Her Sevdanın Ertesi Veda

Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen 
Hayat hikayesinin 92.bölümü

ümidin eğilişini taşıyor 
susuz kaldığı yeryüzüne 
mavinin yeniden dirileceğinin belgesi olarak 
yürüyor yeryüzünde 
fırtınaların durulacağını söyleyen 
huzur öncesi suskunluk gibi
ak köpüklü sevdaların 
hiç bitmeyeceğine dair 
yemin üstüne yemin

derken
dünya çölünde 
arz soğuğunda
cahiliye karanlığında 
bin kıvılcım olarak tutuşuyor gök 
anestu nara…sevincini 
ağzından insanlığa taşıyor 

ben bir ateş gördüm
sayhasıyla yırtılıyor yalnızlığı insanın
durduğu yerdeyiz şimdi 
bir tutam kor derdindeyiz
belki ısınır buraya diye kalbimiz
ve öteye ısındırıyor elçi bizi 

bir aşina aydınlık hevesindeyiz
belki alışır ruhumuz buraya diye
ancak elçi
sonralara hazırlıyor kalbimizi 
ağyar görür kalbimiz belki

yar ettiğimiz dünyayı da
asıl Yare hasreti yar bilir diye 
la ilahe’nin süpürgesiyle siliyor tutkularımızı 
yırtıyor dar gömleğini varlığın
illa Allah …diye bildikçe
hüsranlı uçurumlardan geri alıyor ayaklarımızı

artık eşyanın sahte avuntusundan çıkma vakti
artık nalınlarımızı soyunup 
Rabbimizin , gel dediği yöne 
yürüme vakti
dünya sürgününden 
kur'an'ın teselli yurduna dönüş vakti 

tuva vadisi
kutsanmış o vadi
Söz'ün ta kendisi 
hece hece 
Benim Ben…
Senin Rabbin.
deyişin sıcağına taşıyor bizi

güzel bir rüyadan sonra 
gülümseyerek uyanmak kadar 
kalbe ferahlık bağışlayan 
kaç nimet bahşedilmiş
güzel rüyaların görüldüğü 
kaç gece nasip olur 
bir ömürde 
bir kula 

karar zamanı şimdi
kendi küllerinde çırpınmadan bir anka
yakmadan kanatlarını kendi ateşinde 
doğuşlar hep bir hayal
var oluşlar 
hep bir yokluk

söylemesek bağrımız
söylesek dudaklarımız kanar
artık şeytan içimizde 
ve öz ülke fitneye tutsak
sınanma bizde
sınanma sözlerimizde 
  
sevgilinin çağında bir sürgün idi fitne
haklıyı haksızdan ayırana kadar 
şehrin duvarlarına hasretle baktı hep
çatladı kale kapıları
ordular istila etti şehirlerimizi 
dalga dalga
akın akın

kimlerden hücum üstüne hücum
künde üstüne kündeler gördük
düşler ve düşüşler tuttu sokak başlarını 
uykusuz türkülerin nakaratlarında 
ağıtlar oldu hasadımız
kentler ecelsiz serüvenler yaşadı 
tarihin gözeneklerinde paramparça

ay ışığının ayarttığı saatlerde 
ilticalara durduk kaç kez de
hani kurşun adımlarla çiğnendik
hayatın orta yerinde 
gecikmiş düşlerimizi tazarruda bulunduk da 
gözlerimizde çığlıklar çoğaldı hani
 
sesine yaslandık gece şarkılarının hani
gönlümüz kör düğümlere tutsak oldu
bir nihanice nigahında 
can verirken milyonlarca ahımız
hani iki gözü iki çeşmeydi
vedasız yolcularımızı bir daha getirmedi 
nedense rüyalar geri

yok…
ümit yok buradan 
yüz vermiyor
sığmıyor insan kalbi şu ufuklara 
yerleşemiyor sevdalar dünyaya 

ayrılıklar parçalıyor vuslatları 
her sevdanın ertesi veda
öyleyse
ötesi var
fazlası olmalı dünyanın
dahası… 
daha daha dahası bekliyor olmalı 
insanı.

