Bir adım atsam, uçurumdan düşer gibi oluyorum yokluğunda.
Sana uzanan ellerimde hâlâ yalnızlığın kokusu var.
Geceleri, adını sayıkladığım bir kabusla uyanıyorum
Bir zamanlar…
Elimi tuttuğunda, yüreğim ısınırdı.
Bir gülüşünle yeniden hayat bulurdu bedenim.
Şimdi gölgene bile hasretim baktığım heryerde slüetini görür oldu gözlerim
Karanlık çöktüğünde korkularımla başbaşa kalıyorum.
Bir köşe başından ansızın çıkıp geleceksin sanıyorum.
Ama gelmiyorsun.
Bekleyişlerimi bile terk etti gözlerin.
Sesini, kokunu,
avuçlarımdaki sıcaklığını arıyorum.
Bir şarkı çalıyor kulaklarımda;
her notası senin adınla başlayıp,
seninle bitiyor.
Ellerinle sardığın yaralar vardı
şimdi yokluğunda yeniden kanıyor.
Bir zamanlar biz vardık;
ilk heyecan, ilk buluşma,
ilk öpüş ve ilk göz göze geldiğimiz anlar vardı…
Şimdi yalnızca anılarda kaldı hiç yaşanmamış gibi.
Sensiz geçen her sabah biraz daha eksiliyorum.
Yokluğunda unutuyorum ben;
Nasıl nefes alınır, nasıl konuşulur
Bazı acıların önünde kelimeler susuyor.
Ruh bedeni terkediyor sanki,
Ben hâlâ…
Sana yeniden başlamayı istiyorum.
Eksik kalan cümleleri,
yarım kalan hikâyemizi ve ben
Seninle tamamlanmak istiyorum.
Ve en sonunda,
ilk günkü kadar yalın bir kelimeye dönüyorum:
Özledim...