Düştüğüm Kadar da Hayatın Peşine
Cürüm işleyen bir renktin belki de ey,
sen karanlık…
En çok da kamaşan gözlerime yansıyan
O İlahi Işıltının etkisiyle kendimi bulmaktan da öte ve desturu sözcüklerin,
karanlığın minvalinde dahi her şeyi herkesi net görebildiğim.
Sandıktan çıkan esvaba baktım da
Bir misyondu mademki üstlendiğim
Bir de vizon kürk gibi içimi ısıtan
yaşama sevincim
Gölgemdi katıksız peşimde ve
duyguların
İkbalinde yeşeren yeni bir gün
Ne çatık kaşlı hüsran engel olabildi
alabildiğine büyümeme
Ne de çocuk kalbimden firar etti
masumiyetim
Tasvirler yüklü ruhum
Aşkın küpeştesine yaslanmış mutum
Hacimsiz değil asla ölçüsüz hiç
değil…
Alabildiğine vakur ve gururlu bir
serzenişe
Dokunmak misali olabildiğince tüm
kalplere
Mahzun duruşumu sunmuştum mademki
dünde kaldığı kadar;
Meali umuda dönük bir karnaval misali
Beyanım ve itirazım ve sevda makamım
Gönül tininde arz ettiğim dualarım
Elbet yüreğimi titreten bir mevsimden
dahi çok öte
Suretlerin asılı kaldığı
Yıktığım kadar da tüm duvarları
Mihrabı bak, yine yerindeydi güneşin
Bir mim sanatçısı gibi kalemin
titrettiği yüreğin
Endamına yenik düşen zalimi ve
nefreti
Uzak tuttuğum kadar da kendimden
Asla ihanet etmeyeceğim bir zincir
misali
Ardı ardına eklediğim demet demet
çiçeğin de dinmez kokusu
Solmak ne kelime başımdan savdığım
kadar
Dünde kalan o tutulu nutku
Bak, nasıl da dönüştürmüştü yüce
Mevla:
Hem yazmaya doyamadığım hem de
sevmelere
Coşkuma sirayet eden nice hayali de
Gerçek kılmak adına
Düştüğüm kadar da hayatın peşine
Ne düşkündüm ne cahil ne de yaralı
Kanadığım yerden yamaladığım kadar da
dünde kalan efkârı
Bir teselli hatta daha fazlası
Tecelli eden ırksız ve uyruksuz
güzelliklerin de benden tek ricası
Figanı yitik ise ömrün
Sevdama nakşeden onca örüntünün
Ve işte sarmalında bilinmezin
Servet değerinde neyse kâinatı ve
hayatı sahiplendiğim
Kimi gölge kimi metruk harabe
Firar ettiğim zalim yüreklerde de
yoktu asla tövbe
Sevabımla günahımla Rabbin rızasına
binaen
Ve işte o devran ki:
Aşkla devindiğim
Umudu da hayata pelesenk ettiğim
Mimarisi yarınların mademki hicretim
Devam ettiğim kadar aydınlık yoluma
Ve hibe ettiğim şiirlerden düşen ne
ise payıma
Dişimle tırnağımla ulaştığım insanlık
makamında
Uzağında yeis dolu insanların
fıtratına
Asla yakın durmadığım ve kurulan
tuzaklara
Alabildiğine uzak
Elbet de kursağımdan geçmezken en
küçük haram lokma…
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.