
Renkler mi her müşküle düştüğümde
meşgule verdiğim?
Beyazım ve farzım
İklimler gibi sektiğim gönül dergâhım
Yakınlığım uzaklığıma
Kabrime meylettiğim:
Her öğün her övünç
Ne süklüm püklüm ne sıradan
Göğün mertebesinde huşu içerisinde
Kalemin transa geçtiği şiir öncesi
O muhabbet ki
Efkârı yitim
Düne meylettiğim.
Sanrıların değil gerçeklerin fikir
alfabesi
Her bir harf sektiğim, reşit kılınası
Her bir sözcük bir bir söktüğüm
düşlerimin kopuk yakası
Yankısı duyulmaz iken sessizliğim
Gönül nasıl ki işinin ehli bir sevgili…
Kendine
Kendinden yoksunluğa giden o menzilde
Top tüfek kuşandığım
Ve işte yüreğimin kırık zincirleri
Kem küm etmeden hazır ola geçtiğim
Nöbet öncesi
Ben ki seferi nöbetçisi
Sınırların:
Yeri geldi mi sınır ötesi firarların
Gönlünse kubbesi satırlarım
Ve şiirlerim demli vecizeler
Küpe iken kulağıma
Ana yadigârı bir balat ki sözcüklerin
her b/ağlandığında
Basireti
Çözülesi bir bilmece misali…
Yüreğin kusursuz kıblesi
Rabbine meyleden her ezan vakti
Kuruntuların değil kararların
neticesi
Edimlerimde sadakat
Sözcüklerimde asalet
Yürekte saklı iken de sükûnet
Ölümsüzlük misali
Gönlün sureti
Yüreğin fısıldadığı her sureyi
Bahşeden meleklere dönük yüzüm
Kâbe’m ve kıblem
Kandığım değil kanadığım mevsim;
Dirlik ve dinginlik abidesi…
Kâh şiir kâh nesir
Kâh güldüğüm kâh ağladığım
Yüzümde açan güllerin solmadığı
Nasıl ki bakidir sevginin her bir
zerresi
Vuku bulacak o mucize ki
Beylik değil sıra dışı bir masalın
ukdesi
Kalsa da içimde
Kaybolmak değil benimkisi
Her günü devirdiğim hece hece de
İçime çektiğim şiirin nüvesi,
Ansızın peyda olan gönül denen
mevkide.
Bir rest değil
Bir rant hiç değil
Reddi güç kabulü güç
O beşinci mevsimin meali
Ansızın doğacakmışçasına güneş
Batmasını erteleyen bir kaçış
Öykündüğüm o masalın firarisi
An gelip de yerleşmişken kalbimin merkezine…
Kâh aşk sadık kaldığım
Kâh özlem adını koyamadığım
Kâh ölüm
Kâh yaşam
Bir yer bir de gök sığamadığım
Bentlerimden taştığım
En çok da sevdiğim mahlasım
Ne de olsa ben rüzgârın kızıyım
İçine esen o poyraz
Ruhu üşüten bir ayaz
Aymazlığın değil hasretini duyduğum
Bilense evrenin kudreti
Hâsıl olduğunda ansızın
Aykırı olduğum kadar da farksızım
Öncemden ayrı yarına dönük yüzümle
Kopup da geldiğim o cennet bahçesi
Yaşadığım kadar yaşattığım yüreğimin
her zerresi…