Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 2 Bölüm

Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 2 Bölüm


40  Mealin  38’inde  olmadığı  halde  iki  mealde  Maide suresinin  55.  Ayeti  şöyle  manalandırılmıştı:

‘’Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rükû’ halinde zekât verirler. ‘’

Evet,  rükudayken  zekat  veren  birinden  bahsediliyordu  bu  meallerde.  Ancak  hemen  belirtelim  Ahmet  Hulusi  de  Elmalılı  Hamdi  Yazır  da  kendi  kafalarından  uydurmuyorlardı  zira  bu ‘’ rüku  halinde  zekat  verirler  ‘’  olayı  Taberi’nin  Cami ül  Beyan  adlı  eserinde  de  Razî’nin 
Mefâtîhu’i-Ğayb adlı  eserinde  de  ve  daha  pek  çok  kaynakta  var  olan  bir  şeydi.

O  halde  gelin  bu  olayın  hikayesini  o  kaynakların  bize  aktardığı  şekliyle  ele  alalım.

Bahsini  ettiğimiz  kaynaklarda  Peygamber  sahabelerinden  Ebuzer,  yemin  ederek  anlatır:

‘’  Bir  gün  Hz.  Ali  mescitte  namaz kılarken  yanına  bir  yoksul  geldi ve  Hz.  Ali’nin  namaz  kıldığını  gördüğü  halde  ondan  sadaka diledi.  Hz.  Ali  o  sırada  rükudaydı.  Parmağını  kaldırdı  ve  parmağındaki  yüzüğü  işaret  etti.  Dilenci,  Hz.  Ali  rükudayken, parmağındaki  yüzüğü  aldı. Bunu  Hz.  Peygamber (S.A.S)  de  görmüştü  ve ellerini  açıp  Allah’a  dua  etti ‘’  Ey  Allah’ım  Musa’yı  nasıl  ki  kardeşi  Harun  ile  güçlü  kıldıysan  beni  de Ali  ile  güçlü  kıl’’  dedi.  İşte  o  anda  da Maide  Suresinin  55.  Ayeti  ayeti nazil  oldu: 
‘’Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rükû’ halinde zekât verirler. ‘’

 Sizin  veliniz---Sizin  halifeniz---rüku  halinde  zekat  verir---

Rüku  halinde  zekat  veren  Hz.  Ali’dir. Sizin veliniz yani  halifeniz  Hz.  Ali’dir.

Evet,  Kur’an’ı  bir  efsane  ya  da  hikayeye  dayanarak  yorumlayanlara  göre( Mesela  Abdurrahman  İbni  Mülcem’e  göre) Allah,  Kur’an-ı  Kerimde  açık  açık  Hz.  Ali’nin,  Hz.  Muhammed’den  sonraki  halife  olduğunu  söylemiş  olduğu  halde  Hz.  Ali,  Amr  İbnü’l  As’ın  teşviki,  Muaviye’nin  teklifi  ile  bu  halifelik  mevzuunun  hakemlere  tevdi  edilmesini  kabul  etmiş,  böylece  Allah’ın  hükmünden  şüpheye  düştüğü  için  kafir  olmuştu(hâşâ)

Öte  taraftan  hakemler  olayı  halifelik  mevzuunu  çözeceğine  tam  tersine  iyice  çıkmaza  sokmuş,  İslam  dünyası  parça  parça  bölünmüştü. 

Evet,  hakemler  olayına  döneceğim  tekrar  ama  şu  Abdurrahman  İbni  Mülcem’i  biraz  daha  tanıyalım.

***

‘’Ey Ali ! Sen her türlü ayıptan ve şüpheden uzaksın. Sen dost ve düşmana cömertsin. Sen Aslan’ın çocuğusun.
Sen eski ve gelecek bütün fenleri bilensin. Cesur ve meşhursun. Ey Peygamber (s.a.s)’in vasisi,seni bu makama Allah-u Teala seçti. Her türlü fazlını Kur’ân’da sana verdi.’’


Hz. Ali’nin yanındaki Müslümanlar, göz yaşları ile dinlemekteydiler bu orta yaşı çoktan aşmış kişinin sözlerini. Bu nasıl bir Ali sevgisi, bu nasıl bir Ehl-i Beyt sevdasıydı böyle? İçlerinden hiç biri Ali’yi bu kadar güzel cümlelerle övemezdi. ‘’ Maşallah, Sühanallah, Barekallah’’ Diyerek ve gıpta ile bakıyorlardı o kişiye. Hz. Ali ise sadece hafifçe tebessüm ediyordu.

Daha sonra hafifçe doğruldu Hz.  Ali 

‘’Ben sana nasihat ediyorum zahiri dostluktan; Gizlide ise bana düşman olmaktan.’’  Dedi.

Herkes şaşırmıştı. Zira Hz. Ali bu kişiye ‘’ Senin dostluğun sadece görüntü. Sen aslında bana düşmansın’’ Diyordu.

Adam da şaşırmıştı. Ona olan sevgisinden zerre kadar şüphesi yokken nasıl olur da Ali onun için ‘’Sen benim düşmanımsın’’ Derdi.

Hz. Ali elbette ki bir şeyler biliyor, o sebeple böyle konuşuyordu. Çünkü Resulullah hayattayken Ehl-i Beytini
tüm Müslümanlara emanet ettiği halde kendi ölümünden sonra onların başına gelecekleri tek tek söylemişti.

Ali için ‘’ Sakalını senin kanınla ıslatacak’’ Diye tam karşısında oturup şimdi ona methiyeler düzen kişiyi yani Abdurrahman İbni Mülcem’i işaret etmişti.

Abdurrahman İbn-i Mülcem elini alnında gezdirdi. Secde etmekten nasır bağlamıştı alnı. Avuçları, dizleri hep nasır bağlamıştı secde etmekten. Hayretle sordu.

-Ben mi? Ben mi seni öldüreceğim? Bu nasıl olur ya Ali ! Madem ki öyle bir şüphe var, o halde öldür beni.

Abdurrahman İbni Mülcem ‘’ Ya Ali ! Öyle bir şüphe varsa öldür beni’’ Derken gerçekten de son derece samimiydi. Sözlerinde en ufak bir riya yoktu.

Hz. Ali sustu önce

İbn-i Mülcem tekrar etti

- O halde emret de beni öldürsünler.

Sahabeler ayağa kalmışlar onlar da ‘’ Evet. Madem ki sana düşman, madem ki seni öldürecek, o halde ondan önce biz onu öldürelim ‘’ Dediler.

Hz. Ali gayet munis bir edayla:

- Bu mümkün değildir. Dinim cinayetten önce kısasa izin vermez. Benim ilmim senin beni öldüreceğini beyan ediyor. Ama dinin hükümleri zahiri amellerle ilgilidir. Senden henüz bir şey görmediğim için şer’i açıdan sana bir şey yapamam.”

Gerçekten  de Hz.  Ali,  661  senesinin  Ramazan  ayının  19.  Günü   Müslümanlara  namaz  kıldırmak  için  mescide  giderken (  ya da  bazı  rivayetlere  göre  namaz  kıldırırken)  arkasından  ‘’  Hüküm  yalnızca  Allah’a  mahsustur  Ya  Ali ‘’  diye bir  haykırış  duydu  ve  hemen  peşinden  Abdurrahman  İbni  Mülcem’in  zehirli  kılıcı,  aynen  Hz.  Peygamber’in  dediği  gibi  beyaz  sakallarını  al  kana  boyamıştı. Sadece  iki  gün  sonra hem bu  kılıç  darbesinin hem  de kılıcın  ucuna  sürülmüş  zehrin  etkisiyle  hayata  gözlerini  yumdu.

****

Peki  İslam  dünyasının  parça  parça  bölünmesine,  dolayısıyla  da  Hz.  Ali’nin  öldürülmesine  sebep  olan Hakemler  Olayı  nasıl  bir  şeydi? 

Onu  da  gelecek  bölümde  anlatalım  inşallah.

FOTOĞRAF:  Hz.  Ali,  Kufe  Mescidindeki  bu  mihrapta  yaralandı,  iki gün  sonra  da  şehid  oldu. 
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 2 Bölüm

Allahın Rızasını Kazanmak İçin Hz Aliyi Öldürmek 2 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber