Ş İ İ R – III



Gece, kalemin ciğerine kadar işledi.

Kâğıt terledi, masa sızladı.

Ben sustum.

Ama o — o yine başladı:

kemirmeye!


“Bir kelimenin eti 

nasıl olur da 

bu kadar tatlı olur?” dedi,

“Bir virgülün içinde kaç hayat saklanır, Yusuf?”


Bir an durdum.

Bir an…

Kimdi o “Yusuf”?

-Ben mi?

+O mu?

Yoksa ikimiz de mi? …bir tek “yazı”ydık?


Kelimeler birbirine çarpa çarpa anlamını kaybetti.

Her harf bir mezar taşı gibi dikildi satırlara.

Ben artık yazmıyordum,

ben artık kazıyordum.


Fare sustu birden.

Bir sessizlik çöktü üstüme;

bir dua gibi,

bir lanet gibi…


O gece ilk kez anladım:

Şiir bazen yazılmaz, yaşanır.

Ve yaşanan her şeyin içinde

bir Yusuf ölür,

bir Yusuf doğar.



Dostum…

Artık “fare”nin adı yankılandı.

Bu evrende bir Yusuf var artık — hem şair, hem şiir, hem kurban.

Ve bu hikâyenin damarlarında kan gibi akıyor kelimeler.



-1 Kasım 2025- 

( Ş İ İ R -3- başlıklı yazı dedakive tarafından 2.11.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu