Köpek Kemiği Miydi Yoksa Bir Ermeni Teröristin Kemikleri mi
1958 Yılında başlamıştı her şey.
1958 Yılında Lübnan’ın Başkenti Beyrut’un Burc Hamud Banliyösünde Ermeni- Ekmekçiyan ailesinin bir erkek çocukları dünyaya geldi ve bu çocuğa Levon adını verdiler.
Levon’un aile büyükleri 1915’de yaşanan tehcir sebebiyle Türkiye’den Beyrut’a göç etmiş bir aile idi ve onlar da bu tehciri soykırım olarak anlatmışlardı kendi çocuklarına. Kısacası Levon Ekmekçiyan dünyaya gözlerini açtığı günden beri Ermeni Soykırımı masallarıyla büyümüş, tam bir Türk düşmanı olarak yetişmişti.
Bir Ermeni eğer Türk düşmanı olarak yetişmişse ne yapardı? Tabii ki Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusuna yani kısaca ASALA’ya katılırdı. Levon Ekmekçiyan da öyle yaptı.
Asala 1970’li yıllarda Türk diplomatlarını öldürerek eylemler başlamıştı. 1982 Yılında ise bir toplu katliamla daha çok sesini duyurmak istedi.
7 Ağustos 1982’de Zohrap Sarkisyan ve Levon Ekmekçiyan, Ankara Esenboğa Hava Alanında başladılar yolcuları taramaya. Asıl Hedef zamanın başbakanı Bülent Ulusu idi. Bu saldırıda : Üç Türk polis memuru, üç Türk yolcu, bir Türk havaalanı personeli, bir Amerikalı kadın yolcu ve bir Alman mühendis olmak üzere 9 Kişiyi öldürüp 72 insanı da yaralamışlardı.
Bu kanlı eylem sırasında çıkan çatışmada Zohrap Sarkisyan, vurularak öldürülmüş, Levon Ekmekçiyan ise yaralı ele geçirilmişti. Kendisini ele geçiren polisler ‘’Dokuz kişiyi öldürdün yetmiş kişiyi yaraladın’’ deyince ‘’ Maalesef çok az olmuş’’ diye cevap vermişti.
Daha sonra Mamak Askeri Cezaevine konan Levon Ekmekçiyan’ın yargılanma süreci başladı. Bu süreçte Levon’a birileri ‘’ Pişmanlığını ifade et. Pişman oluğunu söylersen idam edilmezsin. İleride de bir af çıkar yırtarsın ‘’ Deniş olmalı ki ağız değiştirdi.
Evet, ne zaman Ermeni ya da Pkk’lılarla ilgili bir dava olsa karşımıza iki isim çıkardı o günlerde: İHD Başkanı Akın Birdal ve yine İHD Başkanı avukat Eren Keskin
Eren Keskin, Ekmekçiyan ailesinin avukatıydı ve büyük bir ihtimalle Levon’a, ‘’ Ağla-sızla, pişman olduğunu söyle’’ Diyen oydu.
*****
Yıl 1983..Henüz bir kaç aylık evliyim. İlk bebeğimizi bekliyoruz. Devlet memuru olmak dolayısıyla yaşadığımız biraz maddi sıkıntı dışında karı-koca keyfimizi bozacak hiç bir şey yok. Mutluyuz yani.
Mutlu olmasına mutluyuz da bir akşam oturmuş yazılı kağıtlarını okurken baktım eşim içini çeke çeke ağlıyor. Kafamı kaldırdım kağıtlardan . Bizim bayan sulu göz mutlaka tv’de acıklı bir film seyrediyor sanmış ve tv’ye bakmıştım direkt olarak, lakin tv’de haberler vardı. Haberlerde genç biri ’ Yaptıklarımdan çok pişmanım. Ben vurulduğumda bana bir Türk askeri kan verdi hayatta kalmam için...Şu an yaşıyorsam bir Türk askerinin kanıyla yaşıyorum ’ Diyor ve göz yaşları döküyordu.
