Saçların ağardı, görmüyor musun?
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Ömrün
son demini sürmüyor musun?
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Mecalin
kalmamış, dizlerin tutmaz
Bu
hızlı değişim aklına yatmaz
Her
şeyi kaydeder, zaman unutmaz
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Hakk'ın
istediği iyi bir kul ol!
Hakikate
giden bir kutlu yol ol!
Kökleri
mâzide meyveli dal ol!
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Bir
ömür yaşadın, doldurdun çile
Yürüdüğün
yollar vardı menzile
Aynalar
bir başka geliyor dile
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Gözlerin
seçmiyor, titriyor elin
Bir
deprem sonrası sanki temelin
Kalmadı
dünyada hiçbir emelin
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Bir
ömür akıttın alnından teri
Sönmeye
yüz tutmuş gözünün feri
Vakit
geri dönmez, alınmaz geri
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Güller
küle dönmüş, akıl almıyor
Dünde
yaşananlar güne kalmıyor
Kapılar
sürmeli, kimse çalmıyor
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Gençliğine
dair izler yok oldu
Yokuşa
dayandın, düzler yok oldu
O
şen şakrak, gülen yüzler yok oldu
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Yediğin
yemeğin tadı yok şimdi
Eski
sevdaların adı yok şimdi
Yaşanmışlıkların
yâdı yok şimdi
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Toprak
çağırıyor, duymuyor musun?
İlâhî
çağrıya uymuyor musun?
Bu
derin uykudan aymıyor musun?
Zaman
daralıyor, acele eyle!
Her
şey ayan beyan, ne varsa zahir!
Umutlar
azaldı, yarına dair
Kalem
ne eylesin, neylesin şair?
Zaman
daralıyor, acele eyle!
M. NİHAT MALKOÇ