
Anlamı Bulan Bir Şarkıya Dönüştü
Bir bahar sabahının hafifliğiyle uyandım
ellerime bıraktı sıcacık yüzünü
düşler kadar narin
melodi gibi yumuşak
Parmak uçlarım rüzgârın
yapraktan geçerken fısıldadığı sırları
derimin üzerine işledi
ne dokunuyor ne kayboluyordu
Gözleriyle çizdi siluetimi
nefesiyle üfledi renklerime sıcaklığıyla
tenim onun avuçlarında
bir mevsimin ilk çiçeği gibi açtı
Ruhuna işlenen gölgem
sessizliğin en derin notasına dönüştü
Bir anlık bakışta
kâinatın bütün anlamını bulduğumu hissettim
Parmak uçlarım ışıltılı bir nehir gibi
tenimde süzülerek aşkı anlatıyordu
Her dokunuş sessiz bir fısıltıya dönüşüyor
içimde yankılanıyordu
Zaman ağırlaşmıştı
sanki rüzgârın bile nefesini tuttuğu bir anın içinde
yalnızca ellerinin hafifliği vardı
O sıcaklığa sığındım
bir mevsimin ilk güneşi gibi içimi ısıttı
Avuçlarının kıvrımlarında yol buldum kendime
bir çiçeğin yapraklarına düşen çiğ tanesi gibi
usulca yerleştim
bir tek anın sonsuzluk hissiyle sarıldım
Ve dokunuş büyüyerek anılara dönüştü
zamanın sayfalarına işlenen bir şiir gibi
avuçlarının sıcaklığında şekillendi
Her parmak izi
bir yol haritası misali
tenimde izler bıraktı
ve ben o izleri takip ederek
kendi varlığımı yeniden aşkla
O dokunuşla keşfettim
Sessizlik içindeki o derin nefes
bir fırtına öncesinin huzuru gibi
ruhuma yayıldı
Öylesine nazik öylesine keskin sıcacık yüzü vardı
bütün duyularım bir melodinin notaları gibi
birleştirdi ve tamamlandı
Zamanın dokusunda kaybolan izlerim
avuçlarının kıvrımlarında bir sır gibi açıldı
Dokunuşun geceyle gündüzün birleştiği o sessiz sınırda
bir yıldız gibi aydınlatıyordu etrafımı
Teni rüzgârın en hafif esintisiyle
kelimeler olmadan anlamı bulan bir şarkıya dönüştü
Avuçlarında yankılanan sessizlik
bir yankı gibi içimde çoğaldı
Gözlerimle çizdiğim şekil
parmak uçlarımda yeniden doğdu
ve ben o anın içinde kaybolurken
kendimi aşkın içinde onu buldum.
Fısıltılarla süzülen hislerim
bir masalın unutulmaz cümlesi gibi
zihnimde yer etti ve yankılandı bir melodi gibi