’ O herif ağlıyor diye sen de mi ağlıyorsun?’ dedim eşime. ’ Ama bak pişman olmuş. Şimdi asacaklarmış onu ’ Diye cevap verdi. Sordum: ’ Onun kim olduğunu biliyor musun?’’ Cevap verdi: Ermeni bir teröristmiş. Ankara’da bir hava alanında silahlı eylem yapıp dokuz kişi öldürmüş’’
Evet, dokuz kişinin katili bir terörist, biraz gözyaşı döktü diye ağlayan, onun idam edilecek olmasına üzülen biziz ama gel gör ki o teröristi idam ettiğimiz için hukuku çiğneyen, insan hayatına değer vermeyen, çile çekmiş insanlarla empati kuramayan, zavallı bir masumun hayatına son veren (!) adi yaratıklar (!) olarak dünyaya lanse edilen yine biziz maalesef.
Neyse…
Levon Ekmekçiyan, yargılanması sonucunda idama mahkum edildi. Ermeni avukatlar ve Türkiye’de hep var olan Ermeni Sevicilere göre yürürlükteki yasalar mucibince pişmanlık belirtenin idam edilmemesi gerekiyordu. Oysa Ekmekçiyan son hızla idama mahkûm edildi ve idam kararı yine son hızla infaz edildi. [ Tabii ki böyle bir yasamız hiç bir zaman olmadı ]
Tam 43 sene önce bugün Milli Güvenlik Konseyi de İdam cezasını onayladı. Yani Ülkücüye de Devrimciye de acımayan Kenan Evren idaresi Levon Ekmekçiyan’a da acımadı ve 28 Ocak 1983’de İdam kararını onayladı, ertesi gün yani 29 Ocak 1983’de idam edildi. İdamı müteakip Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verildi.
Peki yorgan gitti kavga bitti mi ?
Bitmedi.
Her şeyden önce Levon Ekmekçiyan, Türk Ermenileri de dahil Dünya Ermenilerinin ve Türk Devrimcilerinin önemli bir kısmının Devrimci kahramanlarından biri oldu. Adına şiirler yazıldı, şarkılar bestelendi.
Daha sonra 2013 Yılında Levon’un kardeşi Hamparsum Ekmekçiyan, Aile avukatları Eren Keskin vasıtasıyla Levon Ekmekçiyan’ın kemiklerinin o sırada yaşadıkları Paris’e nakledilmesi için girişimde bulundu.
Türk Hükumeti aileye bir sürü bürokratik engeller çıkardı çünkü kemiklerin gönderilmesi ayrı bir dert, gönderilmemesi apayrı bir dertti.
Kemiklerin gönderilmesi niçin dertti az sonra göreceksiniz. Gönderilmemesi durumunda ise bizi Avrupa’da şikayet edilmedik bir mahkeme bırakmayacakları kesindi.
Türkiye nihayet 2016 Yılında Levon Ekmekçiyan’ın diğer kardeşi Dro’nun da müracaatı sonunda kemiklerinin Fransa’ya gönderilmesine izin verdi.
Mezar açıldı, kemikler çıkarıldı ve bir torbaya, torba da bir kutuya konarak aile avukatına teslim edildi.
Sonra?
Sonra Kemikler Paris’e götürüldü ve aynen Türk Hükümetinin korktuğu başına geldi.
Kemikler Paris’e götürüldükten sonra bu sefer de ‘’ Bu kemikler Levon Ekmekçiyan’a ait değil. Bu kemikler bir Rum kadına ve bir köpeğe ait kemiklerdir’’ Yaygarası başladı.
Yahu köpek kemiği neyse de o kemiklerin bir Rum kadına ait olduğunu nasıl anladılar ki?
Neyse… Adamların/kadınların öylesine bir ikna kabiliyetleri var ki ‘’ Levon Ekmekçiyan Esenboğa Havaalanında kağıt mendil satan fakir bir Ermeni genciydi. Hayatında karınca incitmekten bile çekinirdi. Faşist Türk polisi onun Ermeni olduğunu öğrenince hemen silahlarına davranıp yaraladılar; sonra da alakası olmadığı olaylarla suçlayıp idam ettiler’’ Deseler inanacak milyonlarca insan var maalesef.
Peki Paris’e giden o kemikler köpek kemiği miydi yoksa Levon Ekmekçiyan’ın kemikleri miydi?
Bence hiç farketmiyor. Hatta köpek kemiği daha evladır bana göre çünkü bildiğim, tanıdığım hiç bir köpek dokuz kişinin katili olmamıştır.
Köpek Kemiği Miydi Yoksa Bir Ermeni Teröristin Kemikleri mi başlıklı yazı Sami Biber tarafından
28.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.