin kadar güzel değil Türkan abla
bizde Kadir ağabey gibi değiliz zaten
04-02-201
Onur Bolat
(
Sağanak Hasretin başlıklı yazı
MUĞBER tarafından
4.02.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.