Başörtüsü Kimlerin Örtüsü? ---5. Bölüm ---
BAŞÖRTÜSÜ KİMLERİN ÖRTÜSÜ? ---5. BÖLÜM ---
‘’Başörtüsü İslamda da var mıdır? Kur’anda
baş örtüsü ile ilgili ayet var mıdır?’’
Gibi bir soru günümüzde artık Ramazan
aylarında hocalara sırf maksat gırgır olsun diye sorulan ‘’ Hocaaaam sakız
orucu bozar mı?’’ Sorusu kadar abes bir
sorudur zira var olduğu binlerce kez anlatılmıştır.
Evet başörtüsü İslamiyette de vardır ama İslamiyetin ortaya çıkardığı bir şey değildir.
Esas itibariyle İslam Dini ve onun kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim, kendisinden önceki kitaplarda
da var olan baş örtüsü ve tesettür konusunu daha bir ilkeli kurallı ve derli
toplu hale sokmuştur. Nasıl mı?
A) Gerek Yahudilikte gerekse
Hıristiyanlıkta kadının başını örtmesi direkt
Tanrının buyruğu değildir. Yahudilikte dinin asıl kitabı olan Tevrat’ta örtünme
ile ilgili ayet yokken Talmud’da vardır. İncil’de de dört İncil’in herhangi birinde
değil, Aziz Pavlus’un Kortintlilere
yazdığı mektupta vardır. Dolayısıyla bir Hıristiyan ya da Yahudi ‘’ Bizi
kitabımızda yok.’’ Diyebilir ama Müslüman diyemez. Bu konuda Müslümana kıvırma
payı bırakılmamıştır çünkü Kur’anda direkt olarak Allah emreder baş örtüsünü de
tesettürü de.
B) İslamiyette başörtüsü ve tesettür
kadına ayrı bir statü kazandırmaz. Ona bir ayrıcalık kazandırmaz. Bir hür kadın
başını örtmeyle bir cariyeden daha üstün olmaz. Başı örtülü, tesettürlü her
kadın eşittir.
C) İslamiyette başörtüsü, tesettür yediden yetmişe her kadın- kızın giysisinin
bir parçası iken diğer dinlerde bazen sadece evli kadınların bazen sadece hür
kadınların, bazen sadece sosyal konumu diğer kadınlardan daha yüksek olan
kadınların kıyafetidir.
D) Gerek Yahudilikte, gerekse Hıristiyanlıkta
örtünme ve tesettür kesin ve kat’i bir emir değilken İslamiyet’te kesin
bir emirle gelmiştir
E) Gerek Yahudi geleneğinde gerek Hrıstiyan geleneğinde baş örtüsü kadının,
erkeğe baş eğdiğinin, ona ait olduğunun bir sembolü iken İslamiyette baş örtüsünün böyle bir misyonu yoktur. ( Kur’an
başörtüsüne böyle bir mana yüklememiştir.)
Başörtüsü, Kur’anda tamamen evrensel bir ahlak ilkesinin tatbiki için gerekli
görülen tesettürün bir parçası olarak yer almıştır.
Şimdi bu son paragrafı açalım biraz.
Kur’an-ı Kerimde gerek kadın ve gerekse erkeğin örtünmesi yani tesettür pek çok
ayette varsa da özelde başörtüsü sadece
bir ayette geçer; o da Nur Suresi 31. Ayettir.
Ancak bu ayeti anlayabilmek için Nur Suresinin önceki ayetlerine de bakmak gerekir.
Bakalım o zaman.
Bu sure daha başlarken bizleri uyarıyor ilk ayetiyle.
1. Ayet:
‘’Bu, âyetlerini kesin olarak belirleyip indirdiğimiz bir sûredir. Düşünesiniz
diye onun içinde apaçık âyetler gönderdik.’’
Sonraki ayetlerde ahlaki ilkeler ve uygulamalar görmekteyiz. Mesela zinanın
yasaklanması, zina eden kişilere( erkek veya kadın) verilecek cezalar, İffetli erkek ve kadınlara iftira
edenlere verilecek cezalar zikredildiği
gibi zina etmiş erkeklerle ya da kadınlarla zina etmemiş erkek veya kadınların evlenemeyecekleri de zikredilir.
Sonraki ayetler şöyledir:
27. Ayet
‘’Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin
almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere
girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız.’’
28. Ayet
‘’Eğer o evlerde bir kimse bulamazsanız -size izin verilmedikçe- oralara
girmeyin. Size “(Kabul edemiyoruz,) dönün” denirse hemen dönün; bu sizin için
daha nezih bir davranıştır. Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.’’
29. Ayet
‘’İçinde kimsenin oturmadığı ve kendinize ait eşya bulunan evlere girmenizde
sizin için bir sakınca yoktur. Allah açıkladığınızı da bilir, gizlediğinizi de.’’
30. Ayete baktığımızda erkeklere de hitap edildiğini görmekteyiz. Şöyle ki:
30. Ayet
‘’Mümin erkeklere söyle, gözlerini
haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha
arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.’’
Dikkat edecek olursak buraya kadarki ayetler hep genel ve toplumsal ahlakla ilgilidir.
Devamında 31. Ayet gelir.
