Bir gün ansızın gideceğim senden,
Bir gün ansızın terk edeceğim seni.
Yokluğumun acısı bir bıçak gibi,
Saplanacak o an yüreğine.
En çok geceleri üşüdüğünde anlayacaksın,
Üzerine karlar yağdığında, yalnızlığına ağlayacaksın.
Ne zaman aklına gelsem,
Eski albümlerdeki hatıralara sarılacaksın.
Bir tek saç telime dahi hasret kalacaksın,
Gidişim depremler gibi sarsacak seni.
Pişmanlıklar, keşkeler içini kemirecek;
Ama ne fayda...
Bir avuç mutluluk dileneceksin,
Gözlerin her yerde beni arayacak.
Duyduğun her ses vicdanını sızlatacak,
Zincire vurulmuş gibi hissedeceksin.
Sıkışıp kaldığın o karanlıktan çıkmak için,
Çaresizce rüyalara dalacaksın.
Geriye dönmek istesen de,
Yolların kapanacak o kör kuyuda.
Her köşe başında beni soracak gözlerin,
Dudaklarında asılı kalacak ismim.
Ben çoktan başka mevsimlere göçmüş olacağım;
Yalnızca bir hayal, bir gölge olacak resmim.
Gözlerin kapıda, kulağın seste,
Bir mucize bekleyeceksin beyhude.
Ben o kapıdan son kez çıktığımda,
Kıyametin kopacak bu sessiz şehirde.
Sonra bir akşam vakti hüzün çöktüğünde,
Yüreğinde ince bir sızı duyacaksın.
“Keşke…” diyeceksin ama nafile;
Yalnızlığınla baş başa kalacaksın.
SİLEZYA
(
Keşke başlıklı yazı
Silezya tarafından
12.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.