*
hz. peygamber'in aynı adı taşıyan 
iki hanımından biri zeyneb bint cahş (r.anha) 
miladi 588 yılında 
mekke'de dünyaya geldi
onun annesi hz. peygamber'in halası 
ümeyme bint abdülmuttalip'tir 

zeyneb bint cahş (r.anha)
hz. peygamber'in hanımları arasında 
islam muhalifleri tarafından 
en fazla dikkat çeken kişidir
onun gerek ilk evliliği
gerekse ikinci evliliği 
değişik şekillerde yorumlanmış 
daima gündemde kalmıştır

rasul-i ekrem (sav) 
azatlısı zeyd b. harise (ra)'yi 
medine'de hz. zeynep bint cahş (r.anha) ile evlendirmişti 
bundaki asıl amaç 
islam dininde müslümanların eşit olduğunu göstermek
azat edilmiş bir kölenin 
hür ve asil bir kadınla evlenebileceğini ispat etmekti 

Allah rasulü (sav) hür bırakılmış bir insanla 
hür insan arasındaki bütün ayrıcalıkları kaldırıp
bu ikisi arasında 
mutlak eşit hakları temin etmeyi istediği gibi 
kölelik hatıralarını da zihinlerden silerek 
onu toplumun saygın bir ferdi haline 
getirmek istiyordu

hz. peygamber arap eşrafından birinin kızı olan 
zeyneb (r.anha)’i azatlı bir köleye 
eş olarak seçerek 
hem yabancılara
hem de özellikle azat edilmiş kölelerin 
şahsiyetine karşı 
hakaret duygusunu ortadan kaldırmayı
hem de özellikle evlilik sırasında görülen 
ailevi taassubu unutturmayı arzu ediyordu

bu sembolik ve anlamlı görev 
hz. peygamber'in azatlısı zeyd (ra)'e verildi
zeyd (ra) o zamana kadar olduğu gibi 
babası olarak kabul ettiği peygamberin kararına 
itirazsız teslim oldu
zeyneb (r.anha) planlanan izdivaca şiddetle itiraz etti 
arap toplumunda böyle bir hadisenin gerçekleşmesi 
mümkün olmamıştı

zeyd (ra) bir köle iken 
zeyneb (r.anha) 
kureyş'in en saygın ailelerinden birine mensuptu 

‘Allah ile peygamberi 
bir iş hakkında hüküm verdikten sonra 
artık inanmış bir kadın ve erkeğe 
o işi kendilerine göre seçme hakkı yoktur
kim Allah'a ve rasulü (sav)'ne karşı gelirse
apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.’ ayeti 
zeyd-zeyneb evliliğini 
her iki taraf için de zorunlu hale getirdi

hz. peygamber'in gerçekleşmesini 
çok arzu ettiği bu evlilikten 
istenilen sonuç elde edilemedi
bir yıl kadar süren bu evlilik hayatı
her iki tarafa da mutluluk getirmedi

zeyneb (r.anha) dindar 
Allah'tan korkan bir kadın olmasına rağmen 
sülalesi, güzelliği ve asaleti ile iftihar ediyor
azatlı bir köle olan kocasına 
iğneleyici sözler söyleyip 
tepeden bakıyordu 

o, akrabasının evine 
bir köle olarak giren bir azatlının 
nikahı altında bulunmayı 
bir türlü hazmedemiyordu 
bu sebeple de her fırsatta 
kocasının kalbini kırıyordu

zeyd (ra), artık buna dayanamadı 
hz. peygamber'e müracaatla 
karısını boşamak istediğini bildirdi
rasulullah (sav) bu durumdan 
çok müteessir oldu
evlenmelerini bizzat kendisi istemişti çünkü

evlilik hayatı çekilmez hale gelen zeyd (ra) de 
rasulullah (sav)'a sık sık giderek gelerek 
boşanmaktan bahsetmeye başladı
Allah rasulü (sav) ise her defasına 
evlatlığına sabır tavsiyesinde bulunuyor
ondan eşinden boşanmamasını istiyordu
ancak ailevi sıkıntı gittikçe büyüyordu
 
bunun üzerine ahzab suresinin 
37. ayeti nazil oldu
‘hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği
senin de iyilikte bulunduğun kimseye
eşini nikahında tut 
ve Allah'tan sakın…diyordun

içinde, 
Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor 
ve insanlardan çekiniyordun
oysa kendisinden çekinmene 
Allah daha layıktı

zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince 
onu seninle evlendirdik ki
eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde
evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda 
mü'minlere bir zorluk olmasın 
Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir’ 

böylece ilahi emirle 
zeyd (r.a.) ile Zeyneb (r.anha) ayrılmış
zeyneb (r.anha) 
Allah rasulü (sav) ile nikahlanmıştır 

zeyneb (r.anha), 
zeyd (ra) ile maslahat temini için 
gerçekleştirmiş olduğu evlilikten 
bu şekilde kurtulmuş oldu
zeyd (ra) de kendisini baştan beri istemeyen bir eşle 
çekilmez hale gelen evliliği 
sürdürme zahmetinden kurtuldu

hz. peygamber, 
zeyneb (r.anha)'i nikahına almakla
müminlerin annelerinin arasına dahil ederek 
onun gönlünü almış oldu
ilahi emirle gerçekleşen bu evlilik 
cahiliye döneminin kötü bir adetini daha 
ortadan kaldırmış oluyordu

böylece hz. peygamber 
hem zeyneb (r.anha)'in
hem de akrabalarının ilk arzuları doğrultusunda 
onunla nikahlanmış oldu

Allah rasulü (sav)'nün 
zeyneb (r.anha)'le evlenmesi 
münafıklar tarafından 
dedikodu yapılmasına sebep oldu

onlar işi o kadar ileri götürdüler ki
muhammed, oğul karısının 
babaya haram olduğunu bildirdiği halde 
kendisi oğlunun hanımını nikahladı
demeye başladılar
Allah Teala 
el-ahzab suresinin 40. ayetini indirdi

‘muhammed, 
erkeklerinizden birinin babası değildir 
fakat o, 
Allah'ın rasulü 
ve peygamberlerin sonuncusudur’

görüldüğü gibi istenilen neticeyi vermese de 
zeyd-zeyneb evliliği
cahiliye döneminde geçerli olan 
toplumda etkisi devam eden evlatlıkların 
gerçek manada oğul kabul edilmeleri 
uygulamasının geçersiz olduğunu 
ispatta öncü bir rol üstlendi

bundan sonra 
babalar evlatlıklarının eşleriyle evlenebileceklerdi
kur'an-ı kerim'in 
el-ahzab suresinin beşinci ayetinde 
şöyle denilmektedir

‘onları(evlatlıklarınızı) babalarının ismiyle çağırın 
bu, Allah katında daha doğrudur
eğer babalarını bilmiyorsanız
o halde (onlar) 
din kardeşleriniz ve dostlarınızdır...’

bunun üzerine 
hz. peygamber'in evlatlığı olan zeyd de
zeyd b. harise diye çağrılmaya 
daha sonraki nesillerce de 
bu isimle anılmaya başlandı
daha önce kendisine 
zeyd b. muhammed deniyordu

zeyd, hz. peygamber'in oğlu değil
evlatlığı idi
onun hanımı olan zeyneb (r.anha) de 
rasulullah (sav)'ın öz gelini değildi

evlatlık müessesesinin 
kur'an emri ile kaldırılmasından sonra 
bunun bir kalıntısı olan 
evlatlık hanımlarının
evlat edinenler tarafından alınamayacağı 
anlayışının da 
kaldırılması gerekiyordu ki
bu ayet yanlış uygulamayı geçersiz kılmıştır

zeyneb (r.anha) 
hz. peygamber'in yakın akrabası 
medine'ye hicret eden 
ilk müslümanlar arasındadır

rasul-i ekrem (sav)'in
zeyneb (r.anha)'i zeyd'le (ra) evlendirmek için 
çok  uğraştı
evliliğin sürmesi için çok gayret sarf etti 
eğer hz. peygamber
zeyneb (r.anha) ile 
daha önce evlenmek isteseydi 
buna kim engel olabilirdi

bu konuda kitaplar hatta piyesler yazmışlardır
piyes yazanlardan biri de voltaire'dir
voltaire, tarihi gerçeklerle 
taban tabana zıt olan bu piyesi yazarken 
papadan iltifat görmüştür.
 
