
Eş güdümlü ruhlar merhalesi kapışan
göğün kopuk santral durağı ve o hengâme ki aslında içinde saklı numerik
fısıltıların her kokladığında ölüm meleği ruhu ve derdest edilmiş bedenlerin de
olmadı asla umurunda ne de olsa taptıkları soytarı nefsi: bazen sapkın bazen
ayrık düşler görülesi ve umarsız cahil tayfası az sonra olası olsa bile kopacak
kıyametin öncüsü ve işte hattan düştü insan ve vicdan…
Elem kuşağı göğün Nemrut Dağı
Sözcüklerse adeta birer yağız
delikanlı
Bölüp de bölüştürmek varken sevgiyi ve
rızkı
Ölen ruhların akıbeti
Kim ise yolcu kim ise artık hancı
Çocuklar mazlum: nasıl da ürkek ve
yabancı
Gözlerle bakmaktalar eşrafına
Bir cümbüş
Bir tufan
Bir de asaletin kaybı
Sözcüklerin garbı
Yalnızlığın şark çıbanı
Hazan ertesi
Ertelenmiş ne çok günah
Nice güruh…
Evren ve devresi
Bazen mağdur
Bazen mağlup
Telkin edeceklerine içlerindeki ruhu
Mayın tarlası cihan
Sözcükler çoktan pazarlanmış
Yol yordam bilse ne ki şair ne ki
insan?
Göçün öncesi
Şerh düşülesi metruk bir hece
Kim ise artık neyin derdinde neyin
hesabında
Öcünü almadan sonlanmayacak bu savaş
Elbet iş başında adalet
İş başında yargı
Er ya da geç…
Muvaffakiyet nedir?
Bir sitem midir ederi sevmelerin
nispetinde
Güme de gitti mi kaderi.
Yılkı atı
Ölü gem ölü gen
Nasıl da dem bulur yüreklerin sarkacı
ve sırdaşı
Muhalif ya da galip ne fark eder?
Hakkın yolunda olmadıktan sonra:
Kimine göre eğri
Kimine göre doğru
Gel gör ki asla şaşmaz İlahi Adaletin
Terazisi
Mevcuttur insan meali yorgun
Mizacı uyumla eşlik ederken
Ruhun göreceli varlığı sanma ki bir
kuru bedenden
İbaret fıtrat ve insan
Dengine eş değer
Dank etmediği kadar da zihin
Gölgesi ile zinhar kavgalı bedbin
yolcu
Sevgi fukarası
Oysaki aşk değil miydi sonsuzluğun
kudretli Asası?
Yolcu yolunda gereke kime ne ki?
Dönmediği kadar sözünden
Kiminin ederi ve söylemi:
Varsın olsun kahpe felek;
Elbet inancın gölgesi dahi namzet
Umuda
Ve yarınlara
D/okunmaya dahi kıyamazken insan
sevdiğine
Sevecen bir müsvedde misali
Yırtılırken ruh
Yırtılırken yürek
Yamalı bir gök kubbe de sanma sakın kâinatı
Yerin göğün kavuşması
Anlık bir süreç
Kabul olsaydı köpeğin duası
Yağardı hem de nasıl gökten öbek öbek
kemik
Aşkla yıkan
Aşkla inan
Aşkla dua et ki
Aşkın istikametinde kendine
rastlayacağın o mübarek
Anda ve günde
Bilfiil sorgulandığın ne ki sen çocuk
sen mazlum?
Yâdında dünün teselli bulduğun ömrün
Bazense umarsız kafilenin
Değil mi ki haricinde okunan gazelden
ibarettir kimi söylem
İnancın gücüne eşlik ettiği kadar aşk
ve elem
Kabul görecektir yüzü suyuna hürmeten
Neyse iştigal olduğun
İnhisarında hayatın melekler nasıl ki
nöbette omzunda
Heybenin ağırlığı nedir ki külçe bile
olsa da
Hafifleyen yükün ve yüreğin
Gömülü kabirlerde yatanların uğruna
Verilen o kutsal savaş elbet
Erecektir nihayete
Göç vaktin gelmeden
Tüm yapılanlara öç dahi etmeden
Sadece havale et yüce Allah’a…