Sakine Nine

Bir bayram sabahıydı,
gökyüzü, eski bir mendil gibi katlanmıştı pencereye.
Sakine Nine,
göğsünde bir çınar yaprağı gibi titreyen bekleyişle
oturuyordu zamanın ucuna.

Ev,
bir zamanlar çocuk sesleriyle dolmuştu—
şimdi duvarlar,
yalnızca saat tik taklarını yankılıyor.
Her tik: “Gelmediler.”
Her tak: “Yine gelmediler.”

Kına değil artık ellerinde,
zamanın pası.
Baklava değil tepsisinde,
anıların kırıntısı.
Sarma değil tabaklarında,
dilsiz bir özür gibi sarılmış suskunluk.

Sakine Nine,
bir çiçek gibi açmıştı sabaha,
ama rüzgâr,
hep başkasının balkonuna uğruyordu.
Bir simitçi geçseydi belki,
belki bir ses olurdu,
belki bir “merhaba” düşerdi avlusuna.

Fotoğraflar albümde değil artık,
gözlerinin içindeydi.
Her göz kırpışı,
bir kareyi siler gibi.
Nergis’in gülüşü,
bir kuştu eskiden,
şimdi kafeste suskun.

Telefon çaldı.
Ses değil,
bir boşluk aktı ahizeye.
“Bayramınız kutlu olsun.”
Kutlu mu gerçekten?
Kutluysa neden bu kadar eksik?

Sakine Nine,
bir dua gibi diz çöktü yalnızlığa.
“Ben gelemem,” dedi,
“siz gelin.”
Ama kimse duymadı,
çünkü sessizlik,
en kalabalık yankıdır bazen.

*SEVGİ ŞAİRİ




( Sakine Nine başlıklı yazı NEJAT HOCA tarafından 17.09.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu