Gazi Meclisin İlk Şehitleri 3 Bölüm
Mustafa Kemal Paşa Mecliste
kendisine karşı önemli
bir muhalefetin ortaya
çıkması üzerine 1 Nisan 1923’de
yeni seçim kararı
aldı ve memleketin
her tarafından kendisine
yakın kişiler mebus
olarak meclise dahil
oldular. İşte bunlardan
biri de ‘’
Deli ‘’ ya da
‘’ Karsıalan ‘’ ( Kars’ı alan ) unvanlarıyla tanınan
Halit Paşaydı.
Halit Paşa Trablusgarp, Balkan
Savaşları, I. Dünya
Savaşında Kafkas Cephesi,
Kurtuluş Savaşında önce
Doğu Cephesi, Doğu
cephesinde 3 Şubat
1920’de Gümrü Antlaşmasının
imzalanmasından sora Batı
cephesi, Sakarya, Büyük taarruz, savaşmadığı
cephe kalmamış kahraman
bir komutandı.
Her zaman askerinin
en önünde düşmana
deli gibi aldığı
için vücudunda sekiz
kurşun yarası bulunuyordu. Ancak bu
yaralardan bir tanesi onu
tüm hayatı boyunca
rahatsız etti. Evet, Balkan
Savaşlarında Makedonya Cephesinde savaşırken başından
yaralanmıştı ve işte
bu yara onun
tüm hayatı boyunca aşırı
derecede asabi ( sinirli
) bir insan
olmasına sebep olmuştu.
Askerlik mesleğini çok
seven Halit Paşa,
Mustafa Kemal’in ricasını
kıramayıp 1 Nisan 1923’te
II. Dönem Ardahan Mebusu
olarak TBMM’ye dahil
oldu.
Deli
Halit Paşa mebus
olarak TBMM’ye dahil
oldu ama TBMM’de
hiç sevmediği meşhur Kel
Ali’de ( Ali Çetinkaya ) Afyon Mebusu olarak
arz-ı endam etmekteydi;
dolayısıyla onunla bir
çatışma kaçınılmaz görünüyordu
Evet, taaa Trablusgarp
Savaşı yıllarında Deli Halit
ile Kel Ali
arasında bir husumet belirmişti. Bu
husumetin sebebi neydi
bilemesek de sonuçta Mustafa
Kemal ve Enver
Bey, Deli Halit’i ,
Kel Ali’den
uzaklaştırmışlardı. Yani bir
başka bölgeye göndermişlerdi zira
Deli Halit her bir
kurşun İtalyanlara bir
kurşun da Kel
Ali’ye sıkabilirdi.
****
Evet, Deli Halit
Paşa’nın neden ve
nasıl öldürüldüğünü anlamak
için öncelikle Afyon Mebusu
Ali Çetinkaya ile sonra
da Ali Çetinkaya
ile aynı safta
yer alan mebuslarla olan ilişkilerine
bakmak lazım.
[ Bu arada antiparantez
belirtelim : Deli Halit
Paşa’nı iddia edildiği
gibi Mustafa Kemal
Paşa ile hiç
bir sorunu yoktur
ama Mustafa Kemal’in
etrafını sarmış ve onu
asıl dostlarından uzaklaştırmış
olanlarla sorunu çoktur. ]
Mustafa Kemal, 1 Nisan 1923’de Meclisi kendisine taraftar olanlarla doldurmuştu ama kısa süre içinde kendisine taraftar olanlar içinden de bir muhalefet oluştu. Mesela Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar Eğilmez Paşalar gibi eski paşalar ( Eski diyorum zira bunların hepsi yeni kanunla mebus olabilmek için askerlikten istifa etmişlerdi. ) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla bir parti kurmuşlardı ve Deli Halit Paşa’ya ‘’ Sen de gel ‘’ diyorlardı
Deli Halit Paşa ‘’ Bir düşüneyim ‘’ Demişti. Bu paşaları kendisine yakın görüyordu ama direkt aralarına dalmayı da düşünmüyordu.
Neyse efendim 8 Kasım 1924’de Afyon Mebusu Ali Çetinkaya Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kast ederek ‘’ Paşalar Hükumeti ‘’ deyince Deli Halit Paşa öfkelendi ve ‘’ Sen bu paşalara hakaret mi ediyorsun ‘’ Diye sordu. Ali Çetinkaya ‘’ Ben de askerim ‘’ Deyinde daha da sinirlendi ve ‘’ Askersin ama paşa olamadın bir türlü. Neden olamadığını da ben iyi biliyorum. Sana emretmiş paşalar aleyhine konuşmaya utanmıyor musun?’’ Deyip sonrasında bir maraza çıkmasın diye meclis genel kurulunu terk etti. Ama bu gergin anlar gelecekte daha büyük gerginliklerin yaşanacağının habercisiydi
Aralık 1924’de Bursa için ara seçim yapılacaktı. Bu seçimde Halk Fırkası, İstanbul Belediye Başkanı Emin Bey’i aday göstermişti, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ise bağımsız aday Sakallı Nurettin Paşa’yı destekliyordu. Bu arada Deli Halit Paşa’da Sakallı Nurettin Paşa’yı destekliyordu ve Ali Çetinkaya’da Sakallı Nurettin Paşa’yı destekleyeceğini söylüyordu.
Halit Paşa’nın öldürülmesinden kısa süre önce paşa, kardeşini karşılamak için Ankara Tren garına gitti be orada ne görse iyi? Sözde Sakallı Nurettin Paşa’yı destekleyecek olan Ali Çetinkaya, İstanbul’dan gelen Emin Bey ile can ciğer kuzu sarması.
Halit Paşa’nın öfke kat sayıları yükseldi ve Meclis koridorlarında yakaladığı Ali Çetinkaya’ya ‘’ O ne samimiyetti öyle Kel Ali?’’ diye sordu. Kel Ali de ‘’ Biz eski arkadaşız ne olmuş?’’ diye cevap verince. Daha da öfkelendi.
Bu arada Ali Çetinkaya ‘’ Senin bu öfkenin sebebi Emin Bey’in Cumhuriyet Halk Fırkasından olması değil mi?’’ deyince Deli Halit Paşa’nın sigortaları attı ve ‘’ Ulan sen bana nasıl hakaret edersin ‘’ Diyerek Ali Çetinkaya’nın üzerine yürüdü.
Mebuslar araya girip o an için Halit Paşayı sakinleşirdiler gibi oldular ama paşa sakinleşmemişti. Bir kaç gün sonra Ali Çetinkaya’ya bir not göndererek onu düelloya davet etti.
Ali Çetinkaya bu notu doğruca Reis-icumhur Mustafa Kemal Paşa’ya iletti, Mustafa Kemal Paşa da Deli Halit Paşa’yı huzuruna çağırıp ona bazı tavsiyelerde bulundu: 1- Siyasi hayattan çekil 2- Derhal bir eş bul evlen 3- Güzel bir sağlık tedavisi yaptır kendine.
Halit Paşa ilk iki önerinin mümkün olmadığını ancak sağlık tedavisi için Almanya’ya gidebileceğini belirtti ama öncesinde uzun zamandır üzerinde düşündüğü ‘’ Harp Malüllerinin Terfii Kanunu’’ nun meclisçe onaylanması gerekiyordu
Efendim, Deli Halit Paşa’ya göre savaş malulü olup devletten malullük maaşı alanlar da terfi edebilmeydi. Mesela diyelim ki bir kişi yüzbaşıyken gazi oldu ve malul gazi maaşı alıyor, bu kişi ölünceye kadar hep yüzbaşı maaşı almamalı, görevdeki subaylar gibi bunlar da terfi ettirilmeli ve terfi ettirildikleri rütbenin maaşını almalıydılar.
Evet, aslında hiç de mantıksız bir kanun teklifi değildi ama Deli Halit Paşa’nın canla başla savunduğu bu kanun teklifine -hiç beklemediği halde- şiddetli itirazların gelmesi, adı deliye çıkmış olan paşayı iyice delirtti.
Ancak, Deli Halit Paşa’yı daha da delirten sebep sadece kendi kanun teklifine yapılan itirazlar değildi. Aynı zamanda meclis yolsuzluk skandallarıyla çalkalanıyordu ve Halit Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya bu yolsuzların isimlerini tek tek verip ‘’ Paşam ! Bunlarla ilgili acil bir şeyler yapmanız gerek ‘’ dediği halde o isimler hâlâ meclisteydiler ve Halit Paşa’ya göre hâlâ ‘’ Devlet malı deniz, yemeyen domuz ‘’ diyen domuzlar olarak yolsuzluklarına devam ediyorlardı.
Peki kimdi bu isimler?
Bu isimler şunlardı: Afyonkarahisar Mebusu Ali( Kel Ali--- Ali Çetinkaya--- Deli Halit Paşa’yı nefsi müdafaa sonucu kazaen öldüren buydu resmi anlatımlara göre ) Cebel-i Bereket Mebusu Hüseyin Avni(Zaimler), Gaziantep Mebusu Kılıç Ali, Elazığ Mebusu Hüseyin(Gökçelik), Rize Mebusu Rauf(Benli) [ Deli Halit paşa ısrarla kendisini sırtından vuranın bu olduğunu söyledi ama aldırış eden olmadı.] ve Kozan Mebusu Ali Saib(Ursavaş)
Peki Deli Halit Paşa nasıl öldürüldü?
Haydi onu da gelecek bölümde anlatalım. Bu bölüm bayağı uzadı.
- Yorumlar 12
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.