daha önce aforoz edilmişken 
yazdığı bu tiyatro eseri üzerine 
papa tarafından oğlum voltaire diye 
başlayan bir mektup alarak 
papanın iltifatına nail olmuştur

hz. peygamber'le evlendiği zaman 
35 yaşında bulunan 
zeyneb bint cahş (r.anha)'ın düğününde 
rasulullah (sav) büyük bir ziyafet vermişti

bu evlilik sebebiyle hz. zeyneb (r.anha)
rasulullah (sav)'ın diğer kadınlarına karşı övünür 
sizi peygamberle aileleriniz evlendirdi 
halbuki beni yedi kat göklerin üstünden 
Yüce Allah evlendirdi …derdi 

hz. zeyneb (r.anha) 
hz. peygamber'e
diğer hanımlarının sana karşı nazlanamayacağı 
üç şeyle nazlanabilirim demiş
bunlar, senin dedenle benim dedem aynı kişi 
abdülmuttalib olması,
beni sana nikahlayanın Allah olması
aradaki elçinin de 
cebrail aleyhisselam olmasıdır

bir gün hz. peygamber'in huzurunda
ya rasulallah 
Allah'a yemin ederim ki ben
senin diğer eşlerinden biri gibi değilim 
onları, babaları, kardeşleri 
veya aileleri evlendirdi
benden başka
Allah'ın gökte seninle evlendirdiği var mıdır 
diye sormuştur

hz. zeyneb (r.anha)
vallahi ben, peygamberin diğer kadınları gibi değilim
onlar mehir ile evlendiler
onları akrabaları evlendirdi
beni ise Allah, 
kendi elçisi ile evlendirdi
Allah, kur'an benim hakkımda ayet indirdi 
müslümanlar onu okurlar ki
bu ebediyyen değişmez…

ümmü seleme (r.anha) şöyle der
peygamber onu severdi
o, saliha, çokça namaz kılan
oruç tutan ve sadaka veren bir kadındı

enes b. malik (ra)'ten 
şöyle bir rivayet aktarılır
hz. peygamber mescide girdiğinde 
iki direk arasında 
bir ipin çekilmiş olduğunu gördü
bu ip nedir diye sorunca oradakiler
bu, zeyneb'in ipidir
zeyneb namazda ayakta durmaktan yorulunca 
bu ipe tutunur dediler

bunun üzerine hz. peygamber
hayır ibadette böyle güçlük olmaz
bu ipi çözünüz
sizden biriniz zinde ve kuvvetli oldukça 
namazı ayakta kılsın
yorulunca da otursun… buyurdu

zeyneb’in peygamberimiz’le evlendikten sonra 
evli bir kadın olmanın avantajlarıyla 
idare etmek yerine, 
emeğiyle para kazanma konusunda 
ısrarlı olduğu görülüyor

zeyneb elişi yapar, 
onun bedelini yoksullara dağıtırdı 
yoksullara dağıtacağı paranın 
kendi el emeği alın teriyle 
kazanılmış olması konusunda gösterdiği itina 
yüksek ahlakının bir göstergesi olarak görünür

zeyneb’in vefatını duyduğunda 
aişe’nin de şöyle dediği bildiriliyor 
övgüye layık, 
ibadetine düşkün, 
yetim ve dulların sığınağı gitti

zeyneb, maharetli, 
eli işe yatkın bir kadındı 
kullanılacak hale getirdiği deriden eşyalar diker
bununla elde ettiği geliri 
Allah yolunda sadaka olarak dağıtırdı

hz. ömer beytülmal’dan 
hisse olarak ona iki bin dirhem göndermiş 
zeyneb bu parayı aldığında 
hepsini sadaka olarak dağıtmıştı

onun eline geçen parayı 
sadaka olarak dağıttığını öğrenen ömer 
bin dirhem daha göndermiş, 
zeyneb bu bin dirhemi de dağıtmıştı

hicretin yirminci yılında vefat eden 
zeyneb bint cahş (r.anha)
rasulullah (sav)'ın vefatından sonra 
ona kavuşan ilk hanımıydı

vefatında, 
dönemin halifesi olan hz. ömer (ra)
cenaze namazını kıldırdı
o daha sonra medine'de 
baki' mezarlığına defnedildi
vefat ettiği zaman 53 yaşındaydı

redfer

( Her Sevdanın Ertesi Veda başlıklı yazı redfer tarafından 5.02.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu