Yüce Rabbim Sen Koru Ülkemizi İnsanımızı
Terk edilmiş bir düş’ sün sen izahı
olmayan acıların depreştiği o devasa eksen ve acıların çoğaldığı kutsanmış
evren.
Sözcükler pürü pak şairin de yüreği
ak ve endamlı acılardan örülü bir kehanet değil işin aslı şairse asla kâhin
değil.
Metazori değil duygular ve
yükümlülükler bizler ki…
Asrın felaketine yakalanan bir
ülkeyiz bir deprem ülkesiyiz işin aslı ve işte cefayı yüklendiğimiz kadar
sefasını da sürmeliyiz hayatın elbet daha da çok alınacak tedbirlerin nezdinde
yürek yüreğe kucak kucağa verdiğimiz nispette hüzün bataryamız çabuk
boşalacaktır temennisi ile umutlara yarınlara uzanırken.
Gün ölgün.
Gül süzgün.
İnsanım nasıl da hüzünlü bir yandan
da eşlik eden o gaipten gelen coşku ve umut ve işte asılı ruhlarımız en tepede
el ele vermişken hala umutla yeni canlar kurtarmayı bekliyor yiğit insanımız.
Yârimiz vatan.
Yarenimiz insan.
Yâd edilesi dünümüz günde saklı ve
yarınları örme telaşı.
Asla afaki değil duygularımız bilakis
içten ve gerçek ve bilinçli ve işte iz düşümü ömrün bazen kavislerde bazen şeritlerde
gizli ruhun propagandası hayatın da ne çok dikiti ve sarkıtı mevcut iken anda.
Ansızın geceyi deşen.
Ansızın on binlerce canı içine çeken.
Ansızın gelen ve gitmek bilmeyen…
Asrın felaketi.
Asrın hüzün yüklü esareti.
Azat edilesi bir duygu seli ki yüreği
derinden burkan ve üzen.
Gün, bu gün.
Gün, yarın.
Gün illa ki da gün yüzü görecek canım
vatanım ve insanım.
Beşerin başat duyguları ve de
başaklar kadar dolu iken ruhların infilakı ve işte ansızın bastıran sağanak ve
ansızın çöken binlerce bina ve inşaat.
İnsanım yiten insanım yitiren ömrü.
İnsanım el ele ve insanım yürek
yüreğe.
Ve inadına kederin, kaderi telaffuz
edip teslimiyeti inanan Mümin’in…
Yerin çöken asfaltı ve göğün çağrısı
ve semanın nazı ve bizlerin niyazı ve çemkiren iblise ve zalime verilecek
yanıtın ifası…
Bizler ki asil kanımızla tarihe
defalarca damgasını vuran ve bizler ki çatık kaşlı mevsimlerle savaşan ve
bizler ki ruhu da zihni de aydın ve yüreği engin ve iman gücüne asılı nice
neferleriyiz Türk Milletinin.
Sözcükler asla düş değil.
Sözcükler asla dişin kovuğunda kalan duygudan
ibaret değil.
Bizler ki asil kanımızla ve tek yürek
atmamızla ünlenmiş ve şahlanmış cihan nezdinde ülkümüzle ve ülkemizle iç içte
kurulan köprüler nezdinde nasıl da arka çıktık birbirimize Allah’ın izniyle.
Yanan yürekler var.
Yanan coğrafyalar ve de.
Yağmalanan hangi iklimse önem arz
etmeyen çünkü bizler, asil Türk Milleti ve iman gücüyle hayata şerh düşen ve
bilinmeze saygılı ve en bilindik duygu iken bir olmak birlik olmak zamanı
yeniden gelip de dayanmışken kapıya.
Dayanamaz yüreklerimiz hele ki hele
ki…
Birimiz aç iken tok yatamaz bizim
neslimiz ve çoktan öldürdüğümüz nefsimiz…
Bizler ki…
Aşkın evrelerine şahit ve İlahi Aşkın
varlığına delalet şiarımız nasıl ki iman gücü ve vatan sevgisi.
Bir çocuk ve bir kadın…
Bir bebek ve bir yaşlı ve erkek.
Kim olursak olalım kimliğimiz İlahi
Aşka delalet ve sevgiyle büyüyen neslimiz ve coğrafyamız ve kutsak
topraklarımız ve bayrağımız ve asaletimiz nasıl da namı ile yürüdü dünya
tarihinde.
Şerh düştük ne mutlu bizlere.
Şahit yüce Rabbimizdir ne kutlu
yüreklere.
Kat izinde bu acının ve paylaşarak
acının dağılması ve azalması saklı İnşallah Allah nezdinde.
Hüzün bulutları.
Hazan rengi ve solgun mizaçları…
Elbet diriltecek olan yüce Mevla
nasıl ki baş koyduk biz Allah ve vatan yoluna…
Şiarımız engin.
Şairimiz üzgün.
Şerh düştüğümüz yüzlerce yıl ve
tükenmeyen bir tutku ve yanık türkü nasıl da dağlar yürekleri…
Metanetimizle ve şeceremiz ve
asaletimizle nasıl ki delalet yarınlara günde saklı hüzün bulutları dağılacaktır
de İnşallah en kısa sürede ama…
Asla unutulmayacak bu büyük acı ve
ruhları şad olsun depremden ölen vatandaşlarımızın.
Asil milletimizle nasıl da sahip
çıktık yetime ve öksüze ve evladını kaybeden yaralı anneye yaralı babaya ve
yaramız ve hicranımız öylesine derin ki devlet ve millet verip de el ele
yeniden yazacağız hikâyemizi.
Mutlu sondur bu hikâyenin nihayete
ermeden yeni hikâyelere kanat açtığı ve işte yediden yetmişe dinmeyen bir heves
ve istekle yedi cihan da duysun hani nasıl da yürek yüreğe verdiğimizi.
İnsanlık ve iman gücü ve vatan aşkı
ve yanık kokan türküleri Türk Milletinin ç/ağlayan nesilden nesle nasıl da yüzü
gülecektir asil Türk insanının ve tutulan nutku değil tutuşan yüreğidir
insanımın yeniden doğduğu ve aydınlık yarınların doğurduğu binlerce tebessüm
binlerce niyaz uçuşurken yüreklerde elbet göğsümüzü de kabartandır birbirimize
verdiğimiz destek ve huzur ve umut ve sevgi.
Yüce Rabbim şükürler olsun sana…
Yüce Rabbim, yanan yüreklerimize
ferahlık veren yine sensin…
Yüce Rabbim, sen bağışla bize
evladımızı ve vatanımızı ve anamızı ve babamızı ve insanımızı ve atamızı.
Yüce Rabbim, dayanma gücü veren yine
sensin ve şükürler olsun ki sana: bizler asla yıkılmadık ve yok olmadık ve
sonsuzluğa da damga vuracağız yaşadığımız kadar hayatı yaşattığımız kadar
imanımızı ve sevgimizi ve vatan aşkımızı…
Yüce Rabbim sen varsan gam yok.
Yüce Rabbim, sen koru ülkemizi,
insanımızı…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.