Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 6.02.2026
Düşlemsel idi yazgı düzlemsel değil
düş ürünü.
Ve tüm öğretiler eş güdümlü mermi
gibi ruhu istikamet edinen oysaki beyin gücü ile ve de beyin göçü ile emiyorduk
bilgiyi.
Hatmedilen ne varsa bazen
hazmedilmeyi bekleyen iğnelemeler ve fitne fücur fesat göğün rahmetini içine
çekmektense yerkürenin atıkları ile kara ruhların nemalandığı…
Bir saltanat ki sorma gitsin.
Bir rehavet ki çöreklenen akla zarar.
Hidayeti yoldaş bilenden korkma sen
yine de her insana inanma kanma.
Göğün mensubu bir bulut günü uyutup
da geldi başucuma önce beyaz sonra gri ve işte nasıl da nasıl da boşalttı
içini.
Nemli gözleri meleklerin gel gör ki
herkesin aynı oranda hissetmediği…
Gölgelenen sevgi ve iyilik aşkın
mensubu nice güzellik ve esinti.
Başa aldım ömrü olmadı.
Boş verdim içime sinmedi.
Ben de o zaman baş verdim: umut umut
imge imge şiir olup demlendim.
Sancılandım ama ölmedim.
Sevdim lakin sevilmedim:
Asla da pes etmedim öyle ki es, dahi
vermeden artık hangi uykucu hangi köftehor ise esneyen uykumu kovdum buyur
ettim aydınlığı gece iken soytarı gündüz belledim mehtap ışığını çünkü ben
Yıldız idim hatta güneş ve nasıl da sıvandım balçıkla:
Üstüm başım zift alnım da kara
ellerim yağlı ve çamurlu oysaki az evvel hamur yoğurmuştum:
Muştalandım.
Köteklendim.
Küstüm ama kendime.
Kastım yine kendimi ölürcesine.
Zamlandı her şey ucuzladı insanlık.
Zanlandı her hücrem her ilik hem
nöron her damar öyle ki tıkandım nasıl da tökezledim ama:
Yeniden kalktım ayağa öyle ki koştum
öyle ki uçtum çünkü ben zarif ve asi/l bir kuş idim.
Açmaza girdim.
Açamadım kapıları.
Her biri kilitli ve tek bir yol vardı
ulaşmam gereken bana işaret eden tek de bir kapı bilip bilmeden kilitli midir
değil midir koştum tüm hızımla ve erdim O ‘nun Makamına:
Kapı zorlanır sandım.
Ne de olsa tüm kapı anahtarları zorbanın
cebindeydi.
Ve kapı her nasılsa zorlanmadı
öylesine bir açıldı ki…
Huzur idi hissettiğim gözlerim
kamaştı ama seçemedim.
Sevdiğim kadar sevilmeyi dilemişken…
Ve o rüzgârla eşleştim:
Çünkü ben Rüzgârın Asi/l kızıydım.
İçtim zemzemi.
İçtim zehir imiş dostun elinden
içtiğim.
Zamk idi kimisi yapışan yakama ve
onuruma ve namusuma ve haysiyetime laf gelemez iken hamt ettim ve o zamk dolu
mendebur halt etti kimdi kimdim kimse ise kindar artık kim ise diğerinden
beter…
Ve açtım usulca.
Açtım çünkü ben Çiçek idim çünkü ben
Gül, idim ve yeryüzünde beni Gül, diye çağıran tek insanı en kutsal varlığımı,
canımı, cananımı toprağa vermiştim bir hazan gecesi.
Hüznümle sakit.
Demem o ki: ansızın da teşrif edecek o
v/akit kavuşmamıza delalet gel gör ki…
Daha zamanı vardı gitmeme.
Daha çok işim vardı başımdan aşkın…
Tüm telaşım ve tüm heyecanım ve tüm
de inancım elbet tümden gelen elbet tüme varım:
Çünkü ben vardım.
Hepimiz bir vardık bir yok…
Yok etmeye kim ise niyetli iken beni
nasip etmeyeceğini de biliyordum Allah katında Allah nezdinde Rabbin indinde.
Ben vardım illa ki de var olacaktım.
Yok olması gerekenleri çoktan Rabbime
de havale etmişken…
Ve o kara toprak biricik yârimi
benden alan…
Islanmışken haylice.
İsraf etmişken de ömrünü, tüm
sevdiklerine ve biricik ailesine…
Çiçek idim.
Bir Yıldız.
Ve de Güneş…
Daha solmama…
Daha kaymama…
Daha da batmama o kadar çok vakit
vardı ki Rabbin indinde Rabbin izniyle…
İçtimada idim ve de nöbette ve bakaya
kalan tüm kurşun askerlerimi bir bir dizdim yüreğimle ne de olsa benim mermim:
Hakkaniyet ve umut idi elbet doğrudan
dürüstlükten de asla ve asla ödün vermediğim taviz vermeyeceğim…
Çünkü ben annemin kızıydım ilk göz
ağrısı…