Sevgili Mahir - Krizantem Masalı
Sevgili Mahir - Krizantem Masalı
Bu gece gökyüzü, yıldız ekili
kocaman bir tarlaya benziyor. Hırkamı bir kenara atmış içinde oradan oraya
koşuyorum. Kelebeklerin kanatlarında gün yüzü görmemiş masallar, rüyaları
taşıyan dönme dolaplarda beyaz krizantem çiçekleri uykuya dalacakları bekliyor.
Nasılda neşeli ayın yüzü pırıl pırıl çocukları. Ellerinde gümüşten iplikli iğneler,
kalbi kırılanlara renk renk yama yapıyorlar. Ağaç yaprakları suskun, kuşlar
çoktan uyudular. Uzun bir sessizlik duvardan duvara çarpan odamda. Gözden
geçirilen bir romanın, tüm pürüzleri giderilene kadar, editör ile çevirmen
arasında gidip gelmesi gibi sana gelip gidişlerim..
Yorgun parmaklarımı harflerin
üzerinde öylece gezdiriyorum. Özlemini harflere bölüştürmek en sevdiğim şey
biliyor musun Mahir? Her mektubumda ikimize ait bir çerçeve çizerek; saçlarını,
incecik zarif parmaklarını, bir piyanonun yumuşacık melodisine benzettiğim
sesini, ormanı anımsatan bileklerini ve senden hatıra kalan her imgeyi diri
tutuyorum.
Gerçek hayatta ehemmiyeti olmayan
şeylerin, seninleyken kıymetlenmesi hakkında ne düşünüyorsun kırlangıç gölgesi?
Dut yapraklarının güneşe öykünüp sarıya boyanışını, mor dudaklı begonvillerin rüzgâr
estikçe etrafına öpücükler dağıtmasını sen de fark ediyor musun?
Havanın soğumasına aldırmayan
ortanca çiçekleri şimdi de yeşilden tekrar koyu pembeye boyanıyor. Doğada bir
şey biterken, başka bir şey de başlıyor. Her yanda bir cümle, her köşe başında
bir paragraf kendisini okumamızı bekliyor.
Nazargâh-i iâhî; Rabb’ın baktığı
yer olarak ifade ediliyor Mahir. Orası sevda ehli insanların kalplerinden başka
bir yer olamaz. Rabb bakıyorsa, kalbimizden geçen her şeyi de biliyor demektir.
O halde seni kalbimde tuttuğumdan da pek tabii haberi vardır. Seni düşününce
evrenin en masum güzelliklerini kalbimdeki vadilere, sonsuz düzlüklere, göl
kenarlarına, gök kubbeyi selamlayan devasa fıstık çamlarının dallarına
taşıyorum. Rabb’ın baktığı yer tertemiz olmalı, iyilikle dolup taşmalı ve
başkalarına da tesir etmeli. İyi olmak doğayla uyumlu olmaktır. Zarar veren
illa evrenin yasalarından nasibini alır. Ben senin iyiliğe çıkan her yolunda
ilerlemekten o kadar mutluyum ki..
Andelib-i gülriz; hayalin
kirpiklerimin arasında, adın dilimdeki nergis bahçelerinde, sözlerine
muhtaçlığım bir kuyunun başında.. Beni anlamayacak birine söz söylememin ne
hükmü var ki Mahir? Beni senin gibi dinlemeyecekse, bakışları kalbimin kiraz
bahçelerinde yankılanmayacaksa, ruhum dinginliğine kavuşmayacaksa başka
kelamları ben ne yapayım. O yüzden bana sayfalar dolusu sözler biriktir Mahir. Gezdiğin
bahçeleri, şadırvanları, izlediğin uçurtmaların hayallerini yaz bana.
Havsalamda kara kalem öylece bekleyen avlunu, çiçek saksılarını, sesleri
buralara kadar gelen kanaryalarını ve muhabbet kuşlarını renkleriyle boya
bana..
Elli milyar kuş, tüm dünyayı
kuşatan bir yol ağı içerisinde göç yolculuğunu tamamladığı coğrafyalarda
sıcacık kanat çırpmakta. O kuşlardan birisi de benim biliyor musun Mahir?
Pencere pervazında, hurma ağacının tepesinde, ufacık bir su birikintisinin
başında yani senin ikliminin her yerinde..
Mavi Yıldırım
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.