31. Ayet
‘’Mümin kadınlara da söyle, gözlerini
haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Dışarıda kalanlardan başka
ziynetlerini( cazibe ve güzelliklerini) göstermesinler. Başörtülerini
yakalarının üzerinden bağlasınlar. Kocaları, babaları, kocalarının
babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek
kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, başka kadınlar,
hizmetlerinde bulunan köleleri ve câriyeleri, cinsel arzusu bulunmayan erkek
hizmetçiler, kadınların cinselliklerinin farkında olmayan çocuklar dışında
kimseye süslerini( cazibe ve güzelliklerini) göstermesinler. Yürürken,
gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler!
Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz!
31. Ayet de genel ve toplumsal ahlakla ilgili. Yani başörtüsü de genel ve
toplumsal ahlakla ilgili bir konu Kur’ana
göre. Kadına bir ayrıcalık veya aidiyet
filan değil.
Ahzâb Suresinin 59. Ayeti de örtünmeyle ilgilidir. Şöyle ki:
‘’Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine bürünsünler. Bu, tanınıp rahatsız edilmemeleri için en uygun olanıdır. Allah ziyadesiyle bağışlamakta ve çok esirgemektedir.’’
Peki bu hitap sadece Peygamberimize ve eşlerine midir? Elbette hayır. Bu hitap ve yukarıdaki Nur Suresinin ayetleri tüm inanan Müslümanları kapsamaktadır ve İslam Dinden örtünme ne kadını sosyal konumu bakımından yüceltmek, ne erkeğe bağlılığın simgesi ne de fahişelerden ayırt etmek için indirilmiş değildir. Bu ayetlerin ana gayesi kadınların kötü bakışlardan, kötü davranışlardan ( tacizlerden, tecavüzlerden ) korunması içindir ve tüm kadınları- kızları kapsamaktadır, kim olurlarsa olsunlar..Kimin karısı ya da kızı olurlarsa olsunlar...
İşte bu sebeplerledir ki bugün bazı zırtapozların ‘’ Kur’an’da baş örtüsünü ya da tesettürü emreden ayet yoktur.’’ Demelerine karşın Bu ayetlerin nüzulünden itibaren yüzlerce yıl hiç kimse başörtüsü ve tesettürün din açısından bağlayıcı bir hükmü yoktur.’’ Diyememiştir dememiştir. Zaten böyle bir söylem mümkün de değildi zira erkeğin dahi başının açık olmasını örf ve adet bakımından ayıp sayan başı açık erkeğin şahitliğini kabul etmeyen bir kültürde ‘’ Baş örtüsü ve tesettürün din açısından bağlayıcı bir hükmü yoktur’’ Demek mümkün değildi.
Ancak?
Ancak özellikle de son yüzyılda yani içinde bulunduğumuz yüzyılın son yarısında bazı din adamı kisveli soytarılar baş örtüsünü öyle bir anlattılar ki akıllara zarar.
Efendim eski zamanlarda kadınlar yemek yaparken saç kılları yemeğin içine düşermiş de. Kadınların kocaları buna çok kızıp kadınları dövermiş de İslam dini geldikten sonra kadınları bu sıkıntıdan kurtarmak için Rabbimiz ‘’ Yemek yaparken başlarınızı örtün’’ Demiş de ondan sonra da Rabbimizin bu tavsiyesi(!) ‘’Her zaman örtün olarak anlaşılmış da mış mış da mış mış)))))
Evet her ne kadar mış da mış mış desem de maalesef 1990 lı yıllarda mücadelesi verilen başörtü ( ki maalesef ona da türban deyip sulandırdık ) bu mış mışların etkisiyle günümüzde artık çok farklı bir nesne olarak karşımıza çıkmıştır.
Baş örtünün asıl işlevi nedir? Tesettür.
Tesettür nedir? Örtünme, gizlenme, kendini teşhir etmeme.
Tesettürün anlamı bu olduğuna göre tesettür ve defile kelimesi yan yana gelebilir mi? Hayır. Ama geliyor.
Başını örten bir hanımefendi oldukça dar kot ya da tayt giyebilir mi? Hayır. Ama giyiyor.
Tesettürlü bir hanımefendi yabancı marka başörtüyü kafasına geçirir mi? Normalde hayır olması gerekir ama gelin görün ki bugün kadınlarımızın, kızlarımızın örttükleri başörtülerin neredeyse tamamı ya yabancı markadır ya da dün erkeklerimize şapka satıp köşeyi dönerken bugün kadınlarımıza eşarp- türban satan Vakko’nundur ( Yani Vitali Hakko’nun torunlarının ürünleri.)
Tesettürlü kızlarımız ve kadınlarımızın çoğu kesinlikle dikkat çekici olmamaları gerekirken mini şortla gezen kızlardan kadınlardan daha dikkat çeçiler mi ? Evet. Çünkü altları kaval üstleri şişhane. Böyle daha dikkat çekiyorlar fotoğraflarda görüldüğü gibi.
Uzun sözün Kıssası:
Tesettür ve başörtü her dinde var.
Tesettür ve başörtüye her dinde inanan ve kullanan inanmış insanlar var.
Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olduğu halde tesettürü de baş örtüsünü de sallamayanlar var mı? O da var.
Bir yarısı tesettürlü bir yarısı tesettürsüz olanlar var mı? Tonla..
Olmayan ne peki?
Hiç kimseye karışma hakkı.
Evet hiç kimseye karışma hakkımız yok.
Biz sadece bildiklerimizi inandıklarımızı yazar anlatırız. Gerisi bizim işimiz değil ve olmamalı da...
---SON---
- Yorumlar 12
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.