Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Zincir Kırığı

Zincir Kırığı


Ektim ömrümün harap bahçesine
İsyan tohumlarını…
Bilirim,
Bu toprak çatlamış, bu gökyüzü kör,
Bu rüzgâr alaycı.
Ama ben yine de —
İnadına suluyorum o kuraklığı.
Çünkü teslim olmak
Yalnızca ölülerin hakkıdır.

Dünya dediğin ne ki?
Paslı bir kafes,
İçine doğduğumuz o eski tutsaklık.
Duvarları sessizlikle örülmüş,
Kapıları dilsiz,
Anahtarları ise yalanın elinde.

Ben burada —
Duyguların zincirine vurulmuş bir bedenle
Her sabah başkaldırıyorum kadere.
Ve yüreğim,
Parmaklıkların ardından
Bağırıyor:
"Yeter!"
Avazım yettiğince, haykırıyorum:
Ben bu oyunun bir parçası değilim!

Prangalarla doğmuş olabilir bedenim,
Ama ruhum —
Ruhum ölümsüz bir ateştir.
Yakıp geçer zincirleri,
Paramparça eder yazgıyı.

Bir tebessüm bırakıyorum şimdi yüzüme,
İnce bir alayla;
Yaşamak, diyorum,
İsyandır aslında —
Usul usul ölmemeyi seçmektir.

Ve alıp başımı gitmek isteyişlerim var hâlâ,
Diz çökmeden, boyun eğmeden,
Sığınmadan hiçbir gölgelik yalanın altına…
Oralara:

Oralara —
Ruhumun direnişe durduğu,
Kelimelerin silaha dönüştüğü,
Sessizliğin bile baş kaldırdığı,
Benim "ben" olarak var olduğum
O diyarlara.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Zincir Kırığı

Zincir Kırığı

slcn-ylmz slcn-ylmz