Özlemin öznesi nedir, bilir misiniz
ki kefil olduğumdur her şiir mademki ak kefen bezimde saklıdır masumiyetim ve
maruzatım…
Anne ikliminde nöbetteyim ve
teyakkuzda:
Yıllanmış sevgilerin matemi saklı
içimde
Bir de o devasa fanus güncellediğim
İç sesimden sökün eder yalnızlık
Anne demekse adağım
Annesizliğin kıyılarında bir kesik
baş gibi bir başıma dolandığım…
Son bir yılın özeti: adımladığım
kadar adımdan üreyen üç tekil ve öznel isim:
Yâd ellerde beni Yıldız diye çağıran
sevgi fakiri ruhlar…
Gül mizacımda seken bir kurşun iken
kırık dalımda saklı dikenler ve sadece ve de ihtimamla annem iken beni Gül,
diye çağıran tek insan…
Ucube hanelerde ve metruk binalarda
ve kaykılmış zeminlerde nüfusa kayıtlı ismim bazense üşengeç insanların
söylemeye çekindiği mademki babam koymuştu adımı, Gülüm olmanın Gülüm
denmesinin de insanlarca artık nasıl bir mahsuru varsa…
Tekelindeyim hüznün oysaki ben tek
tabanca bir sevgi bir servettim.
Acının güdümü…
Aşkın dürtüsü.
Yalnızlığın ölçütü…
Hastane koridorlarını mabet bildiğim
ve ruhumun mahzenini dahi özlediğim nasıl ki annemi görmem bir dakika ile
sınırlı idi…
Bir imleç ise ansızı ruhuma eşlik
eden.
Bir ayraç ise kalem şükürler olsun ki
yüce Rabbim yazmamı bahşeden.
Tevazu yüklü varlığım hem ne çıkar
ara ara isyan etsem…
Demedim yüce Rabbim demedim: ne isyan
ne inkâr ne öfke ne itiraz varsa yoksa iman gücüm ve Allah sevgim ve bir
sonrası annemle eşleştiğim…
Günler devingen.
Ruhum sıkılgan.
Ötüşen kuşlar suskun ve evim sessiz.
Issız Arpacı Kumrusu.
İndinde hüznün ve belirsizliğin kazma
kürek yola düştüğüm ve kazdığım alt geçitler ve devasa mahzenler gel gör ki
zaman geçmek nedir bilmedi.
Bir mim sanatçısı gibi mimlendiğim…
Bir de mil çektikleri gözlerim.
Sureler ve Hadisler ve Hutbeler.
Aşkın eşrafı yaratılma sebebim nasıl
da aşikâr.
Bir renksem en solgun.
Bir renksem en masum.
Bir renksem en mazlum.
Bir renk değilim sadece bir gök
kuşağına tekabül eden ve ruhumun sınırsız hudutları aşk iken şiarım ve
yüreğimde ç/ağlayan anne sevgim.
Çıt dahi çıkarmadan yaşamışsam eğer
ki.
Bir mazlumsam ısrarla acı çeken.
Bir Mümin’im aşkla hicret bildiğim
özlemi çekinceleri ve aralıksız yüreğimin İlahi Aşk ile eşleştiği…
Yücelerin yücesi…
Merhametlileri e merhametlisi.
Beni benden iyi bilen.
Göğün menkıbeleri süzgün.
Aşk ise bazen bir hengâme.
Bir mıknatıs gibi beni içine ta içine
çeken.
Aruzu varlığın.
Redifi sözcüklerin.
Rengi menekşelerin.
Rakımı ulu dağların.
Ve takıldığım o devasa ağ: otağı
kurduğum mezarım en çok da yaşarken yaşadığım kabir azabım…
Tutuşan.
Tüten.
Tünen.
Türeyen.
Tümden gelim.
Tüme varım.
Tükendiğim.
Tüketildiğim.
Aşk ile erdiğim nihayet.
İlahi Aşk ile erdiğim hidayet.
Vasfım vasıfsızlık.
Hasmım yalnızlık.
Hadım ettiğimse kalemim.
Hamt ettiğim.
Şükrettiğim.
Resmettiğim.
Nakşettiğim.
Masumiyetim.
Mahcubiyetim.
Allah sevgim.
Allah vergisi iken iç sesim.
Nemalandığım.
Nazlandığım.
Nazenin varlığım.
Nazik olduğum kadar ben cebbar bir
yangınım.
Yâd ettiğim.
Yâd ellere düştüğüm.
Yarenim.
Yârim.
Annem ve kıblemde saklı metanetim ve
dirayetim ve sevgimin kutsandığı Rabbimin sunumu ve varlığı ve iyi niyetim ve
nispet etmediğim kadar nefreti sözlükten sildiğim ve sindiğim ve sinem ve simam
ve şiarım…
Açan gül isem solması an meselesi.
Susan zil isem bir okul çocuğu gibi.
Semiren bir hüzünse meşk eylediğim.
Sihirli bir değnek madem kalemim.
Eltim, altım, üstüm ve sağım ve solum
ve susmuş dürtüm.
Mihrabım.
Mihenk taşım.
Nirengi noktam.
Ve tüm varlığım annem ki varlığımın
tek sebebi beni karşılıksız seven ve düşünen tek insan…
İklimlerden anne.
İkiletmeden sevdiğim ve irtica
ettiğim ve itibar ettiğim ve ihanet ettiğim kendim kendi bünyem…
Zuhur eden bir tecelli ki teselli
olan.
Zikrimle eş fikrim bense bir sefil
dervişim bir bir taşlarda seken bazen susku bazen yılgın ama içi Allah sevgisi
ve iman gücü ile dolu.
Taşkınsa kalem.
Aşkınsa bir amblem olduğu.
Şiarım sonsuzluk ve kutsalım ve
itikat ettiğim aralıksız dualarımda zikrettiğim neyse fikrim endamlı bir
sefilim ben bir o kadar aciz bir kul gel gör ki aşkın neferi ve aşk iken şiarı
ve İlahi Aşkın yansıması iken kâinatta saklı.
Arz ettiğim.
Talep bulduğum.
Mütalaa ettiğim.
Mücbir sebeplerden son bulduğum.
Ve…
Ansızın hâsıl olan bir mucize hatta
iki hatta üç ve tevafuk eseri bilinmezin neşrinde saklı iken kâinatın sırları
ve ulu Rabbime şükürler olsun ki…
Gerisi bende saklı.
Ayaklarım da gerisin geri gitmezken.
Hele ki insan içini ve iyi niyetini
bozmadıktan sonra nasıl ki yolu düştü Hakkın yoluna ve Hakkın Kapısına…
Tek geri çevirmeyen Rabbim ve koruyan
ve kollayan ve evren iken varlıklarımızı kodlayan ve kolalayan bir renk gibi
kolalanmış bir kumaş gibi akışkan ve süzgü ve ölgün düşlerden alıp da başını
yolu insanın İlahi Aşka düşmüşken…