SIRADAKİ ŞİİR (1)
Bu şiir
öncekilerden sonra geldi.
O yüzden biraz mahcup.
Biraz aceleci.
Biraz da
“ben de varım” der gibi.
Ne büyük bir derdi var
ne de dünyayı kurtaracak hevesi.
Sadece sırada bekliyor.
Bir numara almış gibi hayattan.
Elinde bir bardak çay.
Soğumuş.
Ama içilebilir hâlâ.
Bu şiir
bağırmayacak.
Çünkü bağıran çok.
Fısıldamayacak da.
Çünkü fısıltı bile yoruyor bazen.
Orta sesle konuşacak.
İnsanın kendine konuştuğu tonla.
İçinde
yarım kalmış cümleler var.
Nokta koymaya üşendiğim.
Üç nokta bırakıp
“sonra bakarız” dediğim.
Bir kelime var mesela,
yerini arıyor.
Bulamazsa
yan cümlede oturacak.
Bu şiir
kimseye ders vermeyecek.
Kimseyi de aklamayacak.
Sadece
“ben buradaydım” diyecek.
Belki biri okurken
“işte bu!” demeyecek.
Ama
“tam benlik” yahut “tanıdık” diyecek.
O da yeter.
Sonunda büyük bir söz yok.
Final …yok.
Alkış mı? …yok.
Zaten
her şey bitince gelen sessizlik
en gerçek kapanış.
Şimdi sırada bu şiir vardı.
Yazıldı.
Okundu.
Geçti.
Gitti.
Sıradaki…
Şiirim ise…
Sırasını bekliyor.
Ve şair
Bu geceyi çok sevdi.
13 Ocak 2026