Bir bahar günü,
çiçek açarken
Nemrut Dağı sırtıma bindi.
İşte o an hüzne bulandım,
yangınlardan sızan kızıl bir geceydi içim.
Bir adım attım — yer ürperdi,
bir söz söyledim — rüzgâr sustu.
İçimde kırık dökük umutlar,
bacasız bir evde üşüyen bir çocuk gibi;
suskunluğumla kaldım.
Yol uzundu,
gözlerim değil — yıllarım yorgundu.
Ne bir ses geldi,
ne de karanlığı dövecek merhemden ışık.
Yürüdüm,
umudu sabırla kol kola alarak.
Her gecenin şafağı
güneşi doğurandı.
Doğmak var ya —
ahh, yeniden, yeniden doğmak…
Umudu tut, al yeşil baharlardan,
bak — duruyor karşında.
İşte sevgin
ellerinde açan bir buket şimdi.
Yeni gün perdesini aralarken,
aşk için —
inadına, inadına yürüdüm.
Umutlarımdan doğan hayallerle
bir düş gemisine bindim.
Ummanları dolandım,
kendi iç limanıma vardım.
Gökkuşağı renginde bir seremoni: papatya,
mavi bulut tonunda ömrü kısa kelebek.
Mor dağların zirvesinde
yalnız görünen adam —
sessizliğin omzunda
yıllar yük olsa da gülden inci  yüzümdeydi.
Toprak ana
göğsünden beyaz sütünü bıraktı.
İnsan yaralı değil miydi,
doymayı  bilmiyordu
Sarı çiçek güneşten gülünü gösterirken
ateşin kırmızısı
gül yaprağında duruyordu.
Ben karanlıkları
gülşen yapan, geçendim.
Düş gemisi limana yanaşsa da bilirdim ki:
"İnsan,
en çok kendisine
yolcuydu..."
( Yoldaki Seyir başlıklı yazı Mehmet Tevfik ELTAS tarafından 24.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu