Ben Kaldım O Issız Çöllerde
Yok, muydu o giderken söyleyecek sözün
Nerelere bakıyordu o görmeyen gözün
Oturamadın sen o gönül denilen sofraya
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Bir fincanlık aklınla o anda sarhoş gibiydin
Meyhaneden çıkmayan ayyaş gibiydin
Nasılsa beni sever beni bu halimle dedin
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Şimdi bahaneleri bıraktım viran ildeyim
Ürettiğin bahanelere yok çözüm diyenim
Üzüm bahçesinde üzüm kalmadı bilenim
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Baykuşlar öter başında artık farkına var
Bu nedenle bu dünyan oluyor sana dar
Gençlik çağında başına da yağmış kar
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Yollara düştüm yol bilmez bir seyyah gibiydim
Kendi gölgemle kavgalı
bir ayaz gibiydim
Sözlerin tükenmişti
gönlün de ölmüş gibiydim
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Kervanlar geçti ben kaldım o ıssız çöllerde
Bir damla su bulamadım yanıldım sevdalarda
Sözlerim erimedi dondu
buzlu dilimde
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Gönül aynasında silindi nefsimin sureti
Hakikate açıldı artık gizli gönül hikmeti
Arif olan bilir bu yolun varılacak nihayeti
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Karanlık gecede doğar bir ışık
Hak yolunda yürür derviş âşık
Nefis yüzünü siler gönül olur açık
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Kalbin kapısında çalar ezel sesi
Arif olan duyar bilir bu nefesi
Her söz bir dua her nefes bir hevesi
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Yıldızlar söner ay da kararır
Hak nuruyla gönül yeniden aydınlanır
Aşkın ateşiyle kul secdeye varır
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Bir siyah fon gibi dünya kapanır
Hakikat aynası gönülde açılır
Her şey fani baki olan anlaşılır
Şimdi yoktur senin de bakılacak bir yüzün
Mehmet Aluç