Dostum ceviz, ben de bir elma ağacıyım. Ve ben senin  farkındayım, okuyanlar da benim farkımda olsun.

1970' ler benim gözden düştüğüm yıllardı. Bodur elma modası başlamıştı. Ve bizi kesmeye başladılar.
Bunun ne kadar yanlış olduğunu,  insanoğlu ilerde görecekti; ama geriye dönmek öyle kolay olmayacaktı. 

Ben; ağaç olarak, uzun boyluydum; her tarafa uzardı dallarım, güneşe doğru giderdim. 
Bu yapımdan dolayı, hasat zamanı, tırmanıp tepe dallarımdaki bütün elmaları toplanmazdı, böylece en uç dallarda elmalar kalırdı. Bu kalan elmalar; kuşların, arıların elmasıydı. Ayrıca, bahçeye  gezmeye  gelenler,  derim  yapılmış olsa bile dalında kalanlardan bir iki tane düşürüp yiyebilirlerdi.
Hatta sonbaharda bazı bazıları yere düşer; sonradan dökülen yapraklar onları kapatır. İlkbaharda  yaprakların altında  soğuktan zarar görmemiş elmaları  bulabilirdiniz.

 İnsanoğlunun aç gözlülüğü ; bütün elmaları kendisinin olsun bencilliği, onları  bodurları elmaları yetiştirmeye yöneltti. Onların  meyveleri kolaylıkla  toplanıyordu.
Dalında  kuşlara, arılara elma kalmıyordu, bahçeye gezmeye  gelenler  bir elma tatmak istese  dalında tek bir elma  bulamazdı. 

Neyse,  insanoğlu beni kesmeden önce yaşadığım en son anımı anlatarak kapatayım defterimi.

Yetmişli yıllarda, eylül sonlarına doğru  elmalar  derilmiş; ama tepe dallarımda en güzel elmalar kalmıştı. Bu aylarda,  gecelerin  çok soğuk ve gündüzlerin  sıcak olması, meyveleri gevrek ve sulu yapıyordu. Bu  elmaları yemesi  çok güzel olurdu.
 
O  zamanlar, orta okula giden 14 -15 yaşlarında ortaokula giden genç bir arkadaşım vardı. Okul çıkınca,  ikindileyin  bahçeye uğrar, bir iki toklamba ( kısa sopa)  atar,  bir  kaç  elma düşürür, ardın da bir kaç  ceviz toplar; elmayı cevizle  yerdi. Çok güzel olduğunu söylüyordu..  

Bir gün  okul çıkışı, bahçeye  uzun saçlı bir kızla geldi.  Belli ki onu  etkilemek istiyordu.
Benim dibime geldiler, kıza, benim meyvelerimin  çok gevrek ve sulu olduğunu anlattı.  Her gün gelip yukarı dallardan kıpkırmızı elmaları toklambayla düşürmenin güzelliğinden bahsetti.

Kız merakla ve hayranlıkla dinliyordu. 
Bir süre sonra;  kız bana baktı, en tepemde son kalan üç tane kıpkırmızı elmayı fark etti. Eliyle göstererek , "Onları düşürebilir misin?" diye sordu.Delikanlının beklediği andı,  tam da kendi gösterme zamanı. Yıllardır toklambayla  dalından  elma düşürdüğü için, bu konuda ustalaşmıştı. 

Ben de o üç elmayı  bir aşk masalı  için bekletmiştim
Genç  arkadaşım, bir elmalara baktı, bir de kızın gözlerine
Toklambayı  büyük arzuyla attı
Üçünü birden düşürmesi mümkün değildi
Ben de yardım ettim

Gökten 3 ELMA DÜŞTÜ
( Eski Elmanın Anısı-1975 başlıklı yazı Herstory tarafından 14.03.2023 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu