Ne De Olsa Benim Adım Umut...
Hangi duygunun müdavimi isem hangi
durumda kendimden de ansızın firar edebildiğim.
Renklerin dolduruşa getirdiği bir
gözaltı elbet istilasında gök kuşağının söküklerimle hemhal sokulduğum dibine
sevgi denen mertebenin de her zerresine haiz iken.
Racon kesen duygular olmaz mı hiç?
Bazen sıradan bir öfke en çok da
müzmin hüzün.
Çabaladığım kadar çapaladığım toprak
ve işte uykuya dalan sevginin engin gücü.
Bir gülücüğe tav olur mu sahi insan?
Bir renkse azadesi bir rakımsa
kavuşmayı dilediği en üst mertebe.
Yakamozların da çığlığı ve imbat rüzgârında
saklanmış uçuşan polenler uçuşan gülücükler ve umudun ihbarı.
Sıcakların bastırdığı nemin insan
ruhunu yaşlandırdığı en çok da hüznün müdavimi bir kuram iken özleme yenik de
düştü mü insan.
Havsaladan taşan düşüncüler yürekse müptela
duygulara ve işte başat iklim kelamı yitik derviş erdi mi de muradına?
Varsıl ikametler saklı ruhun
duraklarında:
Ama bedensiz.
Ama sessiz sedasız.
Elbet beklentisiz.
Uğurladığımız eski gün uğruna gözyaşı
döktüğümüz mazi ve sıfatlarla hemhal insan iklimi.
Sancılı göğün sanrılı yerkürenin de
istikbali ve ciddi manada insan yaşadığını bilir ve dile getirmezse nasıl da
soyutlanır ruhundan ve ufkundan göçen bir hayale de sıradan dememeli hani ve
sıra dışı hüznün göçük altında kaldığında da belli de olmamakta o enkazın
altından sağ çıkılıp çıkılmayacağı.
Aşk ve de: nasıl da aşikâr.
Şairse âşık olmuşsa celladına.
Biçtiğim hüzün içtiğim binlerce cümle
ve şiir.
Kalemin ruhsatı da bende tapusu da ve
işte tayin edildi mi ilham en ulaşılmaza da vardı mı.
Gölgemle yaşayıp gidiyorum hani.
En çok da gökte saklı mucizeleri
diliyorum Rabbimden ve müridi olduğum sevginin ve iman gücünün de ışığında
bilfiil tanıklık etmekteyim ansızın hâsıl ola mucizelere.
Tesadüf bildiğim her şey meğerse bir
aldatmaymış.
Tevafuk eseri ömrün ve hâsıl olan
nice imkansızın imkan dahilinde kılması Rabbinse aşkın çatısına konan yavru bir
kuş gibi nasıl da huzur ve mutluluk vermekte insana ki…
O yavru kuş asla kolay gelmedi bu
dünyaya ve kırdı içinde saklandığı yumurtasını ve işte kâinat sevgiyi ve hayatı
bahşetti bir tevafuk bir mucize bir rahmet ve anne kuşun çabası ve sevgisi ile
ilhamın eşiğinde doğdu gün ve o yavru kuş aslında kâinatın ilhamı ve işte
bizlerin de şahit olduğu bir yaşam mucizesi.
Sözcükler sevdalı.
Kalemse bir semazen.
Bazen kalburüstü iken duygularım.
Bazense sıradan addedilen.
Belki de sıramı savmak adına
yazıyorum hatta yaşıyorum diğer yandan çekincelerim bana rest çekiyor ve en imkânsızı
diliyorum ta yürekten ta içten içe kavuşulası nice imkânsızı altın tepside
sunuyor bana evren.
Altınım ben de:
Kimine göre değersiz ve sıradan.
Değer görmediğim kadar yaş ve yas
aldıkça değer kaybettiğime de kanaat etmişken kimi insan.
Altın yüreğim altın saçlarım.
Biliyorum da her insanda atıl bir
şeylerin saklı olduğunu en çok da atıl bir yürek ve sevgi.
Çoğalmayı seviyorum her azaldığımda
niyet ediyorum.
Rızkımı veren Allah ve hamt ediyorum.
Bir lokma ekmeği bölüşmek gibisi var
mı hani?
Ne lüksü diliyorum ne de ihtişamlı
sofralar ve hayatlar umurumda:
Bir lokma aşım kaygısız başım.
Bir meczup gibi gölgemle sırdaş.
Bir derviş gibi fikri zikrine eş.
Eşleştiğim duygular yüksekten attığım
da değil asla.
Aş erdiğim yarınlar saklı elbet
kaderimde.
Bir Mümin’in coğrafyası iken İlahi
Aşk ve İlahi Sırdaşı…
Sözcükler ekmekse ne güzel ne güzel.
Kimine göre gereksiz bir işle iştigal
olduğum hatta ötesinde yaşantımın sorgulandığı ve inancımın da yok sayıldığı
oysaki kimse bilemez Rabbin katında neyin saklı olup olmadığını.
Biliyorum da aciz bir kul olduğumu
aslında herkes gibi.
Herkes ise Kaf dağında bir rakımın
bir servetin ve dünyanın malının mülkünün de peşine düşmüşken.
Servetim aşk.
Hazinem kalemim.
Ve dimdik durduğum ve içinde
yaşadığım o ulaşılmaz kale sayesinde kendimi koruduğum ve de korunup
kollandığım.
Her renk asılı ruhumda.
Kararan göğe minnet ettiğim ve
depoladığım gün ışığı.
Sözcükler bazen kasvetli
En çok da yazdığımda duyduğum huzur
elbet İlahi Huzurun eşliğinde yaşamıma konan noktalar bazen devasa bir ayraç en
çok da hayattan soyutlandığım kadar sevgimle büyüdüğüm büyüttüğüm bir inancın
da semeresini gördüğüm:
Elbet günüme elbet sahibi olduğum her
şeye her duyguya şükrettiğim.
Bazen anlaşılmaz addedilen çabam
mücadelem bense ayaktayım bir başıma olsam bile kendimi kimsesiz asla
hissetmiyorum ve kimsesizliğimi sonlandıran yüce Rabbime dönük yüzümle önüme
sadece önüme baktığım kadar da umuda ve aşka aktığım…
Bir yenilgi ya da yanılgı.
Destursuz gün mü olur?
Duygular rahvan.
Sözcüklerse sıcak bir yorgan.
Sönen ateşe değil büyüyen yangına tav
olduğum.
Ve yaşadığım kadar da yaşatmayı
dilediğim hayallerim ve umudum.
Duyguların cazibesine yenik düştüm mü
ki hele ve işte sözcüklerin tefrişi ile sözün uçtuğu yazının kaldığı.
Yaza yaza yazı getirdiğim ve sıcakta
eriye noktalama işaretlerinden kendime yeni bir dünya daha inşa ettiğim.
Ne de olsa benim adım umut.
Benim için önem arz eden onuru ile
yaşamak…
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.