Bir elinle ateş verdin
Bir elinle gül
Gel de çöz bu muammayı,
Ateşinden kalan kül
Hangi nazar ehli,
Dokunmuştu dünden zül
Gecelerimden kalan,
Gündüzümde tül

Ezelimden yazılan,
Üzerime birden düşen
Acılardan ilmeğim,
Gülmüyor şimdi gülşen
Uzun ince yollarda,
Aksak topal kalırken
Şimdi açılan kapıdan,
Tatlı biber alırken.

Aynasından görünen
Ya bir deli ya bir meczup
Okkasından pamuk,
Dökülürken zahir mahçup
Aldanıp da inandık,
Aldanmadık kandık
Kuş dilinden lisanı,
Bizler masum sandık.

Sarraf ehli altın okur,
Sarrafı peki kim okur?
Akan dere karışınca,
Irmağı mı dokur?
Ali Cengiz oyunu,
Beyaz siyah sürünür
Bilgeliği parlatan
Haksızlığa mı bürünür?

Yağmur yağar seller akar,
Belki canlar yakar 
Her niyetten doğan olgu,
Muradın şemi yakar
Bilinmezlik içinde
Kömezlik körpe akar
Meçhul Bilge yürü dedi
Uçuruma kim bakar.

Sürüsünde kurt kuzu
Dolaşıyor bir olunca
Gönül halden solup
Gözyaşıyla dolunca
Hangi Bilge saf altın 
Kurtluğunu koyunca
Masum vicdan aldatmasın 
Nefsi ile doyunca.
( Aldanmadık Kandık başlıklı yazı Mehmet Tevfik ELTAS tarafından 26.07.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu