R A S T G E L E
Bir sabah
hiç planım yokken
uyandım hayata.
Saatin suçu yoktu,
ben geç kalmıştım kendime.
Perde aralığından sızan ışık
ne iyiydi
ne kötü;
sadece vardı.
Bazı şeyler gibi.
Rastgele sevdim seni.
Öyle büyük laflarla değil,
küçük alışkanlıklarla.
Aynı fincandan kahve içmek mesela.
Aynı sessizlikte durmak.
Sonra
rastgele kırıldım.
Çünkü insan
en çok hazırlıksızken inciniyor.
Sokakta yürürken
bir düşünce çarptı omzuma.
Pardon bile demedi.
Ben dedim.
Alışkanlık işte.
Bir kedi geçti önümden.
Ne simgeydi
ne mesaj.
Sadece kedi.
Keşke bazı insanlar da
bu kadar iddiasız olabilseydi.
Hayat
bana hiç soru sormadan
cevaplar verdi bugün.
Bazılarını beğendim,
bazılarını cebime koyup
ileride üzülmek üzere sakladım.
Bir kelime düştü ağzımdan:
“Keşke.”
Rastgeleydi.
Ama yere düşerken
çok ses çıkardı.
Akşam oldu.
Gökyüzü bir şey anlatmadı bana.
Ben de zorlamadım.
Çünkü;
Her suskunluk
anlam istemez bazen.
Sabah olmak üzere…
Şimdi buradayım.
Bu şiirin içinde.
Ne başı çok iddialı
ne sonu ders verir gibi.
Rastgele yazıldı.
Rastgele okunsun.
Rastına denk gelsin kime gelirse.
Be rast gele!
Çünkü bazı şiirler
adres sormaz.
Kapıyı çalar
ve açan olursa
içeri girer.
Be rast gele!
13 Ocak 2026
Yazarın
Önceki Yazısı