🌊 MAVİ ÜÇLEMESİ
---
1. Mavide Saklı Kadın
Kadın, gerçek sevgiyi hiçbir insanda, hiçbir kelimede, hiçbir vaatte bulamaz.
Onun sevgisi bir renkte saklıdır — mavide.
Çünkü mavi, yalnızca bir renk değildir;
mavi, nefes almaktır. Gökyüzünün sonsuzluğu, denizin derinliği, rüzgârın serinliği…
Hepsi aynı tonda buluşur: özgürlüğün tonunda.
Kadın, bayramı olmadan da kutlar yaşamı.
Kahvesini yalnız içer ama düşlerinde evrenler kurar.
Kimseden beklemez sevgiyi, çünkü bilir: gerçek sevgi, ruhun özgürlüğe kavuştuğu anda doğar.
Ve o an maviye dokunur.
Maviye her baktığında kalbinde bir kıpırtı olur —
belki aşkın, belki barışın, belki kendiyle nihayet tanışmanın kıpırtısı.
İşte o an, kimseye ait olmayan bir kadının kalbinde mavi yankılanır.
Bu da belki lüksün değil, “bilakiyaz”ın adıdır:
yazılmamış kader, tanımlanmamış mutluluk, özgürlüğün kendi şiiri.
---
2. Maviye Âşık Kadın
Her şeyin çıkar, menfaat ve gösterişle ölçüldüğü zamanlarda, insan kalmak cesaret ister.
Sevgi artık bir pazarlık gibidir; dostluklar hesapla kurulmuş, iyilikler alkış bekler.
Ama bir kadın vardır — tüm bunların ortasında hâlâ sade, saf ve karşılıksız bir sevgiye inanır.
O kadın, insanı olduğu gibi sever.
Ne dilin önemi vardır onun için, ne dinin, ne de mesafenin.
Bir tebessüm yeter bazen, bir sessizlik bile anlaşma olur onun dilinde.
Ve tam da bu yüzden, maviye âşık olur.
Çünkü mavi, hiçbir insanın tekelinde olmayan tek renktir.
Ne çıkar bilir, ne sahiplenmeyi, ne yargıyı.
Mavi sadece vardır — gökte, denizde, kalpte.
Ve kadın bunu anladığında, ruhu özgürleşir.
Maviye âşık olduktan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
Dünyaya aynı gözle bakmaz, insanlara aynı duyguyla dokunmaz.
Sevgi onun için bir kişide değil, bir varoluşta saklıdır artık.
Aşk, bir renge dönüşür: saf, derin, sonsuz.
O günden sonra kadının gülüşü bile başka parlar.
Sanki içindeki mavi gökyüzüyle aydınlanır her sabah.
Çünkü bilir — özgürlük, sevgi ve huzur aynı renktedir.
Ve o renk mavidir.
---
3. Maviyle Özgürleşen Ruh
Bir sabah, kadın aynaya bakar ve gözlerinin içindeki maviyi fark eder.
Artık o rengi dışarıda aramaz, çünkü mavi içindedir.
Her nefesinde, her kelimesinde, her sessizliğinde...
Maviyle bir olmuştur artık.
O renk, onun korkularını yumuşatır, kalbini sakinleştirir, geçmişinin yaralarını onarır.
Ne unutur, ne de kaçar; sadece kabullenir.
Çünkü mavi, kabullenmenin rengidir.
Bir zamanlar aşkı insan suretinde arayan kadın,
şimdi aşkı bir renkte bulmuştur —
ve o renk ona özgürlüğün kapılarını açmıştır.
Artık kimseye ait değildir; çünkü her şeye aittir.
Gökyüzüne, denize, rüzgâra, kendine...
Her şeyin içinde mavi bir parça vardır.
Ve o parça, kadının kalbinde sonsuza dek yaşamaya devam eder.
Belki dünya hâlâ çıkarın ve menfaatin peşindedir.
Ama o, artık hiçbir şeye kızmaz, hiçbir şeyden korkmaz.
Çünkü bilir: Gerçek aşk, mavi bir ruhta saklıdır.
Ve o mavi, sonsuzdur.