İnsan Ancak Kalbiyle Doğru Görür Asıl Görülmesi Gerekeni Gözler Görmez
İNSAN ANCAK KALBİYLE DOĞRU GÖRÜR. ASIL GÖRÜLMESİ GEREKENİ GÖZLER GÖRMEZ."
Eminim başlığı okuduğunuzda ‘’ Ben bu sözü hatırlıyorum.’’ Demiştir bazılarınız. Hatta bazılarınız hangi kitapta görüp okuduğunu bile hatırlamıştır.
Evet bu söz tüm dünyada kutsal kitaplardan sonra en çok okunan dördüncü kitapta geçen bir cümledir.
Tüm dünyada kutsal kitaplar ( Kur’an, İncil ve Tevrat ) dışında en çok okunan kitaplar 1- Don Kişot 2- İki şehrin Hikayesi 3- Yüzüklerin Efendisi olup dördüncüsü ise en az 350 değişik dil ve lehçeye çevrilmiş olan ve 200 Milyonun üzerindeki satışıyla sıralamaya giren ‘’Küçük Prens ‘’ adlı çocuk romanıdır. Ama çocuk romanı dediğime bakmayın. Bu romanı büyükler belki de çocuklardan daha fazla okumuştur.
Başka okulları bilmem ama benim görev yaptığım tüm okulların kitaplığında/kütüphanesinde Küçük Prens adlı eser mutlaka vardı. Öğrencilerim de en çok bu kitabı okurlardı.
İyi de neden Küçük Prens? Neden ondan çok daha fazla okunan diğer üç kitap değil de Küçük Prensi konu olarak aldım?
Evet, bugün konu olarak Küçük Prensi seçtim çünkü kitap ne kadar ilginçse yazarı Antoine de Saint-Exupéry de bir o kadar ilginçtir.
Antoine de Saint-Exupéry, 1900 Yılında Fransa’da dünyaya geldi. Çocukluğundan itibaren pilot olmayı kafasına koysa da ailesi onu denizcilik okulunda okuttu. Sonra Mimarlık fakültesine girdi. 21 yaşında eğitimini yarıda kesip askere gitti ve Fransız Hava Kuvvetlerinde görev alıp iyi bir havacı oldu.
Askerlik bitince ailesinin isteği üzerine kamyon satıcılığı yapmaya başladı ama iyi bir tüccar olmadığı için iflas etti.
1926 Yılında Tolus-Dakar arasında çalışan bir posta uçağının pilotu olarak görev yapmaya başladı.
Bir taraftan havacılık alanında yeni buluşlar daha doğrusu yeni fikirler geliştirirken bir taraftan da yazmaya başladı ve 1926’da ‘’Havacı’’, 1929’da ‘’Güney Postası’’ 1931’de ‘’Gece Uçuşu’’ adlı eserlerini yazdı ( Gece uçuşu ve uçağın posta servisi olarak kullanılması onun fikirlerinden sadece ikisiydi. )
II. Dünya Savaşı başladığı yıllarda ‘’İnsanların Dünyası’’ ve ‘’Savaş Pilotu’’ adlı eserlerini yazdı.
1935 Yılında uçağı arıza yaptığı için Tunus’ta bir çöle zorunlu iniş yapmış ve dört gün boyunca kaybolmuştu. Sonunda onu bir bedevi bulmuştu ve böylece hayatı kurtulmuştu.
1943 Yılında yazdığı Küçük Prens adlı eserinde bu olaydan bahseder. ( Az sonra o eserin çok kısa olarak içeriğinden de bahsedeceğim. )
Evet, Antoine de Saint-Exupéry, 1940 Yılından beri ülkesinin Alman işgalinde olmasına fazla dayanamadı ve 1944 Yılında ABD Hava Kuvvetlerine katılarak Almanlara karşı Kuzey Afrika’da hava harekatları içinde yer aldı. Ancak 31 Temmuz 1944’de uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü.
Antoine de Saint-Exupéry’nin ne uçağından ne kendisinden 2000 Yılına kadar bir haber alınamadı. 2000 Yılında uçağı bulundu ama kendisinin cesedinden bir iz yoktu. Bu sefer kaybolmuştu ve hiç bir zaman da bulunamadı.
*****
Dünyanın en çok okunan kitaplarından biri olan Küçük Prense gelince…
Eser, uçağı Sahra Çölü'ne bozularak düşen bir pilotun, başka bir gezegenden gelen küçük bir çocukla (Küçük Prens) karşılaşmasıyla başlar.
Küçük Prens'in kendi küçük gezegeninden ve oradaki kibirli gülünden ayrılıp diğer gezegenleri gezmesi anlatılır.
Ziyaret ettiği diğer gezegenlerde sadece güç, para, şöhret veya anlamsız işler peşinde koşan büyüklerin hataları gözler önüne serilir
Dünyada karşılaştığı tilki ona evcilleşmenin, bağ kurmanın ve dostluğun değerini öğretir.
Kitaptaki en ünlü sözlerden biri olan "İnsan ancak kalbiyle doğru görür. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez" cümlesiyle maddiyattan ziyade manevi değerlerin önemi vurgulanır.
Büyüdükçe insanların hayal gücünü, masumiyeti ve hayatın basit güzelliklerini unuttuğu eleştirisi yapılır.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.