Devasa bir parantez açtım yüreğimin
tam da ortasına ve…
Delişmen pergel rahat durmadı ve
batırdım merkezine yüreğimin ve her nasılsa canım yanmadı.
Aşktı mağdur kılınan ve ben de
mademki aşktım aşikâr…
Sözcüklerim yârenim kalemim ise
sevdalandığım yârim.
Bir de yaram var ki sormayın gitsin
lakin içinde saklı rahmet ve dikiş tutmaz bildiğim ne varsa dikiyorum tek tek
elbet O, ol, dedikçe olmazı oluru ne varsa ansızın tevafuk eseri hâsıl olan
nice mucizede buluyorum kendimi.
Kellem tam da uçacakken.
Celladıma mı âşık oldum yoksa ben?
Kaynarca antlaşması ve delişmen
Danişment savaşı bense mücadele verdiğim her cephede ansızı eşlik eden rüzgâr
sayesinde serinledim ve söndü de acımın ateşi.
Baş koyduğum bir minval ki…
Aş erdiğim.
Boynumun kıldan ince olduğu Rabbin Dergâhı
mademki Allah var gam yok.
Esaretim sona erdi ereli indinde
ömrün ikazında kaderin ve devasa iman gücümde saklı cesaretim ve bitimsiz
şevkim.
Şirk koşanlarsa sirk hayvanı gibi:
ucube ve göçebe ruhları ile asılı kaldıkları cehennem ateşinde sonsuza kadar
yanmaya mahkûm ve de mecbur ve…
Ve evet, içimdeki acının püskürttüğü
lavlar nihayetlendi.
Ve evet, sürgü edildiğim coğrafyalar
mühürlendi.
Ve…
Akışındayım kaderin ve meczup bedenim
ve ruhum ve sökük kefenim.
Lakin öldürmeyen Allah ve şiirimde de
vurguladığım üzere:
Artık ben bir Anka’yım: ölümsüz ve
dirayetsiz değil bilakis ölümlü ve işte metanetimle kat çıktığım Rabbin mekânı
ulu orta sevenlerden değil yüreğimle konduğum.
Umarsız asla değil uzantısında
kaderin ve kederle cenk ettiğim.
Bir boyut ki atladığım.
Bir rakım ki sonunda kavuşabildiğim.
Bir renk ki yok asla tasviri ve işte
görünmezin hikmeti ve ben muadiliyim umudun…
Kazan kaldıran yeniçeriler.
Devşirmenler.
Arap bacı ve lala.
Lale devri sona erse bile ne ki ben
İlahi Aşkı bulduktan sonra.
Ben aşkım.
Ben aşikâr bir yangınım.
Bende saklı o devasa buz dağı.
Mimlendiğim ne ki cihanda ve mil
çektiğim gözleri kalemin.
Karanlık ve ben ve gölgeler.
Efkârı bitimsiz şiirler.
Endamlı hüznüm bol keseden racon
kestiğim.
Evhamlı yüreğim: anne ikliminde bir
kuş gibi sektiğim.
Hüzün bir dalya binlerce balya.
Bal tutan parmak mı yoksa ağzıma
çalınan bir parmak bal mı?
Ne fark eder ne fark eder?
Ben ki: bedenimi açlıkla ve
susuzlukla terbiye etmişken sadece inançla da doyduğum değil yalan inandığım
kadar ihtimaller dâhilinde ölüp dirilmekse evrenin lütfu.
Hazır ol da.
Hazza doymadığında ruh matemin rüzgârında
salınan bir uçurtma gibi ya da bir martavalsa iblisin okuduğu seviyorum mazlum
varlığımı ve insanları en çok çocukları ve mazlumları ve yaşlıları ve
hayvanları ve…
Endamlı bir minvalde yeniden doğdum.
Anne ikliminde düştüğüm yerden
doğruldum.
Amaçsız yaşamadığım kadar ince ayar
yapıyorum duygularıma ve bir baltaya sap olmadığımı iddia etse mülk mal
sahipleri elbet sahibesiyim sonsuzluğun ve şiirlerin müdavimi ve acıktığımda
yasımla doyuyorum ve canım yansa bile şükrediyorum.
Karanlık mahzen.
Kör kuyular.
Kör noktası ömrün körelmiş ruhlar ve
şehvetli bedenler…
Alabildiğine uzağım.
Biteviye sarmalında.
Sözcükleri inhisarında.
Yetim kalbimle mizacımda saklı umutla
hüzünle…
Hazır ol, asker!!!
Başım gözüm üstüne, komutanım.
Ve saymaya başla…
Bir, iki ve…
Üçte saklı enginlik dörtlü ışıkları
rahmetin ve ışıldak misali yanan yüreğim mizacım.
Umursamadığım kadar laneti ve yalanı
ve şirki…
Hoş geldin anne.
Hoş gördük bil mukabil sevdalı
rüzgâr.
Bir randımansa eğer ki şiir…
Elbet duygular fora, sevgili kalemim…
Sen ve ben asi/l bir ikiliyiz sevmeyi
de ikiletmeden tünediğimiz tepede turladığımız evrenden türediğimiz sevginin
ikliminde şerh düşmekle eş değer iken yaşamın minvalinde aykırı bir hüzünle
çalakalem yaşamanın da mahareti…
Elbet şükürler olsun günüme.
Allah var gam yok.
O gamlı notalar ki sol anahtarı ile
açtığım kadar varlığımın solunda dinmeyen bir yangınla akabinde esen rüzgâra
duacı ve neminde bulutların aşkın ırmağında…