Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
03.07.2024 · 324 · 0 · Tahmini 3 dk okuma
PDF olarak indir

“Çumra'da Trenler Kalkarken Aşık Veysel Çumra'da” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Çumra'da Trenler Kalkarken Aşık Veysel Çumra'da

Çumra'da Trenler Kalkarken Aşık Veysel Çumra'da

     Geçmiş tarihi, yani geçen zamanlar içerisindeki seneleri pek hatırlayamam ama bu senelerin içerisindeki önem arzeden ve beni etkileyen olayları hatırlarım. Bütün bunlar sadece bana mahsus değildir. Hemen hemen hepimizde; aşağı yukarı bu tür huy ve karakter yapıları olasıdır. Çocukluk yılları insanın hatıratında çok büyük anlam ifade eder. Çocukca sevgilerde tüm yürekler verilir, çocukca kalplerde metalik düşünceler olmadığı için, sevgilerin şu yahut bu şekilde çokluğu hususunda bir kıyas yapamazsınız. 3 bulutlu evreden oluşan çocukluk yıllarım Bozkır-Çumra/Konya, Kozan/Adana'da geçti. Çumra'da ilkokuldayken bir gün öğretmenimiz; "Çocuklar Aşık Veysel garajda görmek isterseniz" dedi. Garaj hepimizin bildiği gibi şimdi otomobillerin apartmanların alt katlarında yahut evlerin bahçelerinde şahsa ait özel park yerleri değilde; vatandaşların şehirler arası seyahat ederken, ücretli gidip gelecekleri otobüs biletlerinin satıldığı ve bu otobüslerin güzergahlara kalktıkları yerler. Sonra otomobil ülkemizde o yıllarda kimde var ki? Varsa bile park et bir yere vatandaş geçsin başına imrenerek hayranlıkla onu seyretsin, dursun. Sadece seyreder, değmeye bile cesaret edemez, çünkü o yıllarda otomobiller ülkemizde sadece İstanbul ve diğer büyük kentlerimizde tek tük kişilerde var birde filmlerde görülür. Filmlerde seyrederken, otomobil değil taksi derdik, imrentilerle gözlere zuhur eder, "Ah bide benim olsa" diye iç geçirmelerimiz çok olmuştur. İşte bu yokluk yıllarında, öğretmenimizinde müsadesiyle Aşık Veysel'i görmek için, koşuştuk Çumra'nın bir alanın kerpiç duvarlarla çevrili garaj niteliğindeki okulumuzun (Atatürk İlköğretim Okulu) karşısında bulunan yine kerpiçten yapılı garajın içindeki eğreti yazıhanesine. Şunuda belirteyim sınıfın hepisi değil, kimileri de Aşık Veysel bahanesiyle "Dersi sarma fırsatı bulduk" diye oyun vs. oynamak için, başka taraflara yönlendiler. Ben Veysel'e koşanlardandım. Yazıhaneye vardığımızda, onun şu anlarda medya görsellerinden ve bilhassa belgesellerden ve you-tube kanallarından izleyip çokça gördüğümüz tipik şekliyle o anki görüşümüz de Aynı Veysel görüntüsü karşımızdaydı. Kerpiç yazıhanede, kafasında sembol haline gelmiş, bu haliyle kendine has fiziki bir görünüm oluşturmuş, yarı silindir fötr şapkasıya ilk dikkatimi çekti, sonra içine kaçmış yumulu gözlerini ve arkasından çopur yüzünü, sonrada dut ağacından dediği, şarkılarında, anlatımlarında çok mevzu ettiği o değerli sazını gördüm.Yazıhanede yanında ona yoldaşlık eden 2 kişi daha vardı. Çaylarını içiyorlar ve aynı zamanda da tekmil tüm yazıhane Veysel'in anlatımlarını dinliyorlardı. Ben o yaşlarda Türkçe kitabımızda Aşık Veysel'in "Benim Sadık Yarim Kara Topraktır" şiiri yazılı olsa da, ben onu defalarca okumuş olsam bile, ne anlama geldiklerini bilebilir, nede Aşık Veysel'in, Dünya literatüründe büyük bir değer olduğunun ve öneminin farkında olabilirdim. Bu gün "Atatürke Ağıt" ını ve daha nice eserlerini içimde ürpertiler duyarak, youtube kanallarından dinliyorum. Çocuk yaşlarda gözleri kapanıp, dünyası kararan, sazıyla sözüyle evrenselleşen, bu değerli halk sanatcımızdan, etkilendiğim özellikleri çoktur. Bunlardan hele bir tanesi çok asil ve taktirlere şayandır. İlk karısının kendisini bırakıp kaçacağını konuşmalarından, hâl ve hareketlerinden, davranış biçimlerinden 6. hissiyle tahmin etmesiyle, geceden karısının ayakkabısının içerisine, gittiği yerlerde yokluklar, sıkıntılar çekmesin diye, para koymasını anlatır hayat hikayesini okuyup, öğrendiğimde; tüylerim diken diken olmuş, ona olan hayranlığım kat kat artmıştır. İşte ben buna yürek derim, gerisi koskoca bir masal.. Bu yürekleri şimdilerde aramalara kalksanız sadece çocuklarda bulabilirsiniz. Onların yüreklerinde ummanlara sığmayan sevgiler vardır. Ülkemizde kadınlar katlediliyor, kadınlar bazı kesimler tarafından hiçlik kategorilerinde ve devamlı hor görülüyor, aşağılanıyorlar. Kadınlarını geri planlara alan uluslar asla kalkınamaz ve muassır medeniyetler seviyelerine gelemezler. Bu gün anlıyorumki o gün koşarak görmeye gittiğim Aşık Veysel; meğer sen ne büyük bir değer, ne büyük bir adammışsın. Seneler sonra eserlerini dinledikçe ve o gün Çumra'da seni görmek için garaja gitmemle, bilmeyerek ömrümün en güzel eylemini yapmışım...4/Mayıs-2014 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Çumra'da Trenler Kalkarken Aşık Veysel Çumra'da

Çumra'da Trenler Kalkarken Aşık Veysel Çumra'da

Şerafettin Sorkun Şerafettin Sorkun