Yitik Ya Da Yenik Değil Asla...
Hangi düş’ ün sağanağına
yakalanmıştım tam da düştüm derken…
Sözcüklere kapılan bir havari
Aşkla yıkanan derdest şiirleri
Çocuğum bilmiştim ömrün azadesi
Kıyama durduğum her gün her an ve
ölüm:
Birlik dirlik ifadesi bildiğim şiirin
kalesi yüreğimin âşık kalemi
Huda’m ve ben:
Tanrısız sıfatlara sığınan onca
beşeri
Düşmediği kadar dilimden
El-Fatiha’nın hikmeti
Göktü kopacak kıyametin öncesinde
Öğüren insan izleklerinin dinmek
bilmeyen öfkesinde
Ve nicesi sırıtan
Ölü çocukların bedeninden
Azade yüreklerin eleminden
Prim yapan kavruk ruhlar cehennemi.
Oysaki bildirgesi aşk
Uzamında yaşamın yâd ettiğimiz
erdiğimiz her gün her şafak
Beyhude hayallerle oyalanmak bile
yasak:
Atıl yüreklerin atığında
Batık diyarların endamında
Savrulan küpeştesi onca şiirin
Yazılmayı bekleyen güftesi.
Hazzın değil de haizi olduklarımızın
şükrüne doymasaydık, ya!
Hası sevginin, vurduğu kadar ölü
balinalar gibi
Ah, Dağıstan kıyılarına
Mendebur iblis onca müridi
Saf kan s/afiyetin eşrafı
Özüne sadık haritalar çizilesi
Ve işte tüm surelerin
Ve işte tüm suretlerin ötesi…
Kazık mı kakacaktın, ey, sen insan?
Meşrebi geniş yollarda savrulsan ne
ki
Ömrünü heba ettiğin para pulun uğruna
Bir de savunduğundur haysiyetin ve
sevdan
Bilmediğin kadar nefretine binaen
Ziyan olmadı mı onca insan?
Ah, melankoli…
Terk-i diyar edeli bilinmezi…
Ah, hicreti gönlün
Devşirme uyduruk sevgilerle
geçirdiğin ömrün…
Bir hazan bir bahar
Söyle o zaman, neden gözünün üstünde
kaşın var?
Haleti ruhiyesi şu devranın
Yüreklerin kubbesi dinmez iken ey
insan, saltanatın…
Kükreyendir kader ve İlah
Azabına yenik düşeceksin illa ki…
Ve o minval
Ve o soyutlanmış güzel insanlar ve
çocuklar
Ölülerin ardından dahi savrulan
salvolar
Zemheri değildir yüreğimin tutsaklığı
Ne de zanlardır tutuşan yalanların
peşi sıra gelecektir sıra sana da
Öykündüğümüz o güzel masallar nerede
şimdi?
Ya, ellerimizle öldürdüğümüz
masumiyet ve sevi dili ve rehberi?
Endamı yitik olsa ne ki ömrün?
Yaşadığını bilir insan
Yaşatılacağı kadar da bunca acının
Açtığı kalbidir elbet sadece Rabbi ve
melekler kadar sabi eşrafı
Bir gün bir de küt küt atan kalbin
israfı
Değil elbet sevgi varsa yoksa ruhun
ve huzurun yoldaşı
Aşkla ihya edilesi ve çeken bunca
eziyeti
Ne uğruna değil
Saklı tuttuğun umudunla ruhunla
Kayıp addedilse ne ki?
Garbın isyanı
Şarkın serenadı
Kazanım babında tecelli edene
sadıktır seven yüreğin esvabı
Yitik ya da yenik değil asla
İnsan hırkasının yamasıyla dahi gurur
duyar
Yaşadığı kadar yaşattığı hayatı
alnının akıyla…
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.