
umutlarım durgunluktur
inancım ateşe yağmurdur
boğulan düşlerde ağlayan keman
bir kadeh cennet şerbeti misalisin
anladım ki ben hiç var olmadım
evrenin tozdan oluşan sentezinde
isyankarım yaratılanın gözlerinde
darmadağınım sensizliğin çöllerinde
bir sarhoşu oynadım ve bir ölüyü
felsefenin maskeli tiyatrosunda
perdeler açılınca şiirlerim seni oynarken
seni okur gözlerim kutsallaşmış kitap gibi
hiç yazılmamış bir şiirken
öfkem dünyaya ve evrene
sensizlik ise
metropol sosyetelerinin dudaklarında sakızken
yalancı alkışlarda tanrılaşan oyuncuların gözünde
izleyicilerin gözyaşlarında biriken nefret olurken
bedenini vitrinlerde sunan kadınların gözyaşlarına
ve tenlerine mühürlenen sessizlik gibisin
oynanan tiyatronun en gözde
oyuncususun hüzünlerimin tanrıçası
yüreğiminin ilk ve son ölümü
sen yoksan yalnızlığım sıfırdan oluşan
cansız bir evren
sonsuzluğa genişleyen bir hiçlik misali….